Birleşik Krallık hükümeti, Yahudi toplumuna yönelik saldırıların arkasında olduğunu belirttiği İran bağlantılı bir İslamcı grubu ve İran'ın en güçlü paramiliter örgütü Devrim Muhafızları'nı (IRGC) terör örgütü olarak yasakladığını duyurdu. İngiltere İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Sağın Sahabeleri İslami Hareketi (IMCR) olarak da bilinen Harakat Ashab al-Yamin el-İslamia adlı örgütün, Yahudi ibadethanelerine ve toplum merkezlerine yönelik saldırıları planladığı ve finanse ettiği tespit edildi. Bu adım, Londra'nın İran'ın bölgesel istikrarsızlaştırma faaliyetlerine karşı aldığı en sert tedbirlerden biri olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı: İngiltere'de artan Yahudi karşıtı olaylar ve İran bağlantısı
İngiltere İçişleri Bakanı Suella Braverman, yaptığı yazılı açıklamada, "Bu örgütlerin Yahudi toplumuna yönelik nefret ve şiddeti kışkırttığına dair açık kanıtlar bulunmaktadır. Hükümetimiz, İran rejiminin ve vekillerinin Birleşik Krallık topraklarında terör eylemleri gerçekleştirmesine asla izin vermeyecektir" ifadelerini kullandı. IRGC, 1979 İslam Devrimi'nden bu yana İran'da en önemli askeri, siyasi ve ekonomik güç merkezlerinden biri haline gelmişti. İngiltere, daha önce İran'ın diğer kolluk kuvvetlerine yaptırım uygulamış ancak IRGC'yi bütünüyle terör listesine almamıştı.
Harakat Ashab al-Yamin el-İslamia'nın, özellikle Londra ve Manchester'da sinagoglara, koşer marketlere ve Yahudi okullarına yönelik saldırı planlarında parmağı olduğu belirtiliyor. Grup, Irak ve Suriye'de faaliyet gösteren İran destekli milislerle bağlantılı olmakla suçlanıyor. İngiliz istihbarat birimlerinin yaptığı operasyonlarda, örgüt üyelerinin sosyal medya üzerinden Yahudi karşıtı propaganda yaydığı ve potansiyel hedeflerin güvenlik açıklarını araştırdığı tespit edildi.
Bölgesel ve küresel boyut: İran'a yönelik baskı artıyor
Bu yasaklama kararı, İran'ın nükleer programı ve bölgesel vekil güçleri aracılığıyla yürüttüğü faaliyetlere karşı Batılı ülkelerin aldığı tedbirlerin bir devamı niteliğinde. ABD, İran Devrim Muhafızları'nı 2019 yılında terör örgütü listesine almıştı. Avrupa Birliği ise henüz bu adımı atmamış durumda. İngiltere'nin kararı, özellikle Ukrayna savaşı sonrası İran'ın Rusya'ya insansız hava aracı tedarik etmesiyle gerilen ilişkilerin yeni bir boyut kazandığı bir döneme denk geliyor.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, İngiltere'nin kararını "provokatif ve temelsiz" olarak nitelendirerek, "Bu tür eylemler İran'ın meşru savunma kapasitesini etkilemeyecektir" dedi. Ancak analistler, Londra'nın bu adımının diğer Avrupa ülkelerini de benzer yasaklamalara teşvik edebileceğini belirtiyor. IRGC'nin yasaklanması, İngiltere'deki İran varlıklarının dondurulması ve örgütle bağlantılı kişilerin sınır dışı edilmesi gibi hukuki sonuçlar doğuracak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'la ekonomik ve enerji ilişkilerini sürdürürken, Tahran'ın bölgesel faaliyetlerine karşı dikkatli bir politika izliyor. İngiltere'nin IRGC'yi terör listesine alması, Türkiye'nin de benzer bir adım atıp atmayacağı sorusunu gündeme getirebilir. Ancak Ankara, özellikle kuzey Irak ve Suriye'de İran destekli gruplarla sahadaki dengeleri gözetmek zorunda. Bu karar, Türkiye'nin İran'la yürüttüğü sınırlı güvenlik işbirliğini karmaşıklaştırabilir. Öte yandan, İngiltere'nin bu hamlesi, Batı ile İran arasında tırmanan gerilimin Türkiye'yi diplomatik olarak zorlayabileceği bir ortam yaratıyor. Türkiye, bu süreçte itidalli bir duruş sergilemeyi ve çatışmanın kendisine sıçramasını engellemeyi hedefleyecektir.