İngiltere'de 2 Mayıs 2024 tarihinde yapılan yerel ara seçimler (by-elections), Başbakan Rishi Sunak liderliğindeki Muhafazakar Parti için beklenenin aksine tam bir hezimetle sonuçlanmadı. Ancak parti, özellikle işçi sınıfının yoğun olduğu bölgelerde ciddi oy kaybı yaşarken, ana muhalefetteki İşçi Partisi önemli kazanımlar elde etti. Seçimler, ülkede yüksek enflasyon, artan grevler ve yükselen mortgage oranları nedeniyle zor günler geçiren seçmenin nabzını tutması açısından kritik bir gösterge olarak değerlendiriliyor.
Seçim sonuçları ve siyasi dengeler
İngiltere genelinde 107 yerel yönetim biriminde yapılan seçimlerde, Muhafazakar Parti yaklaşık 500 sandalye kaybederken, İşçi Partisi 600'den fazla sandalye kazandı. Liberal Demokratlar da 100'ün üzerinde sandalye ekleyerek üçüncü büyük parti konumunu pekiştirdi. Başbakan Sunak, seçim sonuçlarını "hayal kırıklığı" olarak nitelendirirken, "henüz resmi sonuçlar kesinleşmedi, ancak partimiz birçok yerde rekabetçi kalmayı başardı" ifadelerini kullandı. İşçi Partisi lideri Keir Starmer ise sonuçları "tarihi bir dönüm noktası" olarak değerlendirerek, "İnsanlar değişim istiyor ve biz bu değişimi getireceğiz" dedi.
Seçimlerin en dikkat çeken sonuçlarından biri, geleneksel olarak Muhafazakar Parti'nin kalesi olarak bilinen güney İngiltere'deki bazı bölgelerde İşçi Partisi'nin zafer kazanması oldu. Özellikle Hartlepool, Sunderland ve Middlesbrough gibi eski sanayi kentlerinde İşçi Partisi'nin oylarını artırması, Sunak hükümetinin "kuzeyin güçlendirilmesi" (levelling up) vaatlerinin yetersiz kaldığını gösteriyor. Analistler, seçmenin ekonomik kaygılar ve sağlık hizmetlerindeki aksaklıklar nedeniyle muhafazakarlardan uzaklaştığını belirtiyor.
Ekonomik kriz ve seçmen tercihi
İngiltere'de son iki yıldır devam eden yüksek enflasyon (Mart itibarıyla %10,1) ve artan yaşam maliyeti, seçmenin en önemli gündem maddesi olmaya devam ediyor. Ülkede yaz aylarında sağlık çalışanlarından öğretmenlere, demiryolu işçilerinden avukatlara kadar pek çok sektörde grevler yaşanırken, hükümetin bu grevleri çözme konusunda yetersiz kalması muhafazakarlara oy kaybettiriyor. Ayrıca, Merkez Bankası'nın faiz artırımları nedeniyle mortgage oranlarının %6'ya yaklaşması, ev sahiplerini zor durumda bırakıyor. İşçi Partisi, seçim kampanyasında enerji faturalarına tavan fiyat uygulanması, sağlık harcamalarının artırılması ve konut kredisi faizlerinin düşürülmesi gibi somut vaatlerle öne çıktı.
Uzmanlar, bu seçimlerin 2025'te yapılması beklenen genel seçimlerin bir ön gösterimi olduğunu vurguluyor. Eğer mevcut eğilim devam ederse, İşçi Partisi'nin 14 yıl aradan sonra iktidara dönme ihtimali yüksek görünüyor. Ancak, Starmer'ın partisi içindeki ayrılıklar ve sol kanadın muhalefeti, seçim başarısının istikrara dönüşmesini engelleyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki bu siyasi değişim rüzgarı, Türkiye-İngiltere ilişkileri açısından da önemli sinyaller taşıyor. Muhafazakar Parti'nin güç kaybetmesi, özellikle Brexit sonrası imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması'nın yeniden müzakere edilme ihtimalini gündeme getirebilir. İşçi Partisi'nin iktidara gelmesi durumunda, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde İngiltere'nin rolü değişebilir; çünkü Starmer, AB'ye yakınlaşma politikası izleyeceğini sinyallemiştir. Ayrıca, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs konularında İngiltere'nin tutumu, yeni hükümetle birlikte daha dengeli bir çizgiye kayabilir. Türkiye, bu süreçte İngiltere'deki siyasi gelişmeleri yakından izlemeli ve iki ülke arasındaki stratejik iş birliğini sürdürecek adımlar atmalıdır.