İngiltere hükümeti, İsrail işgali altındaki Batı Şeria'daki yerleşimlerden gelen ürünlere yönelik ticaret kısıtlamalarını duyurmaya hazırlanıyor. Dışişleri Bakanı Ed Miliband'ın Salı günü parlamentoya sunacağı önerilerin, yerleşim bölgelerinden ihraç edilen malların etiketlenmesi ve ticaretinin kısıtlanmasını kapsaması bekleniyor. Karar, İngiltere'nin uluslararası hukuka uygun olarak işgal altındaki topraklardaki yerleşimleri yasadışı görmesi ve bu bölgelerden gelen ürünlere ayrımcılık yapılmasını engellemeye yönelik uzun süredir devam eden tartışmaların son halkası olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı
İngiltere, 2020'den bu yana Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlerin menşe etiketinde belirtilmesini zorunlu kılmıştı. Ancak bu uygulama, yerleşim ürünlerinin ticaretini yasaklamıyor; sadece tüketicinin bilgilendirilmesini amaçlıyordu. Yeni düzenlemenin, bu ürünlere yönelik ithalat kısıtlamaları veya gümrük tarifeleri getirmesi bekleniyor. Ed Miliband, İşçi Partisi hükümetinin göreve gelmesinden bu yana Orta Doğu politikasında daha dengeli bir çizgi izleyeceğinin sinyallerini vermişti.
İsrail'in 1967'den bu yana işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da yaklaşık 700 bin yerleşimci yaşıyor. Uluslararası Adalet Divanı, 2004 yılındaki danışma görüşmesinde yerleşimlerin uluslararası hukuka aykırı olduğunu teyit etmişti. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2334 sayılı kararı da tüm yerleşim faaliyetlerini kınadı. İngiltere, bu kararlara uygun olarak yerleşimlerin yasadışı olduğunu kabul ediyor ancak bugüne kadar ticari yaptırım uygulamaktan kaçınıyordu. Yeni adım, Londra'nın pozisyonunu somutlaştırması açısından kritik bir dönüm noktası olabilir.
İngiltere'nin bu hamlesi, Avrupa Birliği'nin 2022'de aldığı ve yerleşim ürünlerinin etiketlenmesini genişleten kararına paralel bir adım olarak görülüyor. AB, 2015'ten beri yerleşim ürünlerinin menşe bilgisini zorunlu kılıyor. İngiltere'nin Brexit sonrası bağımsız ticaret politikası kapsamında attığı bu adım, ülkenin uluslararası hukuka bağlılığını gösterme çabası olarak yorumlanıyor. Ancak İsrail yanlısı gruplar, bu tür kısıtlamaların İsrail'e karşı ayrımcılık anlamına geldiğini savunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İngiltere'nin kararı, Orta Doğu barış sürecinde Avrupa'nın rolünü yeniden tanımlayabilir. ABD yönetimi, İsrail ile Filistin arasındaki müzakerelerde aktif arabuluculuk yapmaya çalışırken, Avrupa ülkelerinin tek taraflı adımları dengeyi bozabilir. Ancak İngiltere, bu adımı İsrail'e yönelik bir yaptırım değil, uluslararası hukukun gereği olarak sunuyor. Yine de İsrail hükümetinin sert tepki vermesi ve karşı önlemler alması muhtemel.
Filistin yönetimi ise kararı memnuniyetle karşılayacaklarını açıkladı. Filistin Dışişleri Bakanlığı, "İngiltere'nin bu adımı, işgal altındaki topraklardaki yasadışı yerleşimlerin ekonomik olarak desteklenmemesi gerektiğini gösteriyor" dedi. Analistler, İngiltere'nin bu hamlesinin diğer Avrupa ülkeleri için de örnek teşkil edebileceğini belirtiyor. Özellikle İrlanda, İspanya ve Belçika gibi ülkelerin benzer adımlar atması bekleniyor.
Uluslararası ticaret hukuku açısından, yerleşim ürünlerinin etiketlenmesi ve kısıtlanması Dünya Ticaret Örgütü kurallarına aykırı değil. Çünkü bu bölgeler İsrail'in egemenliği altında değil, işgal altında. Dolayısıyla İngiltere'nin atacağı adım, hukuki bir zemine oturuyor. Ancak İsrail, bu tür adımları "ekonomik terörizm" olarak nitelendiriyor ve karşı yaptırım tehdidinde bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasını uzun yıllardır destekliyor ve İsrail yerleşimlerini uluslararası hukuka aykırı olarak tanımlıyor. İngiltere'nin attığı bu adım, Türkiye'nin pozisyonunu güçlendirebilir. Ancak Türkiye'nin İngiltere ile ticari ilişkileri göz önüne alındığında, bu kararın doğrudan bir etkisi olmayacak. Yine de Ankara, Avrupa'da artan Filistin yanlısı eğilimi memnuniyetle karşılayacak ve benzer adımların diğer ülkelerden gelmesi için diplomatik çaba harcayabilir. Bölgesel istikrar açısından, İngiltere'nin hamlesi İsrail'in uluslararası izolasyonunu artırabilir ve iki devletli çözüm çağrılarını yeniden gündeme taşıyabilir.