İngiltere ve Galler'de, cezaevinden çıkan en tehlikeli suçluların barındırıldığı denetimli serbestlik yurtlarının (probation hostel) yaklaşık onda birinin personel yetersizliği nedeniyle kapatıldığı açıklandı. Denetim Kurumu tarafından yayımlanan rapor, bu kapanmaların kamu güvenliğini ciddi şekilde tehlikeye attığını vurguladı. Yetkililer, özellikle yüksek riskli suçluların topluma yeniden kazandırılması sürecinde kritik rol oynayan bu merkezlerin kapanmasının, suçluların denetimsiz kalmasına ve yeniden suç işleme riskini artırdığına dikkat çekiyor.
Krizin boyutları ve arka plan
Bugüne kadar toplam 96 denetimli serbestlik yurdundan 9'u tamamen kapatılmış durumda. Kapatılan yurtların yanı sıra, halen faaliyette olan birçok merkezde de personel açığı nedeniyle yatak kapasitesinin yarısı kadar hizmet verilebiliyor. Hükümet verilerine göre, denetimli serbestlik memuru sayısı son beş yılda yüzde 30 azalarak 18 bine geriledi. Bu durum, her bir memurun ortalama 70'in üzerinde vakayla ilgilenmesine yol açıyor. Uzmanlar, aşırı iş yükünün denetim kalitesini düşürdüğünü ve kaçınılmaz olarak güvenlik açıkları yarattığını belirtiyor.
Personel krizinin temelinde düşük ücretler, ağır çalışma koşulları ve artan iş yükü nedeniyle memurların istifa etmesi yatıyor. Çalışma Bakanlığı'nın raporları, denetimli serbestlik memurlarının yıllık işten ayrılma oranının yüzde 15'e ulaştığını gösteriyor. Bu oran, kamu sektörü ortalamasının oldukça üzerinde. Sendikalar ise hükümetin acilen ek bütçe ayırması ve personel alımı yapması gerektiğini savunuyor. Aksi takdirde, kapanmaların devam edeceği ve kapatılan yurtların sayısının 20'yi bulabileceği uyarısında bulunuyorlar.
Bölgesel ve küresel boyut
Denetimli serbestlik sistemindeki bu kriz, Birleşik Krallık'ta ceza adaleti sisteminin karşı karşıya olduğu daha geniş sorunların bir yansıması. Cezaevi nüfusunun rekor seviyelere ulaşması ve toplum temelli rehabilitasyon programlarının yetersiz kalması, hükümeti zor durumda bırakıyor. Muhalefet partileri, hükümeti kamu güvenliğini riske atmakla suçlarken, hükümet yetkilileri ise personel alımı için 2025 yılına kadar ek 1000 memur istihdam edileceğini açıkladı. Uzmanlar, bu artışın krizi çözmeye yetmeyeceğini, çünkü mevcut personel açığının en az 4 bin olduğunu hesaplıyor.
Küresel ölçekte, yeniden suç işleme oranlarının düşürülmesi ve toplum güvenliğinin sağlanması birçok ülke için benzer zorluklar içeriyor. İngiltere örneği, denetimli serbestlik hizmetlerine yapılan yatırımın azaltılmasının uzun vadede hem toplumsal maliyeti artırdığını hem de suçluların rehabilitasyon şansını düşürdüğünü ortaya koyuyor. Avrupa Konseyi'nin son raporları, birçok Avrupa ülkesinde benzer personel sıkıntıları yaşandığını ancak İngiltere'deki durumun vahametinin dikkat çekici olduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki denetimli serbestlik krizi, Türkiye için de önemli dersler barındırıyor. Türkiye'de de benzer şekilde cezaevi nüfusunun artması ve denetimli serbestlik hizmetlerinin kapasitesinin sorgulanması gündemde. Personel yetersizliği ve aşırı iş yükü, Türkiye'de de denetimli serbestlik memurlarının karşılaştığı sorunlar arasında. İngiltere'deki kapanma dalgası, yeterli insan kaynağı ve altyapı olmadan denetimli serbestlik sisteminin etkin işleyemeyeceğini gösteriyor. Türkiye'nin, özellikle yüksek riskli suçluların takibi konusunda benzer sorunlar yaşamaması için personel alımını artırması ve çalışma koşullarını iyileştirmesi gerekiyor. Ayrıca, toplum temelli rehabilitasyon programlarının başarısı için yeterli kaynak ayrılmasının önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.