İngiltere, İtalya ve Japonya, altıncı nesil savaş uçağı geliştirme programı kapsamında 6.1 milyar dolarlık (yaklaşık 177 milyar Türk lirası) tarihi bir anlaşmaya imza attı. Üç ülkenin ortak girişimi olan Global Combat Air Programme (GCAP), 2035 yılında hizmete girmesi planlanan yeni nesil savaş uçağının geliştirilmesini hedefliyor. İngiltere Başbakanı Keir Starmer, anlaşmayı “önemli bir kilometre taşı” olarak nitelendirirken, projenin binlerce yüksek vasıflı iş yaratacağını ve üç ülke arasındaki savunma işbirliğini derinleştireceğini vurguladı. İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto ise anlaşmanın Avrupa ve Asya-Pasifik bölgesindeki güvenlik mimarisine katkı sağlayacağını belirtti.
Projenin arka planı ve teknolojik boyutu
GCAP, İngiltere’nin BAE Systems, İtalya’nın Leonardo ve Japonya’nın Mitsubishi Heavy Industries şirketlerinin liderliğinde yürütülüyor. Proje kapsamında geliştirilecek uçak, mevcut beşinci nesil savaş uçaklarının (F-35, Su-57) ötesinde, yapay zeka destekli savaş yönetimi, sensör füzyonu, hipersonik silah entegrasyonu ve insansız hava araçlarıyla koordineli operasyon kabiliyetine sahip olacak. İngiltere hükümeti, anlaşmanın ülkenin savunma sanayiinde 20 binden fazla kişiye istihdam sağlayacağını ve teknolojik liderliğini pekiştireceğini açıkladı. Japonya tarafı ise projenin, ülkenin İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük savunma işbirliği olduğunu vurguladı. İtalya, anlaşma kapsamında uçağın motor ve aviyonik sistemlerinin geliştirilmesinde kilit rol üstlenecek.
Bölgesel ve küresel etkiler
Anlaşma, özellikle Çin’in artan askeri gücü ve Hint-Pasifik bölgesindeki gerilimler bağlamında kritik bir öneme sahip. Japonya, Çin’in Tayvan’a yönelik baskısı ve Kuzey Kore’nin füze denemeleri karşısında savunma kabiliyetlerini güçlendirme ihtiyacı duyuyor. İngiltere ise Brexit sonrası küresel bir savunma aktörü olma hedefiyle, Avrupa dışındaki ortaklıklara yöneliyor. Üç ülke, geliştirilecek uçağın hem NATO standartlarına uyumlu olmasını hem de Japonya’nın ihtiyaçlarını karşılamasını hedefliyor. Uzmanlar, projenin ABD’nin F-35 programına alternatif oluşturabileceğini ve uluslararası silah pazarında dengeleri değiştirebileceğini belirtiyor. Ancak, teknolojik karmaşıklık ve maliyet yönetimi konusunda zorluklar yaşanabileceği de ifade ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, kendi beşinci nesil savaş uçağı Kaan’ı geliştirme sürecinde ve F-35 programından çıkarılması sonrası alternatif arayışlarını sürdürüyor. GCAP, Türkiye’nin savunma sanayiinde uluslararası işbirliklerinin önemini ve yerli projelerin stratejik değerini ortaya koyuyor. Kaan projesinin yanı sıra, Türkiye’nin insansız hava araçlarındaki başarısı, altıncı nesil teknolojilere geçişte avantaj sağlayabilir. Ancak, bu tür büyük ölçekli projelere katılım yerine, Türkiye’nin kendi kabiliyetlerini geliştirme yolunu seçmesi, uzun vadede bağımsız bir savunma politikası izlemesine olanak tanıyor. GCAP’ın başarısı, Türkiye’nin teknolojik atılım hedefleri için bir referans noktası oluşturabilir.