Londra — İngiltere'nin İsrail'e yönelik silah ihracatına getirdiği ve Dışişleri Bakanı Ed Miliband'ın "çifte kilit" olarak tanımladığı düzenlemenin, yeni bir ihracat lisansını askıya almadığı ortaya çıktı. Declassified UK'in araştırmasına göre, hükümet 8 Eylül'de açıkladığı önlemler paketinden bu yana İsrail'e yönelik tek bir ek silah ihracat lisansını dahi iptal etmedi veya askıya almadı.
"Çifte Kilit" Düzenlemesinin Arka Planı
Dışişleri Bakanı Ed Miliband, 8 Eylül 2024 tarihinde parlamentoya sunduğu açıklamada, İsrail'e silah satışlarında "çifte kilit" olarak nitelendirdiği yeni bir denetim mekanizması kuracaklarını duyurdu. Bu mekanizma, uluslararası insancıl hukuka uygunluk denetimini hem Dışişleri Bakanlığı hem de Uluslararası Ticaret Bakanlığı tarafından ayrı ayrı yapılmasını öngörüyordu. Miliband, bu sayede İngiliz silahlarının Gazze'de savaş suçu işlenmesinde kullanılmasının engelleneceğini savunmuştu.
Ancak Declassified UK'in ulaştığı belgelere ve kaynaklara göre, bu mekanizma yürürlüğe gireli aylar geçmesine rağmen, İsrail'e ihraç edilen silah ve askeri teçhizat lisanslarından hiçbiri iptal edilmedi. İngiltere'nin İsrail'e yaptığı silah ihracatının yıllık değeri yaklaşık 42 milyon sterlin (yaklaşık 53 milyon dolar) civarında. Bu satışlar arasında F-35 savaş uçakları için üretilen parçalar, insansız hava araçları, keskin nişancı tüfekleri ve mühimmat bileşenleri bulunuyor.
İngiliz hükümeti, Nisan 2024'te İsrail'e yönelik silah ihracat lisanslarının bir kısmını askıya almış, ancak F-35 programına ilişkin parçaları bu kapsam dışında tutmuştu. O dönemde askıya alınan lisansların sayısı açıklanmamıştı. Declassified UK'e konuşan yetkililer, Eylül ayında duyurulan "çifte kilit" mekanizmasının da pratikte yeni bir kısıtlama getirmediğini, yalnızca mevcut denetim süreçlerine ek bir bürokratik katman eklediğini belirtiyor.
Uluslararası Hukuk ve İnsan Hakları Boyutu
Uluslararası insan hakları örgütleri, İngiltere'nin İsrail'e silah satışlarını tamamen durdurması gerektiğini savunuyor. Amnesty International ve Human Rights Watch gibi kuruluşlar, Gazze'de işlenen olası savaş suçlarında İngiliz yapımı silahların kullanıldığına dair kanıtlar olduğunu belirtiyor. Birleşmiş Milletler uzmanları da defalarca İngiltere'ye silah ambargosu çağrısı yapmıştı.
İngiltere'nin silah ihracatı lisansları, Uluslararası Silah Ticareti Antlaşması (ATT) ve AB Ortak Tutumu gibi uluslararası düzenlemelere tabi. Bu düzenlemeler, silahların ciddi insan hakları ihlallerinde kullanılma riski varsa ihracatın yasaklanmasını gerektiriyor. Declassified UK'in haberine göre, İngiliz hükümeti, İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarında uluslararası hukuku ihlal ettiğine dair somut kanıtlar olmasına rağmen, "çifte kilit" mekanizmasının işlevsiz kalması, Londra'nın insan hakları taahhütlerini sorgulatıyor.
İngiltere Dışişleri Bakanlığı, konuyla ilgili sorulara henüz yanıt vermedi. Uluslararası Ticaret Bakanlığı ise yaptığı yazılı açıklamada, "Tüm ihracat lisanslarının uluslararası hukuka uygunluk açısından titizlikle incelendiğini" belirtti, ancak belirli lisanslar hakkında bilgi vermeyi reddetti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin İsrail'e silah satışlarındaki "çifte kilit" düzenlemesinin işlevsizliği, Türkiye'nin Orta Doğu politikası açısından önemli bir gösterge. Türkiye, Gazze'deki insani kriz karşısında İsrail'e silah ambargosu çağrılarını sürdürürken, Batılı müttefiklerinin tutumunu yakından takip ediyor. İngiltere'nin sembolik adımlarla yetinmesi, NATO içinde İsrail'e yönelik yaptırım çağrılarında Türkiye'nin elini zayıflatabilir. Ayrıca, Türkiye'nin savunma sanayii ihracatında insan hakları kriterlerine uyduğunu uluslararası platformlarda vurgulaması, Batı'nın çifte standardını ifşa etmesi bakımından diplomatik bir koz olarak kullanılabilir. Bölgesel istikrar için silah ticaretinin şeffaflaştırılması ve denetlenmesi Türkiye'nin de savunduğu bir ilke.