İngiltere'de bir gizli muhabir, ülkedeki aşırı sağ grupların iç yüzünü ve gerçekte nasıl göründüklerini araştırdı. Son dönemde göçmen karşıtı söylemlerin ve ırkçı saldırıların arttığı Birleşik Krallık'ta, bu grupların tabanı, motivasyonları ve eylem planları mercek altına alındı. Araştırma, aşırı sağın yalnızca marjinal bir olgu olmadığını, ana akım siyasete ve gündelik hayata sızdığını gözler önüne seriyor.
Aşırı Sağın Yükselişi ve Perde Arkası
Gizli muhabirin elde ettiği bilgilere göre, aşırı sağ gruplar sosyal medya üzerinden gençleri hedef alıyor ve göçmen karşıtı propagandayı yayıyor. Bu gruplar, ekonomik belirsizlik ve kültürel değişim korkusunu kullanarak taraftar topluyor. Özellikle Kuzey İngiltere'deki eski sanayi bölgelerinde işsizlik ve yoksullukla boğuşan kesimler, aşırı sağın vaatlerine kapılabiliyor.
Araştırma kapsamında, aşırı sağ grupların mitinglerine katılan muhabir, burada yapılan konuşmalarda açıkça ırkçı ve İslamofobik ifadeler kullanıldığına tanık oldu. Grupların liderleri, 'Beyaz İngiltere' söylemiyle beyaz üstünlüğünü savunuyor ve göçmenleri suç oranlarının artmasının sebebi olarak gösteriyor. Ayrıca, bu grupların bazı üyelerinin şiddet eğilimli olduğu ve provokasyonlara hazırlandığı belirtiliyor.
İngiliz polisi, son yıllarda aşırı sağ kaynaklı terör saldırılarının arttığını ve bu grupların takip edildiğini açıklamıştı. 2016'da milletvekili Jo Cox'un öldürülmesi ve 2019'da Londra'da bir caminin yakınında düzenlenen saldırı gibi olaylar, aşırı sağın tehlikesini gözler önüne sermişti. Gizli muhabirin araştırması, bu tehdidin hala canlı olduğunu ve daha organize bir hal aldığını gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İngiltere'deki aşırı sağ hareket, Avrupa ve Kuzey Amerika'daki benzer oluşumlarla bağlantılı. Özellikle ABD'deki beyaz üstünlükçü gruplarla ve Avrupa'daki popülist sağ partilerle ideolojik yakınlık taşıyor. Brexit sürecinde göçmen karşıtı söylemlerin ana akıma taşınması, bu grupların cesaret kazanmasına yol açtı. Son yıllarda İngiltere'deki aşırı sağ, çevrimiçi platformlarda radikalleşme ve uluslararası ağlar kurma konusunda etkinlik gösteriyor.
Uzmanlar, aşırı sağın yükselişinin yalnızca İngiltere'ye özgü olmadığını, küresel bir trend olduğunu vurguluyor. Ekonomik kriz, göç dalgaları ve kimlik siyaseti, birçok ülkede aşırı sağın güçlenmesine zemin hazırlıyor. İngiltere özelinde ise, ana akım siyasetçilerin göçmen karşıtı söylemlere prim vermesi, aşırı sağın normalleşmesine katkıda bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki aşırı sağın yükselişi, Türkiye ve Türk toplumu açısından doğrudan riskler barındırıyor. Birleşik Krallık'ta yaşayan yaklaşık 500 bin Türk kökenli insan, bu grupların hedefi olabilir. Aşırı sağın İslamofobik ve yabancı karşıtı söylemleri, Türk vatandaşlarının güvenliğini tehdit edebileceği gibi, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkileri de olumsuz etkileyebilir. Türkiye, İngiltere ile ticaret ve savunma işbirliğini sürdürürken, artan ırkçılık ve ayrımcılık konusunda hassasiyetini korumalı ve Türk diasporasının haklarını savunmalıdır. Ayrıca, Avrupa genelinde aşırı sağın yükselişi, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde de yeni zorluklar yaratabilir.