İngiltere'de devlet bakımından ayrılan genç yetişkinlerin ölüm oranı, genel nüfusa kıyasla üç ila dört kat daha yüksek. Yeni bir inceleme, bu durumun temel nedeninin, bakım sonrası bireylerin karşılaştığı yalnızlık ve destekteki 'muazzam düşüş' olduğunu ortaya koydu. İnceleme, bu savunmasız grubun ölümlerinin önlenebilir olduğunu ve sistemin onları yüzüstü bıraktığını vurguluyor.
İncelemenin Bulguları
İngiltere'de yapılan kapsamlı bir inceleme, bakım sonrası genç yetişkinlerin (care leavers) ölüm oranlarının genel nüfusa göre üç ila dört kat daha yüksek olduğunu gösterdi. İnceleme, bu gençlerin çoğunun 18 yaşına geldiklerinde devlet bakımından ayrılmak zorunda kaldıklarını ve bu süreçte kendilerine sağlanan desteğin hızla kesildiğini belirtiyor. Yalnızlık, barınma sorunları, işsizlik ve akıl sağlığı hizmetlerine erişimde yaşanan güçlükler, ölümlerin temel faktörleri arasında sayılıyor.
İnceleme raporu, bakım sonrası gençlerin ölümlerinin büyük çoğunluğunun önlenebilir olduğunu vurguluyor. Raporda, bu gençlerin sistemin gözünden kaçtığı, destek mekanizmalarının yetersiz kaldığı ve özellikle 18-25 yaş aralığındaki geçiş sürecinde ciddi boşluklar bulunduğu ifade ediliyor. Ayrıca, bazı gençlerin bakım sonrası destek alabilmek için gerekli kriterleri karşılayamadığı veya mevcut hizmetlerden haberdar olmadığı da tespit edilmiş.
Raporun yazarları, yerel yönetimlerin bakım sonrası gençlere yönelik bütçelerini artırması ve bu gençlerin reşit olduklarında desteksiz bırakılmaması gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, akıl sağlığı hizmetlerinin bu gruba özel olarak uyarlanması ve barınma garantisi sağlanması çağrısında bulunuyorlar.
Sistemik Yetersizlik ve Küresel Yansımalar
İngiltere'deki bu durum, dünya genelinde bakım sistemlerinin karşılaştığı benzer zorlukları gözler önüne seriyor. Birçok ülkede, devlet bakımından ayrılan gençler, reşit olduklarında kendi başlarına bırakılıyor ve topluma entegrasyonları için yeterli destek sağlanmıyor. Bu durum, gençler arasında evsizlik, suç oranlarının artması ve ruh sağlığı sorunlarının yaygınlaşması gibi toplumsal maliyetlere yol açıyor.
Uzmanlar, bakım sonrası gençlere yönelik politikaların yalnızca yasal bir yükümlülük olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir yatırım olarak görülmesi gerektiğini savunuyor. Bu gençlerin eğitim, istihdam ve barınma gibi temel ihtiyaçlarının karşılanması, uzun vadede hem bireysel refahı hem de toplumsal istikrarı olumlu etkiliyor. İngiltere'deki incelemenin diğer ülkeler için de yol gösterici olması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu inceleme, Türkiye'deki çocuk koruma sistemi ve bakım sonrası gençlere yönelik politikalar açısından da önemli dersler içeriyor. Türkiye'de de benzer şekilde, 18 yaşını dolduran ve devlet bakımından ayrılan gençler, barınma, iş bulma ve eğitim gibi konularda zorluklarla karşılaşabiliyor. Bu durum, gençlerin topluma entegrasyonunu engelliyor ve sosyal dışlanma riskini artırıyor. Türkiye'nin, bakım sonrası gençlere yönelik destek mekanizmalarını güçlendirmesi, onların bağımsız yaşam becerilerini geliştirmesi ve psikososyal destek hizmetlerini yaygınlaştırması büyük önem taşıyor. Ayrıca, bu alanda veri toplama sistemlerinin geliştirilmesi ve ölüm oranlarının izlenmesi, mevcut sorunların tespiti ve çözümü için kritik bir adım olacaktır.