İngiltere, kamu ihalelerinde köklü bir değişikliğe gidiyor. Hükümet, şirketlerin devlet sözleşmelerine başvururken yeşil ve ilerici değerlerini kanıtlama zorunluluğunu kaldıracağını, bunun yerine yerel istihdam yaratma taahhüdü isteyeceğini açıkladı. Ticaret Bakanı Louise Haigh, kamu kaynaklarının öncelikle yerel topluluklara fayda sağlaması gerektiğini belirterek, yeni düzenlemelerin ekonomik büyümeyi ve sosyal değeri ön plana çıkaracağını söyledi. Çevre örgütleri ise bu adımın iklim hedeflerinden geri adım olarak nitelendiriyor ve hükümeti sert bir dille eleştiriyor.
Yeni ihalelerde istihdam önceliği
Ticaret Bakanlığı'nın (DBT) hazırladığı yeni kamu ihale kurallarına göre, şirketler artık sözleşme alabilmek için ‘yeşil mutabakat’ veya ‘ilerici iş uygulamaları’ gibi kriterleri karşıladıklarını kanıtlamak zorunda olmayacak. Bunun yerine, yerel iş gücüne katkı sağlayacakları somut istihdam planları sunmaları istenecek. Bakan Haigh, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Vergi mükelleflerinin parası en iyi şekilde değerlendirilmeli. İhalelerde artık şirketlerin çevresel veya sosyal duruşlarından çok, topluma ne kattıklarına bakacağız” ifadelerini kullandı.
Hükümet yetkilileri, bu değişikliğin iş dünyası üzerindeki bürokratik yükü azaltacağını ve özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) kamu ihalelerine katılımını kolaylaştıracağını savunuyor. Yeni kuralların özellikle altyapı, inşaat ve teknoloji sektörlerinde etkili olması bekleniyor. Uzmanlar, bu adımın İngiltere’de son dönemde artan yaşam maliyeti krizi ve işsizlik endişeleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguluyor.
Ancak çevre grupları, hükümetin bu kararını ‘iklim taahhütlerinden kaçış’ olarak yorumluyor. Greenpeace UK ve Friends of the Earth gibi kuruluşlar yaptıkları açıklamalarda, yeşil kriterlerin kaldırılmasının uzun vadede karbon emisyonlarını artıracağını ve İngiltere’nin 2050 net sıfır hedefini tehlikeye atacağını savundu. Çevre örgütleri, hükümetin ekonomik büyümeyi iklim politikalarının önüne koyduğunu ve bu durumun uluslararası itibarına zarar verebileceğini dile getirdi.
İş dünyası ve bölgesel etkiler
İş dünyası temsilcileri ise yeni düzenlemeyi genel olarak olumlu karşıladı. İngiltere Ticaret Odaları (BCC) Başkanı Shevaun Haviland, “Şirketler artık yeşil belgeler hazırlamak yerine iş yaratmaya odaklanabilecek. Bu, özellikle düşük gelirli bölgelerde istihdamı artırmak için önemli bir fırsat” dedi. Bazı analistler, bu politikanın özellikle İngiltere’nin kuzeyindeki sanayi bölgelerinde desteklenen ‘yerinden yönetim’ (devolution) anlaşmalarıyla uyumlu olduğunu belirtiyor.
Yeni kuralların, İngiltere’nin kamu harcamalarının yaklaşık üçte birini oluşturan devlet ihalelerinde (yıllık yaklaşık 300 milyar sterlin) önemli bir dönüşüm yaratması bekleniyor. Uzmanlar, bu düzenlemenin kısa vadede istihdam rakamlarına olumlu yansıyacağını ancak iklim hedefleri konusunda belirsizlik oluşturduğunu vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere’nin kamu ihalelerinde yeşil kriterleri esnetmesi, Türkiye’nin ticaret ve yatırım ilişkileri açısından doğrudan bir etki yaratmayabilir. Ancak bu karar, küresel ticarette ‘sürdürülebilirlik’ ve ‘yeşil mutabakat’ politikalarının uygulanabilirliğine ilişkin tartışmaları alevlendirebilir. Türkiye, Avrupa Birliği ile olan ticari ilişkilerinde iklim ve çevre standartlarına uyum konusunda baskı hissederken, İngiltere’nin bu hamlesi, ‘ekonomik önceliklerin çevre politikalarının önüne geçebileceği’ algısını güçlendirebilir. Türk ihracatçılar için ise İngiltere pazarında rekabet koşullarının değişme ihtimali söz konusu; zira ihalelerde yeşil kriterlerin yerini istihdam odaklı değerlendirmelerin alması, Türk firmalarının bu pazardaki stratejilerini gözden geçirmesini gerektirebilir.