İngiltere'de tüketici fiyatları endeksi mayıs ayında yıllık bazda yüzde 2,8 ile beklentilerin altında kalarak sabit kaldı. Ekonomistler, Orta Doğu'daki İran merkezli çatışmaların enerji fiyatlarını yukarı çekmesiyle enflasyonun yüzde 3'e yükseleceğini tahmin ediyordu. Ancak Ulusal İstatistik Ofisi'nin verileri, enflasyonun dört ay boyunca aynı seviyede seyrettiğini gösterdi. Bu durum, İngiltere Merkez Bankası'nın faiz oranlarını belirleme sürecinde elini rahatlatırken, küresel ekonomideki belirsizliklerin sürdüğü bir dönemde dikkat çekiyor.
Beklentileri aşan durgunluk
Piyasalar, mayıs ayında enflasyonun yüzde 3'e çıkacağını öngörmüştü. Ancak gıda ve hizmet fiyatlarındaki yavaşlama, enerji maliyetlerindeki artışı dengeledi. Özellikle İran'ın nükleer programına yönelik artan gerilim ve bölgedeki askeri hareketlilik, petrol fiyatlarının varil başına 90 doların üzerine çıkmasına neden oldu. Buna rağmen, İngiltere'deki benzin fiyatları litre başına yalnızca 2 peni artarak 152 peni seviyesine yükseldi; bu da enflasyon üzerinde sınırlı bir etki yarattı.
İngiltere Merkez Bankası Başkanı Andrew Bailey, enflasyonun kontrol altında olduğunu ancak faiz indirimi için acele etmeyeceklerini belirtti. Para politikası kurulu, haziran toplantısında faizi yüzde 5,25'te sabit tutarken, yılın ikinci yarısında indirime gidilebileceği sinyali verdi. Enflasyonun hedef olan yüzde 2'ye düşmesi beklenirken, jeopolitik riskler ve ücret artışları bu süreci geciktirebilir.
Küresel enerji piyasalarına yansımalar
İran'ın Basra Körfezi'nde ticari gemilere yönelik saldırıları ve Hürmüz Boğazı'nın güvenliğine ilişkin endişeler, küresel petrol arzında aksamalara yol açtı. Suudi Arabistan ve Irak gibi üreticilerin üretimi artırmasına rağmen, fiyatlar yüksek kalmaya devam etti. Uluslararası Enerji Ajansı, yılın ikinci yarısında petrol talebinin günde 2,2 milyon varil artacağını öngörüyor. Bu durum, enflasyonla mücadele eden merkez bankaları için yeni bir risk oluşturuyor.
İngiltere'nin sabit enflasyonu, Avrupa Merkez Bankası ve ABD Merkez Bankası'nın faiz kararlarına da örnek teşkil ediyor. Fed, haziran ayında faizi değiştirmezken, ECB temmuzda indirime gidebileceğini sinyallemişti. Ancak enerji fiyatlarındaki oynaklık, merkez bankalarının temkinli duruşunu sürdürmesine neden oluyor. Küresel ticaret savaşları ve Çin ekonomisindeki yavaşlama da enflasyon üzerinde baskı yaratıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki enflasyon verisi, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için dolaylı etkiler barındırıyor. Küresel petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi, Türkiye'nin cari açığını artırabilir ve enerji maliyetlerini yukarı çekebilir. Ancak İngiltere Merkez Bankası'nın faiz indirimi sinyali, gelişmekte olan ülkelere sermaye akışını hızlandırabilir. Türkiye'nin yüksek enflasyon ve faiz ortamında, bu gelişme kısa vadede etkili olmayabilir. Öte yandan, İran krizi Türkiye'nin komşusu olması nedeniyle güvenlik ve enerji arzı açısından yakından izlenmeli. Rusya-İran- Türkiye eksenindeki diplomatik dengeler, bu krizin bölgesel yansımalarını şekillendirebilir.