İngiltere'de aile içi şiddet mağdurlarına destek veren yardım kuruluşları, faillerin mağdurları kontrol altında tutmak için mali ve teknolojik araçları kullanma oranında 'çarpıcı' bir artış olduğunu bildirdi. Refuge adlı kuruluş, teknoloji destekli veya ekonomik istismar vakalarına yönelik yönlendirmelerde yıllık yüzde 78'lik bir artış kaydedildiğini açıkladı. Bu durum, dijital çağda aile içi şiddetin yeni boyutlar kazandığını ve mağdurların sadece fiziksel değil, aynı zamanda mali bağımsızlıklarının da hedef alındığını gösteriyor.
Gelişmenin arka planı
Refuge'un raporuna göre, 2023-2024 döneminde teknoloji ve finans yoluyla işlenen istismar vakalarına ilişkin yönlendirmeler 'şaşırtıcı' bir şekilde arttı. Özellikle, faillerin mağdurlara ait banka hesaplarına erişme, kredi kartlarını kontrol etme, hatta mağdurlar adına borçlanma gibi yöntemler kullandığı belirtiliyor. Ayrıca, akıllı telefonlar aracılığıyla konum takibi, sosyal medya hesaplarına izinsiz erişim ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden sürekli taciz gibi teknikler de yaygınlaşıyor. Yardım kuruluşları, bu tür istismarın mağdurlar üzerinde uzun süreli psikolojik ve mali yıkıma yol açtığını vurguluyor. Özellikle pandemi sonrası dönemde ev içi şiddet vakalarının arttığı, ancak teknoloji ve mali araçların kullanımındaki bu artışın özellikle endişe verici olduğu ifade ediliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme sadece İngiltere ile sınırlı kalmayıp, küresel bir soruna işaret ediyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, dünya genelinde kadınların yüzde 30'u hayatlarının bir döneminde fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalıyor; ancak ekonomik ve teknolojik şiddet bu oranlara dahil edilmiyor. Avrupa Birliği ülkelerinde de benzer eğilimler gözleniyor. Örneğin, Almanya'da dijital şiddet vakalarının son iki yılda yüzde 40 arttığı rapor edilmişti. İngiltere'deki bu artış, diğer ülkeler için de uyarıcı nitelikte. Uzmanlar, yasaların bu yeni şiddet biçimlerine uygun şekilde güncellenmesi gerektiğini, bankaların ve teknoloji şirketlerinin mağdurları korumak için daha fazla sorumluluk alması gerektiğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de aile içi şiddet ve kadına yönelik şiddet ciddi bir sorun olup, teknoloji ve mali araçların kullanımıyla işlenen istismar vakaları giderek artmaktadır. 6284 sayılı Kanun ve İstanbul Sözleşmesi gibi yasal düzenlemeler mevcut olsa da, uygulamada aksaklıklar yaşanmaktadır. İngiltere'deki bu artış, Türkiye'de de benzer bir eğilim olabileceğini düşündürmektedir. Özellikle ekonomik kriz dönemlerinde mali istismarın daha da yaygınlaşması muhtemeldir. Türkiye'nin, teknoloji ve mali istismara karşı mağdurları koruyacak mekanizmalar geliştirmesi ve farkındalık kampanyaları düzenlemesi önem taşımaktadır. Bu tür istismarın tespiti ve önlenmesi için bankalar, telekom operatörleri ve sosyal medya platformlarıyla işbirliği yapılması gerekmektedir.