Doğu Kudüs'ün Şeyh Cerrah mahallesinde faaliyet gösteren bir Yahudi dini okulu (yeshiva), İngiltere'deki hayır kurumlarından aldığı bağışlarla bölgede genişleme planları yapıyor. Middle East Eye'ın haberine göre, söz konusu yeshiva, İngiliz hayır kurumlarının mali desteğiyle Filistinlilere ait arazilere el konulmasında ve yerinden edilmesinde rol oynuyor. Filistinli sakinler ve aktivistler, İngiltere'nin bu kuruma sağladığı fonları kesmesi gerektiğini savunuyor.
İngiliz Hayır Kurumlarının Rolü ve Yerleşimci Faaliyetleri
Habere konu olan yeshiva, Doğu Kudüs'teki yasa dışı Yahudi yerleşimlerinin genişletilmesinde aktif bir aktör olarak öne çıkıyor. İngiliz hayır kurumları aracılığıyla toplanan bağışların, bu kurumun faaliyetlerini finanse ettiği ve bölgedeki Filistinlilerin topraklarından çıkarılmasına zemin hazırladığı belirtiliyor. Şeyh Cerrah mahallesi, uzun süredir Filistinli ailelerin yerleşimci gruplar tarafından tahliye edilmeye çalışıldığı bir bölge olarak biliniyor.
Uluslararası hukuka göre, işgal altındaki Doğu Kudüs'te Yahudi yerleşimleri yasa dışı kabul ediliyor. Ancak İsrail, bu yerleşimleri meşru görmeye devam ediyor ve genişleme politikasını sürdürüyor. İngiliz hayır kurumlarının bu tür faaliyetlere dolaylı destek sağlaması, Birleşik Krallık'ın kendi yasalarını ihlal ettiği iddialarını gündeme getiriyor. Zira İngiltere, işgal altındaki topraklardaki yerleşim faaliyetlerine doğrudan veya dolaylı destek verilmesini yasaklayan düzenlemelere sahip.
Uluslararası Tepkiler ve Yasal Boşluklar
Filistin yanlısı gruplar ve insan hakları örgütleri, İngiltere'nin bu konudaki sorumluluğunu vurgulayarak hükümete çağrıda bulunuyor. "Britain can stop this" (İngiltere bunu durdurabilir) ifadesi, kampanyanın ana sloganı haline gelmiş durumda. Aktivister, İngiliz hayır kurumlarının denetiminin yetersiz olduğunu ve bu kurumların İsrail'deki yerleşimci projelerine kaynak aktardığını belirtiyor.
İngiltere Hayır Kurumları Komisyonu (Charity Commission), son yıllarda işgal altındaki Filistin topraklarında faaliyet gösteren kuruluşlara yönelik incelemelerini artırmış olsa da, somut yaptırımların sınırlı kaldığı görülüyor. Uzmanlar, mevcut yasal çerçevenin bu tür dolaylı finansmanı engellemekte yetersiz kaldığını ve siyasi irade eksikliği olduğunu savunuyor.
Doğu Kudüs'teki yerleşimci faaliyetleri, bölgede gerginliği artırırken, Filistinlilerin günlük yaşamını da zorlaştırıyor. Şeyh Cerrah'ta yaşayan Filistinli aileler, evlerinden çıkarılma tehdidiyle karşı karşıya. Uluslararası toplumun sessizliği, İsrail'in bu politikalarını sürdürmesine olanak tanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Doğu Kudüs'teki yasa dışı yerleşim faaliyetlerine İngiliz hayır kurumlarının dolaylı desteği, Türkiye'nin Filistin politikası açısından önemli bir sorun teşkil ediyor. Türkiye, uluslararası platformlarda İsrail'in yerleşim politikalarını kınayarak, Filistinlilerin haklarını savunuyor. Bu tür finansman akışları, Türkiye'nin bölgede adil bir çözüm için yürüttüğü diplomatik çabalara zarar veriyor. Ayrıca, İngiltere'nin kendi yasalarını ihlal ederek yerleşimlere destek vermesi, Batı'nın çifte standart uyguladığı eleştirilerini güçlendiriyor. Türkiye, İslam İşbirliği Teşkilatı ve BM nezdinde bu konuyu gündeme getirerek, uluslararası denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi çağrısı yapabilir.