ABD Başkanı Donald Trump'ın katot bakır ithalatına uygulamayı planladığı yeni gümrük tarifeleri, dünyanın dört bir yanındaki tüccarları ABD pazarına yöneltti. Küresel bakır akışı, hızla ABD limanlarına akarken, sektör uzmanları bu durumun fiyatlar üzerinde yaratabileceği dalgalanmalara karşı uyarıyor. Ancak analistlere göre, 'Taco' senaryosu olarak bilinen 'Trump her zaman vazgeçer' riski gerçekleşirse, ABD'deki bakır fiyatları ciddi bir düzeltmeyle karşı karşıya kalabilir.
Artan talep ve fiyat farkları
Trump yönetiminin, ulusal güvenlik gerekçesiyle bakır ithalatına yönelik tarife getirme hazırlığı, küresel ticaret akışlarını yeniden şekillendiriyor. Söz konusu tarifelerin, özellikle Çin ve Şili gibi büyük üreticilerden yapılan sevkiyatları hedef aldığı belirtiliyor. Tüccarlar, olası tarifelerden önce stok yapmak için yarışırken, New York merkezli Comex borsasındaki bakır vadeli işlemleri ile Londra Metal Borsası (LME) fiyatları arasındaki makas tarihi seviyelere ulaştı. Bu fark, ABD'ye yapılan sevkiyatları son derece kârlı hale getirirken, dünyanın diğer bölgelerinde arz sıkıntısı yaşanmasına yol açıyor.
Ticaret kaynaklarına göre, Çin'den, Avustralya'dan, Hindistan'dan ve hatta Latin Amerika'dan gelen bakır yüklü gemiler rotalarını ABD'nin California ve Teksas limanlarına çevirmiş durumda. Bazı büyük üreticiler, tarifelerin yürürlüğe girmesinden önce yıllık sözleşmelerini yeniden müzakere ederek ABD'ye öncelik tanıyor. Bu durum, özellikle Asya ve Avrupa'daki üreticilerin hammadde bulma maliyetlerini artırıyor ve küresel bakır piyasasında dengesizliklere neden oluyor.
'Taco' riski ve piyasa beklentileri
Piyasa analistleri, Trump'ın tarifeleri uygulamaya koyup koymayacağı konusunda ikiye bölünmüş durumda. Bazıları, ABD Başkanı'nın önceki dönemlerde de benzer tehditlerde bulunduğunu, ancak çoğu zaman son anda vazgeçtiğini hatırlatıyor. Bu durum, sektörde 'Taco' (Trump always chickens out - Trump her zaman vazgeçer) olarak adlandırılan bir terimin doğmasına yol açtı. Eğer tarifeler beklendiği gibi gelirse, ABD'deki bakır fiyatları hızla yükselebilir; ancak tarifeler uygulanmazsa, şu anda stok yapmak için limanlara doluşan tüccarlar ellerinde kalacak ve fiyatlar keskin bir düşüş yaşayacak.
Buna ek olarak, ABD Başkanı'nın tarife tehditleri, yalnızca bakır piyasasını değil, aynı zamanda çelik ve alüminyum gibi diğer emtiaları da etkilemiş durumda. Küresel ticaret savaşlarının yeniden alevlenmesi endişesi, gelişmekte olan ülkelerin para birimlerini baskı altına alıyor ve yatırımcıların güvenli liman varlıklarına yönelmesine neden oluyor. CNBC'ye konuşan bir emtia analisti, 'Trump'ın tarifeleri sadece bakırı değil, tüm emtia piyasasını yeniden şekillendiriyor. Bu bir domino etkisi yaratıyor ve hiçbir ülke bunun dışında kalamıyor' dedi.
Küresel bakır arzı ve talep dengesi
Bakır, elektrikli araçlardan yenilenebilir enerji projelerine, inşaattan elektroniğe kadar geniş bir yelpazede kullanıldığı için dünya ekonomisi için kritik bir emtia olarak kabul ediliyor. Uluslararası Bakır Araştırma Grubu verilerine göre, 2024 yılında küresel bakır talebi arzı aştı ve pazar yaklaşık 50 bin tonluk bir açıkla karşı karşıya kaldı. Analistler, tarifelerin bu açığı artırabileceği görüşünde. Trump'ın tarifeleri, Çin'in küresel bakır ithalatındaki payını azaltarak Pekin'i yeni tedarik yolları aramaya itebilir. Bu durum, Latin Amerika ve Afrika'daki bakır madenlerine olan ilgiyi artırabilir.
Öte yandan, ABD'nin bakır üretimini artırma çabaları da devam ediyor. Yönetim, kritik minerallerde Çin'e olan bağımlılığı azaltmayı hedefliyor. Ancak yeni madenlerin açılması yıllar alabileceği için, kısa vadede tüccarların tarifelerden etkilenmemek için stok yapma eğilimi sürecek gibi görünüyor.
Küresel ticaret savaşlarının yeni cephesi
Bu gelişme, Trump yönetiminin Çin ve diğer büyük ticaret ortaklarına yönelik tarife politikalarının yalnızca bir ayağını oluşturuyor. Son bir yılda ABD, çeşitli ürünlere (çelik, alüminyum, otomobil, çip) yönelik tarifeler uygulamış ve küresel ticaret savaşlarını alevlendirmişti. Bakıra yönelik olası tarifeler, bu savaşın yeni bir cephesi olarak görülüyor. Avrupa Birliği ve Çin, ABD'nin bu adımına misilleme yapabileceklerinin sinyalini verdi. Uzmanlar, bakır tarifelerinin yürürlüğe girmesi halinde, Dünya Ticaret Örgütü'ne (DTÖ) taşınabilecek yeni bir anlaşmazlık dalgasının başlayabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, bakır üretiminde büyük ölçüde ithalata bağımlı bir ülke konumunda. ABD'nin getireceği yeni tarifeler, küresel bakır fiyatlarını etkileyerek Türkiye'nin dış ticaret açığı üzerinde dolaylı bir baskı oluşturabilir. Türkiye'nin bakır ithalatının önemli bir kısmı Şili ve Rusya gibi ülkelerden geliyor. ABD'nin tarifeleri sonucu arz yönlü daralma yaşanırsa, fiyat dalgalanmaları artabilir. Bu durum, Türk reel sektöründe maliyet enflasyonunu tetikleyebilir. Ayrıca, küresel ticaret savaşlarının derinleşmesi, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin ihracat pazarlarını daraltarak büyüme üzerinde risk oluşturabilir. Türkiye'nin, bakır tedarikinde ülke çeşitlendirmesine gitmesi ve uzun vadeli sözleşmelerle fiyat risklerini yönetmesi stratejik bir önem taşıyor.