İngiltere, son yıllarda sel, sıcak hava dalgası ve fırtına gibi aşırı hava olaylarının sıklığı ve şiddetindeki artışla başa çıkmakta zorlanıyor. Climate Home News’te yayımlanan bir analize göre, ülke iklim değişikliğinin etkilerine karşı giderek daha kırılgan hale gelirken, hükümetin bu tehditlere yanıtı yetersiz kalıyor. İngiliz seçmenlerin mevcut politikaların yetersizliğine duyduğu memnuniyetsizlik, hükümetin iklim krizine karşı daha iddialı adımlar atması için bir fırsat olarak görülüyor. Ancak bugüne kadar atılan adımlar, toplumun artan endişelerini karşılamaktan uzak.
Gelişmenin arka planı: Artan iklim riskleri ve toplumsal tepki
Birleşik Krallık, 2022 yılında 40 santigrat dereceyi aşan tarihi bir sıcak hava dalgası yaşadı. Bu olay, ülkenin altyapısının ve acil durum sistemlerinin aşırı hava koşullarına ne kadar hazırlıksız olduğunu gözler önüne serdi. Aynı yıl, şiddetli seller birçok bölgede can ve mal kaybına neden oldu. Uzmanlar, iklim değişikliğinin bu tür olayların olasılığını önemli ölçüde artırdığını belirtiyor.
İngiliz hükümetinin iklim uyum politikaları, bilim insanları ve sivil toplum kuruluşları tarafından sık sık eleştiriliyor. Ulusal Denetim Ofisi’nin (NAO) 2021 tarihli bir raporu, hükümetin iklim risklerine karşı hazırlık çalışmalarının yavaş ilerlediğini ve birçok önlemin ertelendiğini ortaya koydu. Özellikle sel koruma yatırımları, ısı dalgalarına karşı kentsel uyum ve su kaynaklarının yönetimi gibi alanlarda ciddi boşluklar bulunuyor.
Kamuoyu yoklamaları, İngiliz seçmenlerin iklim değişikliği konusunda giderek daha endişeli olduğunu gösteriyor. YouGov anketlerine göre, halkın büyük çoğunluğu hükümetin iklim konusunda daha fazla adım atmasını istiyor. Ancak siyasi partiler, bu talebi karşılayacak somut politikalar üretmekte zorlanıyor. Enerji fiyatları ve yaşam maliyeti krizi gibi acil sorunlar, iklim eylemini arka plana itiyor.
Bölgesel ve küresel boyut: İngiltere’nin iklim liderliği sorgulanıyor
Birleşik Krallık, tarihsel olarak iklim değişikliğiyle mücadelede öncü ülkelerden biri olarak kabul ediliyordu. 2008 İklim Değişikliği Yasası ile karbon emisyonlarını azaltmada hedefler koyan ilk ülkelerden oldu. COP26 iklim zirvesine ev sahipliği yaparak uluslararası arenada da iddialı bir rol üstlendi. Ancak son yıllarda bu liderlik pozisyonu sorgulanmaya başlandı. Hükümetin yeni petrol ve gaz sahalarına izin vermesi, yalıtım programlarını durdurması ve net sıfır hedeflerini ertelemesi, çevre grupları tarafından sert bir şekilde eleştiriliyor.
Küresel ölçekte, İngiltere’nin iklim politikalarındaki bu belirsizlik, diğer ülkeler için de bir emsal teşkil ediyor. Gelişmekte olan ülkeler, zengin ülkelerin iklim vaatlerini yerine getirmesini beklerken, İngiltere'nin geri adımları uluslararası güveni zedeliyor. Öte yandan, AB ve ABD'nin yeşil dönüşüm yatırımları, İngiltere’nin rekabet gücünü tehdit ediyor. Temiz enerji teknolojilerinde lider olma hedefi, yetersiz politika desteği nedeniyle risk altında.
Uzmanlar, İngiltere’nin iklim değişikliğine uyum ve azaltım politikalarını acilen gözden geçirmesi gerektiğini vurguluyor. İklim krizinin etkileri zaten hissedilirken, geç kalınmış önlemlerin maliyeti katlanarak artacak. Hükümetin, mevcut ekonomik ve siyasi baskıları aşarak uzun vadeli dirençliliği sağlayacak kararlar alması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere’nin iklim tehditlerine karşı yaşadığı hazırlıksızlık, Türkiye için önemli dersler içeriyor. Türkiye, Akdeniz havzasında iklim değişikliğinden en çok etkilenecek ülkeler arasında. Artan sıcaklıklar, kuraklık ve sel olayları, tarım, turizm ve su kaynakları üzerinde baskı yaratıyor. İngiltere’nin aksine, Türkiye henüz kapsamlı bir iklim uyum stratejisi oluşturmuş değil. Yaşanan seller ve orman yangınları, afet yönetimi ve altyapı dayanıklılığının artırılması gerektiğini gösteriyor. Ekonomik olarak ise, İngiltere’nin yeşil dönüşümdeki tereddütleri, Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırması için bir fırsat penceresi açabilir. Ancak iklim krizinin küresel doğası, Türkiye’nin ulusal önlemleri uluslararası işbirliğiyle tamamlamasını zorunlu kılıyor.