Kenyalı mağdurlar, İngiliz ordusunun ülkede konuşlandığı yıllar boyunca işlediği iddia edilen cinsel saldırı, cinayet ve arazi gaspları nedeniyle Birleşik Krallık'a karşı hukuki mücadele yürütüyor. Yıllardır süren dokunulmazlık zırhını delmeye çalışan davacılar, hem İngiliz hem de Kenya mahkemelerinde adalet arıyor. İngiltere Savunma Bakanlığı ise iddiaları reddediyor ve askerlerin yargı yetkisi konusunda muğlak bir tutum sergiliyor.
Arka Plan: Sömürge Mirası ve Askeri Üs
İngiltere'nin Kenya'daki askeri varlığı, ülkenin 1963'te bağımsızlığını kazanmasının ardından yapılan savunma anlaşmalarına dayanıyor. Nairobi'nin yaklaşık 200 kilometre kuzeyindeki Nanyuki kasabasında bulunan Britanya Ordusu Eğitim Birimi (BATUK), İngiliz askerlerinin Afrika'daki en büyük üssü konumunda. Yıllık tatbikatlar için bölgeye gelen binlerce asker, yerel halkla iç içe yaşıyor. Ancak 2012'de İngiliz Yüksek Komiserliği'nin yaptığı bir araştırma, askerlerin Kenya'da işlediği suçlara dair ciddi iddiaları ortaya koydu. O dönemde sızdırılan bir rapor, İngiliz askerlerinin Kenya'da tecavüz, cinayet ve çocuk istismarı gibi suçlara karıştığını, ancak bu suçların çoğunun örtbas edildiğini gösteriyordu.
Bu iddiaların en bilinenlerinden biri, 2012'de Nanyuki'de bir İngiliz askerinin genç bir Kenyalı kadına tecavüz ettiği iddiası. Kadın, yıllar süren hukuk mücadelesinin ardından 2015'te İngiliz hükümetinden tazminat aldı. Ancak dava, İngiliz askerlerinin Kenya'da yargılanamaması nedeniyle failin cezalandırılmasıyla sonuçlanmadı. Benzer şekilde, 2002'de bir İngiliz askeri, Nanyuki'de bir bar işletmecisini öldürmekle suçlandı ancak İngiltere'ye kaçırılarak yargıdan kaçırıldı.
2019'da ise İngiliz ordusunun eski askerleri, Kenya'daki üste görev yaparken ciddi insan hakları ihlallerine tanık olduklarını ve hatta katıldıklarını itiraf etti. Bu itiraflar, İngiliz kamuoyunda büyük yankı uyandırdı ve Savunma Bakanlığı'nın örtbas politikalarını gün yüzüne çıkardı. Eski askerler, Kenya'daki yerel halka karşı sistematik şiddet uygulandığını, kadınlara yönelik cinsel saldırıların rutin hale geldiğini ve bu suçların komuta kademesi tarafından bilinçli olarak görmezden gelindiğini belirtti.
Hukuki Mücadele ve Dokunulmazlık Sorunu
Kenyalı mağdurlar, 2013'ten bu yana İngiliz mahkemelerinde tazminat davaları açıyor. Ancak davaların çoğu, İngiliz askerlerinin yargı dokunulmazlığına sahip olduğu gerekçesiyle reddediliyor. 2018'de İngiliz Yüksek Mahkemesi, Kenya'daki iddialarla ilgili olarak İngiliz hükümetine karşı açılan bir davada, davacıların yeterli kanıt sunamadığına hükmetti. Mağdurların avukatları ise delillerin İngiliz ordusu tarafından karartıldığını savunuyor.
Kenya'da ise durum daha da karmaşık. Ülkedeki yasalar, yabancı askerlerin Kenya mahkemelerinde yargılanmasının önünde ciddi engeller barındırıyor. 2019'da Kenya Başsavcılığı, İngiliz askerlerinin işlediği iddia edilen suçlarla ilgili soruşturma başlatmayı reddetti. Bu karar, mağdurlar ve sivil toplum kuruluşları tarafından büyük tepkiyle karşılandı. Uluslararası Af Örgütü, Kenya hükümetini İngiltere'nin askeri çıkarlarına öncelik vermekle suçladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu dava, yalnızca Kenya ile İngiltere arasında bir mesele değil. Afrika kıtasındaki yabancı askeri varlıkların yol açtığı insan hakları ihlalleri, son yıllarda artan bir şekilde gündeme geliyor. Fransa'nın Sahel bölgesindeki operasyonları, ABD'nin Cibuti'deki üssü ve İngiltere'nin Kenya'daki varlığı, benzer dokunulmazlık sorunlarına sahne oluyor. Uluslararası hukuk uzmanları, bu tür davaların evrensel yargı yetkisi ilkesiyle ele alınması gerektiğini savunuyor. Ancak pratikte, güçlü devletlerin askerlerini yargıdan muaf tutma eğilimi devam ediyor.
İngiltere'nin Kenya'daki askeri varlığı, aynı zamanda ülkenin Afrika'daki stratejik çıkarlarıyla da yakından ilgili. BATUK, İngiltere'nin Doğu Afrika'daki istikrarı koruma ve terörle mücadele operasyonlarına katkı sağlama kapasitesinin bir parçası. Ancak bu stratejik ortaklık, yerel halkın maruz kaldığı ihlallerle gölgeleniyor. 2020'de Kenya'da yapılan bir kamuoyu araştırması, halkın yüzde 65'inin İngiliz askeri varlığına karşı olduğunu gösterdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin Kenya'daki askeri varlığı ve dokunulmazlık sorunu, Türkiye'nin Afrika'daki artan askeri ve ekonomik angajmanı için önemli dersler içeriyor. Türkiye, son yıllarda Somali, Libya ve Katar gibi ülkelerde askeri üsler kurarak nüfuz alanını genişletiyor. Bu tür girişimlerde yerel halkla ilişkiler ve hukuki çerçeve, uzun vadeli istikrar için kritik. Kenya örneği, yabancı askeri varlıkların yerel adalet sistemleriyle çatışmasının itibar kaybına yol açabileceğini gösteriyor. Türkiye, Afrika'daki askeri iş birliklerinde şeffaflık ve hesap verebilirliği önceliklendirerek benzer krizlerden kaçınabilir. Ayrıca, Türk savunma sanayii için Afrika pazarı büyürken, bu tür insan hakları ihlalleri Batılı rakiplere karşı bir argüman olarak kullanılabilir.