İngiltere Dışişleri Bakanlığı, Sudan'da yaşanan kitlesel şiddet ve soykırım uyarılarına rağmen Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile ilişkileri önceliklendirmekle suçlanıyor. Yale Üniversitesi İnsan Hakları Araştırmaları Laboratuvarı direktörü, Salı günü İngiliz Parlamentosu'nun bir alt komitesinde yapacağı açıklamada, Foreign Office'in Birleşik Arap Emirlikleri'nden gelen 'baskı' nedeniyle soykırım uyarılarına yanıt vermediğini söyleyecek. İngiltere'nin, Sudan'da savaşan taraflara silah sağlayan BAE'ye yönelik herhangi bir yaptırım veya kınama kararı almaması, uluslararası toplumda tepki çekiyor.
Krizin arka planı: Sudan'da insanlık dramı
Sudan'da Nisan 2023'te başlayan çatışmalar, ülkeyi derin bir insani krizin içine sürükledi. Egemenlik Konseyi Başkanı General Abdulfettah el-Burhan liderliğindeki Sudan Silahlı Kuvvetleri (SAF) ile Muhammed Hamdan Dagalu (Hemedti) komutasındaki Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasındaki güç mücadelesi, on binlerce kişinin ölümüne ve milyonlarca kişinin yerinden edilmesine yol açtı. Çatışmalar özellikle Dartfur bölgesinde etnik temizlik ve soykırım boyutuna ulaştı. Birleşmiş Milletler, Sudan'da 25 milyondan fazla insanın acil insani yardıma ihtiyaç duyduğunu belirtiyor. Yale Üniversitesi araştırmacıları, RSF ve müttefik milislerin Dartfur'da sistematik olarak sivilleri hedef aldığını, toplu infazlar ve tecavüzler gerçekleştirdiğini belgeledi. BAE ise RSF'ye lojistik ve mali destek sağlamakla suçlanıyor; ancak Abu Dabi yönetimi bu iddiaları reddediyor. İngiltere Dışişleri Bakanlığı'nın, BAE'nin rolüne ilişkin istihbarat raporlarına rağmen sessiz kalması, 'çifte standart' eleştirilerini artırıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Güç oyunları ve petrol
Sudan krizi, sadece iç savaş değil; aynı zamanda bölgesel ve küresel aktörlerin çıkar çatışmasının bir yansıması. BAE, Kızıldeniz'deki stratejik konumu ve enerji kaynaklarına erişim nedeniyle Sudan'la yakın ilişkiler kurmayı hedefliyor. RSF'ye verdiği destekle, ülkenin altın madenleri ve tarım arazileri üzerinde nüfuz kazanmayı amaçlıyor. Suudi Arabistan ve Mısır ise SAF'yi destekliyor. Bu durum, Sudan'ı bir vekalet savaşı alanına dönüştürüyor. İngiltere'nin BAE ile ticari ve askeri işbirliği (BAE, İngiliz silah sanayisinin önemli bir alıcısı), Londra'nın insan hakları söylemiyle eylemleri arasındaki çelişkiyi gözler önüne seriyor. Amerikan Yale Üniversitesi'nin hazırladığı rapor, İngiltere'nin Sudan'da soykırımı önleme yükümlülüğünü ihmal ettiğini ortaya koyuyor. Parlamento komitesi, bu iddiaları soruşturacak ve İngiltere'nin politikasının sorgulanmasına yol açacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sudan krizi, Türkiye'nin Doğu Afrika ve Kızıldeniz'deki dengeleri açısından kritik. Türkiye, Sudan'da tarihsel olarak SAF ile iyi ilişkiler kurmuş, ancak son dönemde BAE ve RSF'ye yakınlaşma sinyalleri vermişti. Bu gelişme, Türkiye'nin bölgedeki nüfuz mücadelesinde dikkatli bir denge politikası izlemesi gerektiğini gösteriyor. İngiltere'nin BAE'yi öncelemesi, Ankara'nın Londra'yla ilişkilerinde insan hakları söyleminin samimiyetini sorgulamasına neden olabilir. Ayrıca, Sudan'daki istikrarsızlık, Türkiye'nin Kızıldeniz'deki deniz güvenliği ve enerji hatları açısından risk oluşturuyor. Ankara'nın, Sudan'da kalıcı barış için bölgesel inisiyatiflere katkıda bulunması önem arz ediyor.