İngiltere ekonomisi, 2024 yılının Nisan ayında bir önceki aya göre %0,1 oranında daraldı. Ulusal İstatistik Ofisi (ONS) tarafından bugün açıklanan verilere göre, bu daralma ekonominin Mart ayında %0,4 ile beklenenden daha güçlü büyümesinin ardından geldi. Nisan ayındaki düşüşün başlıca nedeni, perakende ve üretim sektörlerindeki yavaşlama olarak kaydedildi. Hizmet sektörü ise düşüşü sınırlayan ana sektör oldu. Veriler, İngiltere Merkez Bankası'nın faiz indirimi beklentilerini güçlendirirken, ekonominin toparlanmasının kırılgan olduğuna işaret ediyor.
Gelişmenin arka planı
Mart ayında görülen güçlü büyüme, inşaat ve hizmet sektörlerindeki canlanmadan kaynaklanmıştı. Ancak Nisan ayında perakende satışlar beklenenden az gerçekleşirken, imalat sanayi üretiminde de düşüş yaşandı. ONS verilerine göre, üretim sektörü Nisan'da %0,4, inşaat sektörü ise %0,6 oranında daraldı. Buna karşın hizmet sektörü %0,1 büyüdü. Analistler, Nisan ayındaki daralmayı bir ay önceki güçlü büyümenin ardından gelen bir düzeltme olarak yorumlasa da, piyasalar ekonominin ne kadar dayanıklı olduğunu sorgulamaya başladı. Veriler, Birleşik Krallık'ın 2023'ün ikinci yarısında girdiği teknik resesyondan çıkışını sürdürdüğünü ancak büyümenin düzensiz olduğunu gösteriyor.
İngiltere Merkez Bankası, faiz oranlarını %5,25'te sabit tutarken, enflasyonun %2 hedefine yaklaşması tüketici güvenini kısmen artırdı. Ancak yüksek faizlerin kredi ve konut piyasasını baskılamasıyla iç talep zayıf kalmaya devam ediyor. Nisan ayı GSYİH verisi, ekonominin 2024'ün ilk çeyreğinde %0,6 büyümesinin ardından ikinci çeyreğin başında momentum kaybettiğini ortaya koydu.
Bölgesel ve küresel boyut
İngiltere ekonomisindeki bu yavaşlama, Avrupa ve küresel ekonomi için de sinyaller taşıyor. Euro Bölgesi'nde de toparlanma yavaş seyrederken, ABD ekonomisi beklentilerin üzerinde büyüme gösteriyor. Uluslararası Para Fonu (IMF), İngiltere'nin bu yıl G7 ülkeleri arasında en düşük büyümeyi kaydedeceğini tahmin ediyor. Nisan verileri, bu tahminleri doğrular nitelikte. İngiltere'de tüketici harcamalarındaki zayıflık, Avrupalı ihracatçıları da etkileyebilir. Öte yandan, İngiltere Merkez Bankası'nın faiz indirimine gitmesi durumunda, sterlin dolar karşısında değer kaybı yaşayarak ithalat maliyetlerini artırabilir. Bu durum, enerji ve gıda fiyatlarındaki düşüş trendini tersine çevirme riski taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye ekonomisi için doğrudan bir etki yaratmasa da, küresel büyümenin yavaşlaması ihracat kanalını olumsuz etkileyebilir. İngiltere, Türkiye'nin ihracatında önemli bir pazar olmamakla birlikte, Avrupa ekonomisindeki durgunluğun uzaması durumunda Türkiye'nin AB'ye yönelik ihracatı da sekteye uğrayabilir. Ayrıca, İngiltere Merkez Bankası'nın faiz indirimi beklentisi, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarını canlandırabilir. Bu, Türkiye gibi ülkelerin borçlanma maliyetlerini düşürebilir ve döviz rezervlerine destek olabilir. Ancak enflasyonla mücadelede sıkı para politikası izleyen Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası için küresel faiz indirim beklentileri, TL'de değer kaybı riskini azaltabilir.