İngiltere'de bir sonraki başbakan olmasına kesin gözüyle bakılan İşçi Partisi lideri Andy Burnham, partisinin İsrail'in Gazze'deki savaşına yönelik tutumu nedeniyle özür diledi. Burnham, partisinin “Filistin halkına ihanet ettiğini” söyleyerek, İsrail'in Gazze'deki “soykırımı” karşısında yeterince güçlü bir duruş sergilemediğini itiraf etti. Bu özür, İngiltere'nin uzun süredir devam eden Orta Doğu politikasında ciddi bir kırılma olarak yorumlanıyor. Ancak uluslararası ilişkiler uzmanları, bu açıklamanın fiili politika değişikliklerine dönüşüp dönüşmeyeceği konusunda temkinli.
Gelişmenin arka planı: İşçi Partisi'nin Gazze sınavı
İsrail'in 7 Ekim 2023'te başlattığı ve şu ana kadar 30 binden fazla Filistinlinin ölümüne yol açan askeri operasyonlar, Batılı ülkelerde sert tartışmalara neden oldu. İşçi Partisi, savaşın başlangıcında İsrail'i destekleyen bir tutum sergilerken, ilerleyen aylarda giderek artan sivil kayıplar ve insani kriz karşısında daha eleştirel bir pozisyona geçti. Ancak parti içinde, özellikle Müslüman ve solcu taban arasında, partinin tutumunun yetersiz olduğu yönünde güçlü bir hoşnutsuzluk mevcuttu. Burnham'ın Manchester'da yaptığı konuşmada “Partim adına özür diliyorum. Filistin halkına gereken desteği vermede başarısız olduk” ifadelerini kullanması, bu hoşnutsuzluğu giderme çabası olarak görülüyor. Özür, İşçi Partisi'nin önümüzdeki genel seçimde Müslüman seçmenlerin desteğini kaybetme korkusunu da yansıtıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: İngiltere'nin değişen rolü mü?
İngiltere, tarihsel olarak İsrail'e yakın duran bir ülke olarak bilinir. Ancak son yıllarda, özellikle Muhafazakar Parti hükümeti döneminde, İngiltere'nin Orta Doğu politikasında daha dengeli bir çizgi izlemeye çalıştığı gözlemleniyor. Burnham'ın özrü, İngiltere'nin gelecekteki dış politikası için bir dönüm noktası olabilir. Uzmanlara göre, Burnham'ın başbakan olması halinde Filistin devletinin tanınması, silah ambargosu veya Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne başvuru gibi adımlar atması mümkün. Ancak bu değişikliklerin ne kadar ileri gideceği, İngiltere'nin ABD ile ilişkileri ve iç politikadaki dengeler tarafından sınırlandırılacak. Analistler, Burnham'ın söylemdeki bu değişimin sahada ne kadar karşılık bulacağını görmek için beklemeyi tercih ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin politikası için olumlu bir sinyal olarak değerlendirilebilir. Türkiye, İsrail'in Gazze saldırılarını başından beri sert bir dille eleştiren ve Filistinlilerin yanında duran bir ülke. İngiltere gibi büyük bir gücün, İsrail'in eylemlerine karşı daha eleştirel bir pozisyona gelmesi, Türkiye'nin uluslararası platformdaki duruşunu güçlendirebilir. Ayrıca, İngiltere'nin Filistin devletini tanıması veya İsrail'e yaptırım uygulaması halinde, Türkiye ile İngiltere arasında bu konuda bir işbirliği zemini oluşabilir. Öte yandan, bu değişikliklerin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belirsizliğini koruyor. Türkiye, Filistin davasını desteklerken, İngiltere'nin tutumundaki olası değişiklikleri yakından takip etmeli ve diplomatik girişimlerini buna göre şekillendirmelidir.