İngiltere'nin en büyük özel hastane işletmecisi Spire Healthcare, Şehir finans çevrelerinde 'Rottweiler' (Boğa Köpeği) olarak tanınan Martin Hughes'un kurduğu hedge fonu Toscafund tarafından 1 milyar sterlin karşılığında devralınmayı kabul etti. Anlaşma, ülkenin kamu sağlık sistemi NHS'nin (Ulusal Sağlık Servisi) artan özelleştirilmesine yönelik endişelerin yoğunlaştığı bir dönemde imzalandı. Spire yönetim kurulu, teklifi oybirliğiyle onayladığını duyurdu.
Gelişmenin Arka Planı
Spire Healthcare, İngiltere genelinde 39 hastane ve 50'den fazla klinik işletiyor. Şirket, 2007 yılında halka arz edilmiş, ancak 2015'ten bu yana hisse performansı dalgalı bir seyir izlemişti. Toscafund, halihazırda Spire'ın en büyük hissedarlarından biri konumunda bulunuyor ve şirketin yüzde 30'a yakın hissesine sahip. Bu devralma teklifi, Spire'ın piyasa değerinin yaklaşık yüzde 20 üzerinde bir prim içeriyor. Anlaşmanın tamamlanması için İngiltere rekabet otoritesinin onayı gerekiyor.
Martin Hughes, 2000 yılında Toscafund'u kurdu ve agresif yatırım stratejileri nedeniyle 'Rottweiler' lakabını aldı. Hughes, geçmişte birçok İngiliz şirketinin yönetim kurullarında değişiklik talep ederek ve şirketleri yeniden yapılandırarak tanındı. Toscafund'un Spire'ı satın alması, özel sağlık sektöründe konsolidasyonun hızlanacağı yorumlarına yol açtı.
İngiltere'de özel sağlık hizmetleri, NHS'deki uzun bekleme süreleri ve pandemi sonrası artan talepler nedeniyle son yıllarda hızla büyüdü. NHS, kapasite yetersizliği nedeniyle bazı hastaları özel hastanelere yönlendiriyor. Bu durum, özel hastane zincirlerinin kârlılığını artırırken, kamu sağlık savunucuları tarafından 'sessiz özelleştirme' olarak eleştiriliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Birleşik Krallık'ta özel sağlık sektörünün toplam büyüklüğü 10 milyar sterlini aşmış durumda. Spire'ın devralınması, ülkedeki en büyük özel hastane ağının tek bir yatırım fonunun kontrolüne geçmesi anlamına geliyor. Bu gelişme, Avrupa'da da benzer eğilimlerin görüldüğü bir döneme denk geliyor: Almanya ve Fransa'da da özel sağlık yatırımları artıyor.
Küresel ölçekte, sağlık sektörü hedge fonlar ve özel sermaye şirketleri için cazip bir yatırım alanı haline geldi. Düşük faiz ortamı ve yaşlanan nüfus, sağlık hizmetlerine talebi sürekli kılıyor. Ancak bu tür devralmalar, sağlık hizmetlerinin metalaştırılması ve eşitsizliklerin derinleşmesi endişelerini de beraberinde getiriyor. İngiltere'de ana muhalefet partisi İşçi Partisi, NHS'nin özelleştirilmesine karşı olduğunu defalarca dile getirdi.
Toscafund'un Spire hamlesi, Birleşik Krallık'ta yatırım fonlarının stratejik sektörlerde artan etkisinin bir göstergesi. İngiltere hükümeti, yabancı yatırımları ulusal güvenlik gerekçesiyle inceleyen bir mekanizma oluşturmuş olsa da, sağlık sektörü şu ana kadar bu kapsamda değerlendirilmedi. Anlaşmanın rekabet kurulu tarafından onaylanıp onaylanmayacağı belirsizliğini koruyor.
Spire hisseleri, devralma haberi sonrası Londra Borsası'nda yüzde 15'in üzerinde değer kazandı. Analistler, Toscafund'un Spire'ı özel bir şirkete dönüştürerek borsadan çekmeyi planladığını öngörüyor. Bu durumda şirketin finansal tabloları kamuya açık olmayacak ve yönetim üzerindeki kamu denetimi azalacak.
İngiltere'de sağlık hizmetleri, COVID-19 salgını sonrası ciddi bir krizle karşı karşıya. NHS'de 7 milyondan fazla hasta tedavi için sıra bekliyor. Hükümet, bu birikimi eritmek için özel sektörle işbirliğini artırmayı planlıyor. Ancak bu politikalar, kamu sağlık sisteminin ticarileşmesine yol açtığı gerekçesiyle sendikalar ve hasta hakları grupları tarafından protesto ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin sağlık politikaları ve ekonomisi açısından dolaylı ancak önemli dersler içeriyor. Türkiye'de de son yıllarda şehir hastaneleri modeliyle kamu-özel işbirliği yaygınlaştı; benzer şekilde özel hastane zincirleri büyüdü. İngiltere'de bir hedge fonunun ülkenin en büyük özel hastane grubunu satın alması, sağlık hizmetlerinin finansallaşmasının küresel bir trend olduğunu gösteriyor. Türkiye için bu, sağlıkta dışa bağımlılık ve kâr odaklı yönetim risklerini beraberinde getirebilir. Ayrıca İngiliz sterlini üzerinden yapılan bu tür büyük ölçekli işlemler, küresel sermaye akımlarının yönü hakkında fikir veriyor; Türkiye'nin sağlık turizmindeki rekabetçiliği açısından da yakından izlenmeli.