İngiltere ekonomisi, Nisan ayında beklenmedik bir daralma kaydederek yüzde 0,1 oranında küçüldü. Ülkenin resmi istatistik kurumu Office for National Statistics (ONS) tarafından açıklanan verilere göre, gayri safi yurt içi hasıladaki (GSYH) bu düşüşün temel nedeni hizmet sektöründe yaşanan yavaşlama oldu. Özellikle perakende ve lojistik alanlarındaki faaliyetlerin azalması, ekonomik büyümeyi olumsuz etkiledi. Ayrıca şirketler, Orta Doğu'daki İran-İsrail çatışmasının yarattığı belirsizlik ve tedarik zinciri sorunlarının baskısını hissettiklerini bildirdi. Bu gelişme, İngiltere'nin yılın ilk çeyreğinde kaydettiği yüzde 0,6'lık büyümenin ardından gelen bir duraklama olarak değerlendiriliyor. Ekonomistler, Nisan ayındaki daralmanın geçici olabileceğini ancak jeopolitik risklerin ve yüksek faiz oranlarının ekonomi üzerindeki baskıyı sürdürdüğünü belirtiyor.
Hizmet sektörü ve jeopolitik gerilimler
ONS verilerine göre, Nisan ayında hizmet sektörü üretimi yüzde 0,3 azaldı. Bu düşüşte özellikle perakende ticaret, ulaştırma ve depolama faaliyetlerindeki yavaşlama etkili oldu. Aynı dönemde inşaat sektörü yüzde 0,4, endüstriyel üretim ise yüzde 0,9 oranında arttı. Ancak hizmet sektörünün İngiltere ekonomisindeki ağırlığı göz önüne alındığında, bu artışlar genel daralmayı telafi edemedi. İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) enflasyonla mücadele kapsamında faiz oranlarını yüksek tutması, tüketici harcamalarını ve işletme yatırımlarını baskılamaya devam ediyor. Nisan ayındaki daralmada, İran ile İsrail arasındaki çatışmaların küresel ticareti ve enerji fiyatlarını etkilemesi de önemli bir faktör olarak öne çıktı. Şirketler, jeopolitik riskler nedeniyle tedarik zincirlerinde aksamalar ve maliyet artışları yaşadıklarını rapor etti. Bu durum, özellikle imalat ve lojistik sektörlerinde faaliyetlerin yavaşlamasına yol açtı.
İngiltere Maliye Bakanı Jeremy Hunt, daralma verilerinin ardından yaptığı açıklamada, ekonominin genel olarak dirençli olduğunu ancak jeopolitik belirsizliklerin ve yüksek enflasyonun büyümeyi olumsuz etkilediğini belirtti. Hunt, hükümetin enflasyonu düşürmek ve sürdürülebilir büyüme sağlamak için çalışmalarına devam edeceğini vurguladı. Ancak muhalefet partileri, verilerin ekonominin resesyona sürüklendiğinin bir işareti olduğunu savunarak hükümeti eleştirdi. İşçi Partisi'nin gölge maliye bakanı Rachel Reeves, "Bu rakamlar, İngiltere'nin büyüme hızının kesildiğini ve ailelerin geçim sıkıntısının derinleştiğini gösteriyor. Hükümetin acilen bir büyüme planı ortaya koyması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Küresel ekonomik görünüm ve riskler
İngiltere ekonomisindeki daralma, küresel ekonomik toparlanmanın kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Orta Doğu'da tırmanan gerginlikler, enerji fiyatlarında dalgalanmalara ve tedarik zincirlerinde aksamalara yol açarak birçok ülkenin büyüme beklentilerini tehdit ediyor. Uluslararası Para Fonu (IMF), bu yıl küresel büyümenin yüzde 3,2 civarında olacağını öngörürken, jeopolitik risklerin bu tahmini aşağı çekme potansiyeli bulunuyor. Avrupa'da da benzer sıkıntılar yaşanıyor; Almanya'da sanayi üretimi Nisan ayında beklenenin altında kaldı ve Fransa'da büyüme ivme kaybetti. Merkez bankalarının faiz indirimlerine ne zaman başlayacağı konusundaki belirsizlik de yatırımcı güvenini zedeliyor.
İngiltere Merkez Bankası'nın bu hafta yapacağı toplantıda faiz oranlarını sabit tutması bekleniyor. Ancak piyasalar, yıl sonuna kadar bir faiz indirimi olasılığını fiyatlamaya devam ediyor. Öte yandan, jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturması, merkez bankasının temkinli duruşunu sürdürmesine neden olabilir. İngiltere'nin Nisan ayı GSYH verileri, ekonominin dengelenmekte zorlandığını ve önümüzdeki aylarda büyümenin istikrarlı bir şekilde toparlanması için jeopolitik risklerin azalması gerektiğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere ekonomisindeki daralma, Türkiye'nin ticaret ortakları arasında önemli bir yere sahip olan Birleşik Krallık ile olan ikili ticaretini doğrudan etkileyebilir. Türkiye'nin İngiltere'ye ihracatı geçtiğimiz yıl 15 milyar doları aşmıştı. İngiltere'deki talep daralması, Türk ihracatçıları için olumsuz bir sinyal oluşturuyor. Öte yandan, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin küresel ticareti ve enerji fiyatlarını etkilemesi, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için maliyet baskısını artırabilir. Türkiye'nin ihracat pazarlarını çeşitlendirme ve enerji verimliliğini artırma çabaları, bu tür dış şoklara karşı kırılganlığı azaltmak açısından önem taşıyor.