İngiltere Ticaret Bakanı Anas Sarwar, Çarşamba günü CNA'ya verdiği özel röportajda, Birleşik Krallık'ın Çin'den gelen yatırımlara açık kalmayı sürdüreceğini ancak ulusal güvenliği korumakta kararlı olduğunu söyledi. Sarwar, Londra'nın Washington ile Pekin arasındaki ilişkileri dengelerken Güneydoğu Asya ülkeleriyle ticari bağlarını derinleştirmeyi hedeflediğini belirtti. Bakan, CNA muhabiri Roland Lim'e yaptığı açıklamada, İngiltere'nin ekonomik çıkarları ile güvenlik endişeleri arasında bir denge gözetme politikasını sürdüreceğini vurguladı.
Londra'nın Çin ve ABD arasındaki denge arayışı
Sarwar, İngiltere'nin Çin ile ticari ilişkilerini tamamen koparmak yerine, seçici bir yaklaşımla yatırımları değerlendireceğini ifade etti. Bakan, "Çin yatırımlarına açık olmaya devam edeceğiz, ancak bu yatırımların ulusal güvenliğimizi tehdit etmemesi konusunda netiz" dedi. Bu açıklama, İngiltere'nin son yıllarda Çin'e yönelik tutumunda yaşanan dalgalanmaların ardından geldi. Londra, 2020'de Huawei'yi 5G altyapısından çıkarma kararı almış, 2021'de ise Çin'i "sistematik bir rakip" olarak tanımlamıştı. Ancak son dönemde, özellikle ekonomik durgunluk ve yatırım ihtiyacı nedeniyle, İngiltere'nin Çin ile ticari ilişkileri yeniden canlandırma arayışında olduğu gözlemleniyor.
Sarwar, İngiltere'nin ABD ile olan özel ilişkisinin altını çizerken, Çin ile de pragmatik bir diyalog kurmak istediklerini belirtti. "ABD bizim en yakın müttefikimiz, ancak Çin de önemli bir ticaret ortağı. İkisi arasında bir seçim yapmak zorunda değiliz" diye konuştu. Bakan, İngiltere'nin Çin ile ticaretini artırırken, aynı zamanda insan hakları ve güvenlik konularında endişelerini dile getirmeye devam edeceğini söyledi.
Güneydoğu Asya ile bağlar güçleniyor
Sarwar'ın ziyareti, İngiltere'nin Hint-Pasifik bölgesine yönelik artan ilgisinin bir parçası. İngiltere, 2021'de AUKUS savunma anlaşmasına katılmış ve bölgede askeri varlığını artırmıştı. Ticaret Bakanı, Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) ülkeleriyle ekonomik işbirliğini derinleştirmek istediklerini belirtti. "Güneydoğu Asya, dünyanın en dinamik ekonomik bölgelerinden biri. İngiltere olarak bu bölgedeki varlığımızı güçlendirmek istiyoruz" dedi.
İngiltere, 2022'de ASEAN ile diyalog ortaklığı kurmuş ve 2023'te Trans-Pasifik Ortaklığı için Kapsamlı ve İlerici Anlaşma'ya (CPTPP) katılmıştı. Bu anlaşma, İngiltere'nin bölgeyle ticaretini artırmayı hedefliyor. Sarwar, bu anlaşmanın sağladığı fırsatları kullanarak Güneydoğu Asya ülkeleriyle ticaret hacmini önümüzdeki yıllarda önemli ölçüde artırmayı planladıklarını ifade etti.
Uzmanlar, İngiltere'nin bu hamlesini Brexit sonrası dış ticaret stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriyor. Avrupa Birliği'nden ayrıldıktan sonra yeni pazar arayışına giren İngiltere, Asya-Pasifik bölgesine yönelerek ekonomik çeşitliliği sağlamayı amaçlıyor. Ancak Çin ile ABD arasındaki gerilimin tırmanması, Londra'nın bu dengeli politikasını sürdürmesini zorlaştırabilir.
Sarwar, röportajda ayrıca İngiltere'nin yeşil enerji ve teknoloji alanlarında Çin ile işbirliği yapmaya açık olduğunu ancak kritik altyapı ve hassas teknolojilerde güvenlik taramasından taviz verilmeyeceğini belirtti. "Ulusal güvenliğimizi korumak için gerekli tüm önlemleri alıyoruz. Yabancı yatırımları incelerken titiz davranıyoruz" dedi.
İngiltere'de yabancı yatırımlar, 2022'de yürürlüğe giren Ulusal Güvenlik ve Yatırım Yasası kapsamında denetleniyor. Bu yasa, hassas sektörlerdeki yabancı yatırımların hükümet tarafından incelenmesine olanak tanıyor. Sarwar, bu mekanizmanın etkin bir şekilde işlediğini ve Çin dahil tüm ülkelerden gelen yatırımların aynı kurallara tabi olduğunu söyledi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin Çin yatırımlarına açık kalma ve Güneydoğu Asya ile bağlarını güçlendirme stratejisi, Türkiye için dolaylı da olsa önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, hem ABD hem de Çin ile dengeli ilişkiler yürüten bir ülke olarak benzer bir ikilemle karşı karşıya. İngiltere'nin izlediği pragmatik yaklaşım, Ankara için bir model oluşturabilir. Ayrıca, İngiltere'nin Asya-Pasifik'e yönelmesi, Türkiye'nin Avrupa ve Orta Doğu'daki ticari konumunu etkileyebilir. Türk şirketleri için Güneydoğu Asya pazarlarında İngiliz rekabeti artabilir. Öte yandan, İngiltere'nin Çin ile ticaretini artırması, Türkiye'nin Çin ile olan ekonomik ilişkilerini de dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, bu gelişmeleri yakından takip ederek kendi dış ticaret stratejisini buna göre uyarlayabilir.