İngiltere Merkez Bankası (BoE), Perşembe günü politika faizini %0,1 seviyesinde sabit tutma kararı aldı. Bu karar, ülkede enflasyonun %3,1'e yükselmesine ve enerji maliyetlerinin fiyatlar üzerinde baskı oluşturmasına rağmen geldi. BoE, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırımı yönündeki adımlarına karşı durarak genişletici para politikasını sürdürme tercihini ortaya koydu.
Faiz Kararının Arka Planı
İngiltere'de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yıllık bazda %3,1'e yükselerek BoE'nin %2'lik hedefinin belirgin şekilde üzerine çıktı. Enerji fiyatlarındaki artış ve tedarik zinciri sorunları enflasyonu yukarı çeken ana etkenler oldu. Buna karşın BoE Para Politikası Kurulu, faiz oranlarını değiştirmedi ve varlık alım programını da mevcut haliyle bıraktı.
Karar, piyasalarda bekleniyordu ancak Fed'in geçen hafta faiz artırımı sinyali vermesinin ardından BoE'nin daha şahin bir tutum alabileceği yönünde spekülasyonlar vardı. BoE Başkanı Andrew Bailey, karar sonrası yaptığı açıklamada, "Enflasyonun geçici olduğuna dair güçlü kanıtlar var, ancak gelişmeleri yakından izliyoruz" dedi. Bailey, faiz artırımının zamanlaması konusunda piyasalara net bir mesaj vermekten kaçındı.
İngiltere ekonomisi, pandemi sonrası toparlanma sürecinde diğer gelişmiş ülkelere kıyasla daha yavaş bir performans sergiliyor. İşgücü piyasasındaki sıkıntılar ve Brexit sonrası ticaret engelleri, büyümeyi sınırlayan faktörler arasında. BoE, faizleri düşük tutarak ekonomiyi desteklemeyi, enflasyonla mücadelede ise sabırlı olmayı tercih ediyor.
Küresel Merkez Bankaları Arasındaki Ayrışma
Fed, enflasyonun %5,4 ile son 30 yılın zirvesine çıkmasının ardından varlık alımlarını azaltmaya başladı ve 2022'de faiz artırımı sinyali verdi. Avrupa Merkez Bankası (ECB) ise pandemi acil varlık alım programını sürdürüyor ancak enflasyonun %3'ü aşmasıyla birlikte baskı altında. BoE'nin kararı, gelişmiş ülkeler arasında para politikası normalleşmesinin senkronize olmadığını gösteriyor.
İngiltere'nin faizleri sabit tutması, sterlin üzerinde değer kaybı baskısı yaratabilir. Dolar karşısında zayıflayan sterlin, ithal enflasyonunu daha da artırabilir. Ancak BoE, ekonomik toparlanmayı riske atmamak için bu riski göze alıyor. Öte yandan, faiz artırımına gitmeyerek tasarruf sahiplerini ve emeklilik fonlarını olumsuz etkileyebileceği, ancak borçluları rahatlatacağı belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere Merkez Bankası'nın faizleri sabit tutması, küresel para politikasında ayrışmanın arttığını gösteriyor. Türkiye, kendi para politikasında faiz indirimlerine giderek diğer merkez bankalarından ayrışmış durumda. Bu ortamda, gelişmiş ülkelerin para politikalarındaki farklılıklar, Türkiye'nin dış finansman koşullarını ve sermaye akımlarını etkileyebilir. Özellikle Fed'in sıkılaşma eğilimi, gelişmekte olan ülkelere yönelik portföy yatırımlarını azaltabilir. İngiltere'nin düşük faiz politikası, sterlin cinsi borçlanma maliyetlerini düşük tutarak Türkiye'nin Londra piyasalarındaki borçlanma imkanlarını nispeten destekleyebilir. Ancak küresel enflasyon baskıları, Türkiye'nin ithalat maliyetleri üzerinden olumsuz etki yaratmaya devam ediyor.