Birleşik Krallık'ta faaliyet gösteren pub, bar ve restoranların yaklaşık dörtte biri, artan maliyetler ve düşen müşteri sayısı nedeniyle zarar ediyor. Sektör temsilcileri tarafından yayımlanan yeni anket verilerine göre, işletmelerin yüzde 24'ü kârlılık sınırının altında faaliyet gösteriyor. Bu durum, ünlü şefler ve restoran zinciri sahiplerinin, hükümete KDV indirimi çağrısı yaptığı bir kampanyayla aynı döneme denk geldi.
Artan maliyetler ve düşen talep
UKHospitality, British Institute of Innkeeping ve diğer sektör kuruluşları tarafından derlenen veriler, konaklama ve yeme-içme sektörünün pandemi sonrası toparlanma sürecinde zorlandığını gösteriyor. Enerji faturalarındaki artış, yüksek enflasyon ve tüketici harcamalarındaki daralma, işletmelerin maliyetlerini karşılamasını giderek güçleştiriyor. Özellikle küçük bağımsız işletmeler, %20'lik KDV oranı ve artan personel giderleri nedeniyle iflasın eşiğine geldi. Raporda, sektörün toplam borcunun 2024 itibarıyla 3 milyar sterlini aştığı belirtiliyor.
Ünlü şefler Tom Kerridge, Angela Hartnett ve Michel Roux Jr.'ın da aralarında bulunduğu bir grup, hükümete acil KDV indirimi çağrısı yapan bir kampanya başlattı. “VAT Cut for Hospitality” adlı kampanya, sektördeki KDV oranının %20'den %10'a düşürülmesini talep ediyor. Kampanya yetkilileri, bu indirimin 50 binden fazla işletmenin kapanmasını önleyebileceğini ve 300 bin kişinin işini kurtarabileceğini öne sürüyor.
Avrupa genelinde benzer eğilimler
Birleşik Krallık'taki bu durum, Avrupa genelinde konaklama sektörünün karşı karşıya olduğu zorlukların bir yansıması olarak görülüyor. Almanya ve Fransa'da da enerji maliyetleri ve enflasyon nedeniyle benzer sıkıntılar yaşanıyor. Ancak bazı Avrupa ülkeleri, sektörü desteklemek için KDV oranlarını geçici olarak düşürmüş durumda. Örneğin Almanya'da restoran yemeklerinde KDV %7'ye indirilmişken, Fransa %10'luk bir oran uyguluyor. İngiltere'deki kampanyacılar, bu örnekleri referans göstererek hükümete daha rekabetçi bir vergi politikası çağrısı yapıyor.
Uzmanlar, sektörün toparlanmasının sadece vergi indirimiyle mümkün olmayabileceğini, aynı zamanda işgücü açığı ve düzenleyici reformların da ele alınması gerektiğini vurguluyor. Özellikle Brexit sonrası işgücü piyasasında yaşanan sıkıntılar, sektörde personel bulmayı zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin turizm ve konaklama sektörü için dolaylı da olsa önemli sinyaller taşıyor. İngiltere, Türkiye'nin en büyük turist kaynak pazarlarından biri olduğu için, İngiliz tüketicilerin harcama gücündeki daralma, Türkiye'ye olan turizm talebini de etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'de de yeme-içme sektörü yüksek enflasyon ve maliyet baskısı altında. İngiltere'deki KDV indirimi kampanyasının başarısı, Türkiye'deki benzer talepler için emsal oluşturabilir. Ancak doğrudan bir etkiden bahsetmek için erken; gelişmelerin izlenmesi gerekiyor.