İngiltere Merkez Bankası (Bank of England - BoE), Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 3,75 seviyesinde sabit tutma kararı aldı. Karar, 7-2 oy çokluğuyla alınırken, iki üye faiz indirimi yönünde oy kullandı. Kurul, İran ile Batı arasında olası bir barış anlaşmasının küresel enerji fiyatları üzerinde yaratabileceği aşağı yönlü riskleri ve enflasyon görünümünü değerlendirerek mevcut duruşunu korumayı tercih etti. Karar, İngiltere ekonomisinde büyümenin yavaşladığı ve enflasyonun hedefin altına gerilediği bir dönemde alındı.
Gelişmenin arka planı
BoE, geçtiğimiz yıl yüzde 5,25'e yükselttiği faizi, eylül ayından bu yana üç kez indirerek yüzde 3,75'e çekmişti. Ancak para politikasında daha fazla gevşeme konusunda ihtiyatlı davranan kurul, özellikle enerji fiyatlarındaki oynaklık ve jeopolitik belirsizlikler nedeniyle temkinli bir duruş sergiliyor. İran savaşının barış görüşmeleriyle sona erme ihtimali, petrol fiyatlarında düşüş beklentisini artırmış olsa da, anlaşmanın henüz kesinleşmemesi ve Orta Doğu'daki diğer riskler (Kızıldeniz krizi gibi) BoE'nin elini kolunu bağlamış durumda.
Kurulun iki üyesi (muhtemelen dovish kanat) faiz indirimi çağrısı yaparken, ekonomideki durgunluk sinyallerine ve enflasyonun yüzde 2 hedefinin altına gerilemesine dikkat çekti. Aralık ayında yıllık enflasyon yüzde 1,8'e düşerken, işsizlik oranı yüzde 4,3'e yükseldi. BoE Başkanı Andrew Bailey, yaptığı açıklamada, "Enflasyon hedefimize yaklaştık ancak küresel riskler devam ediyor. Faiz oranlarını düşürmek için acele etmemeliyiz" ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve küresel boyut
BoE'nin kararı, sadece İngiltere ekonomisi için değil, küresel piyasalar açısından da önemli sinyaller taşıyor. Faizlerin sabit tutulması, sterlinin diğer para birimleri karşısında değer kazanmasına neden olurken, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı yaratabilir. Ayrıca, İran barış sürecinin tamamlanması halinde enerji fiyatlarındaki düşüşün, küresel enflasyonu daha da aşağı çekmesi ve merkez bankalarının faiz indirimi için alan açması bekleniyor.
Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve ABD Merkez Bankası (Fed) de benzer şekilde temkinli bir duruş sergiliyor. ECB geçen hafta faizleri yüzde 2,5'te sabit bırakırken, Fed ise mart ayı toplantısında faiz indirimine gidebileceğinin sinyalini verdi. Küresel faiz indirimi döngüsü, jeopolitik gelişmelere bağlı olarak şekillenmeye devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere Merkez Bankası'nın faiz kararı, Türkiye ekonomisi için dolaylı ancak önemli etkiler yaratabilir. Sterlinin güçlenmesi, Türkiye'nin ihracat rekabetçiliğini olumsuz etkileyebilirken, enerji ithalatındaki maliyetlerin düşmesi (İran barışı durumunda) cari açığı iyileştirebilir. Ayrıca, küresel faiz indirim beklentileri, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akışını artırabilir. Türkiye'nin yüksek enflasyon ve kur oynaklığı ile mücadele ettiği bu dönemde, BoE'nin ihtiyatlı duruşu, TCMB'nin de benzer bir çizgide hareket etmesi gerektiğine işaret ediyor. Ancak Türkiye ile doğrudan bir ticaret veya yatırım bağlantısı olmadığından, etki sınırlı kalacaktır.