İngiltere hükümeti, Kuzey Denizi'ndeki Jackdaw gaz sahasının geliştirilmesine birkaç hafta içinde onay vermeye hazırlanıyor. Shell'in işlettiği proje, ülkenin artan enerji ihtiyacını karşılamak ve ithalata bağımlılığı azaltmak için kritik görülüyor. Ancak karar, iklim bilimcileri ve çevre örgütlerinin yoğun tepkisiyle karşı karşıya. Jackdaw, Birleşik Krallık'ın enerji güvenliği stratejisinde önemli bir yere sahip.
Projenin Arka Planı ve Beklenen Onay
Jackdaw gaz sahası, İskoçya'nın Aberdeen kıyılarının yaklaşık 250 kilometre doğusunda, Kuzey Denizi'nde yer alıyor. Shell'in başvurusu, daha önce çevresel etki değerlendirmesi sürecinden geçmiş ve düzenleyici kurumlardan olumlu görüş almıştı. İngiltere'nin enerji düzenleyicisi olan Kuzey Denizi Geçiş İdaresi (North Sea Transition Authority), projeye ilişkin nihai kararını vermek üzere. Hükümet kaynaklarına göre, onayın birkaç hafta içinde açıklanması bekleniyor. Proje kapsamında, öncelikle bir değerlendirme kuyusu açılacak ve ardından üretim tesisleri inşa edilecek. Jackdaw'ın 2025 yılında üretime başlaması ve zirve üretimde günde yaklaşık 6,5 milyon metreküp gaz sağlaması öngörülüyor. Bu miktar, Birleşik Krallık'ın toplam gaz üretiminin yaklaşık %6'sına denk geliyor. Saha, ülkenin en büyük gaz sahalarından biri olan Shearwater platformuna bağlanarak işletilecek.
İngiltere hükümeti, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından Avrupa'da yaşanan enerji krizine yanıt olarak yerli gaz üretimini artırmayı hedefliyor. Başbakan Rishi Sunak, enerji güvenliğini sağlamanın yanı sıra, hanelerin ve işletmelerin artan enerji faturalarıyla mücadele etmek için yerli kaynakların kullanılması gerektiğini savunuyor. Hükümet, net sıfır hedeflerine bağlı kalmakla birlikte, geçiş döneminde gazın kritik bir rol oynayacağını vurguluyor. Öte yandan, muhalefetteki İşçi Partisi de yerli gaz üretimine destek veriyor, ancak daha katı çevresel standartlar ve yenilenebilir enerjiye daha hızlı geçiş çağrısı yapıyor.
İklim ve Çevre Muhalefeti
Jackdaw projesi, iklim aktivistleri ve bilim insanları tarafından sert bir şekilde eleştiriliyor. Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) 2021 tarihli raporu, küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlamak için yeni petrol ve gaz sahalarına yatırım yapılmaması gerektiğini ortaya koymuştu. Çevre örgütleri, Jackdaw'ın onaylanmasının bu hedefle çelişeceğini ve Birleşik Krallık'ın iklim liderliği iddiasını zayıflatacağını belirtiyor. Greenpeace ve Friends of the Earth gibi kuruluşlar, projenin yasal olarak engellenmesi için kampanya yürütüyor. Ayrıca, geçtiğimiz yıl içinde çevre aktivistleri, Shell'in Londra'daki genel merkezini protesto etmiş ve Jackdaw dahil yeni fosil yakıt projelerine karşı çıkmıştı. İklim bilimcileri, Kuzey Denizi'ndeki mevcut petrol ve gaz altyapısının bile Paris Anlaşması hedefleriyle uyumlu olmadığını savunuyor.
Hükümet ise, yerli gaz üretiminin ithal gazdan daha düşük karbon ayak izine sahip olduğunu ve enerji güvenliği için gerekli olduğunu savunuyor. Ayrıca, Jackdaw'ın işletilmesi sırasında karbon yakalama ve depolama teknolojilerinin kullanılacağı belirtiliyor. Ancak çevreciler, bu teknolojilerin henüz ticari ölçekte kanıtlanmadığını ve fosil yakıt bağımlılığını artırmaktan başka bir işe yaramayacağını öne sürüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Jackdaw kararı, Avrupa'nın genel enerji politikası açısından da önem taşıyor. Rusya'nın gaz arzını kesmesiyle birlikte Avrupa ülkeleri, alternatif kaynaklar arayışına girdi. Norveç, Azerbaycan ve Kuzey Afrika'dan yapılan ithalat artırılırken, ABD'den sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sevkiyatları da hız kazandı. Birleşik Krallık, kendi gaz üretimini artırarak hem iç talebi karşılamayı hem de Avrupa'ya olası bir ihracat kapısı olmayı hedefliyor. Ancak, ülkenin gaz ihracat altyapısı sınırlı ve öncelikli olarak iç piyasaya yönelik üretim yapılıyor.
Öte yandan, Birleşik Krallık'ın fosil yakıt projelerine onay vermesi, uluslararası iklim müzakerelerinde itibarını zedeleyebilir. Ülke, 2021'de Glasgow'da düzenlenen COP26 zirvesine ev sahipliği yapmış ve iklim liderliği konusunda önemli taahhütlerde bulunmuştu. Jackdaw gibi projeler, bu taahhütlerle çelişki oluşturuyor. Ayrıca, Avrupa Birliği'nin sınırda karbon düzenlemesi gibi politikaları, İngiltere'nin fosil yakıt ihracatını olumsuz etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin Jackdaw gaz sahasını onaylaması, Türkiye'nin enerji politikası açısından dolaylı da olsa önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, doğal gaz ihtiyacının büyük bir kısmını ithal eden bir ülke olarak, Avrupa'daki arz güvenliği gelişmelerini yakından takip ediyor. İngiltere'nin yerli üretimini artırması, küresel LNG piyasasında arz-talep dengesini etkileyerek fiyatları düşürebilir ve Türkiye'nin enerji ithalat maliyetini hafifletebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki gaz arama faaliyetleri ve Karadeniz'deki Sakarya gaz sahası projesi, benzer şekilde enerji bağımsızlığı hedefleri taşıyor. İngiltere'nin fosil yakıt yatırımlarına devam etmesi, Türkiye'nin kendi hidrokarbon arama stratejisine uluslararası meşruiyet kazandırabilir. Ancak, iklim değişikliğiyle mücadelede artan baskı, Türkiye'nin de yenilenebilir enerjiye geçiş hızını artırmasını gerektiriyor.