Birleşik Krallık ekonomisi, Nisan 2025'te bir önceki aya göre yüzde 0,1 oranında daraldı. Resmi verilere göre, sanayi üretimi ve inşaat sektöründeki zayıflama ekonominin ivme kaybettiğini gösterirken, işletmeler ve haneler artan enerji maliyetleri ve hayat pahalılığı krizinin etkilerini hissetmeye devam ediyor. Ulusal İstatistik Ofisi (ONS) tarafından açıklanan veriler, Beklentilerin hafif altında kalan büyüme rakamları, İngiltere Merkez Bankası'nın faiz oranlarını düşürme baskısını artırabileceği yorumlarına yol açtı.
Sanayi ve inşaat sektörlerinde düşüş
ONS verilerine göre, Nisan ayında hizmet sektörü yüzde 0,2 büyüme kaydederken, sanayi üretimi yüzde 0,9 ve inşaat sektörü yüzde 1,1 oranında geriledi. Ekonomistler, bu düşüşün büyük ölçüde artan enerji fiyatları ve tedarik zinciri sorunlarından kaynaklandığını belirtiyor. Özellikle imalat sanayisindeki daralma, küresel talepteki yavaşlama ve yüksek girdi maliyetlerinin etkisiyle dikkat çekiyor. Ayrıca, inşaat sektöründe konut talebindeki azalma ve artan kredi maliyetleri de gerilemede rol oynadı.
İngiltere Merkez Bankası'nın enflasyonla mücadele kapsamında politika faizini yüzde 5,25'te tutması, ekonomik aktiviteyi baskılamaya devam ediyor. Nisan ayındaki daralma, ülkenin resesyona girme riskini yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar, yılın ikinci çeyreğinde de benzer bir performansın görülmesi halinde teknik resesyondan söz edilebileceğini ifade ediyor.
Küresel boyut ve enerji krizi
Birleşik Krallık'taki bu gelişme, Avrupa genelinde benzer sıkıntıların yaşandığı bir döneme denk geliyor. Artan enerji maliyetleri, Rusya-Ukrayna savaşının tetiklediği arz sorunları ve Çin ekonomisindeki yavaşlama, küresel ekonomiyi etkilemeye devam ediyor. İngiltere, Avrupa'da en yüksek enflasyon oranlarından birine sahip olmasına rağmen, işsizlik oranının düşük seyretmesi ve ücret artışlarının enflasyonun gerisinde kalması dikkat çekiyor.
Ekonomistler, İngiltere'deki bu daralmanın sterlin üzerinde baskı yaratabileceğini ve yatırımcı güvenini azaltabileceğini belirtiyor. Ayrıca, hükümetin bütçe açığını kapatmak için kemer sıkma politikalarına yönelmesi halinde, ekonomik toparlanmanın daha da gecikebileceği uyarısında bulunuyorlar.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Birleşik Krallık ekonomisindeki daralma, Türkiye için doğrudan bir tehdit oluşturmasa da, İngiltere'nin Türkiye'nin önemli ticaret ortaklarından biri olduğu unutulmamalıdır. İngiltere'deki talep daralması, Türk ihracatçıları için olumsuz bir sinyal olabilir. Ayrıca, küresel ekonomik yavaşlama emareleri, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akışlarını azaltabilir ve Türkiye'nin dış finansman ihtiyacını zorlaştırabilir. Öte yandan, İngiltere Merkez Bankası'nın faiz indirimlerine gitmesi halinde, sterlinin değer kaybetmesi Türk lirası karşısında rekabetçi bir avantaj yaratabilir. Ancak genel olarak, bu tür gelişmeler Türkiye'nin ihracata dayalı büyüme stratejisi açısından riskleri artırmaktadır.