İngiltere Başbakanı Keir Starmer, 16 yaş altındaki çocukların sosyal medya platformlarını kullanmasının yasaklanacağını açıkladı. Starmer, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, bu platformların gençleri "mutsuz" ettiğini belirterek, çocukların ruh sağlığını korumak için sert önlemler alacaklarını söyledi. Yeni düzenleme, sosyal medya şirketlerine 16 yaş altı kullanıcıları tespit etme ve hesaplarını askıya alma yükümlülüğü getirecek. Uygulamanın ne zaman yürürlüğe gireceği henüz netleşmezken, yasağın ihlali durumunda ağır para cezaları öngörülüyor. Karar, Birleşik Krallık'ta geniş yankı uyandırırken, ifade özgürlüğü ve dijital haklar konusunda tartışmaları da beraberinde getirdi.
Gelişmenin arka planı
Starmer'ın bu hamlesi, son yıllarda artan çocuk ruh sağlığı krizine bir yanıt olarak değerlendiriliyor. İngiltere'de yapılan araştırmalar, 10-15 yaş arası çocukların yüzde 80'inin sosyal medya kullandığını ve bu grupta kaygı bozukluğu, depresyon ve yalnızlık hissinin giderek yaygınlaştığını gösteriyor. Hükümet, sosyal medyanın özellikle kız çocukları üzerindeki beden algısı, siber zorbalık ve uyku düzeni üzerinde olumsuz etkileri olduğunu vurguluyor. Yasağın yanı sıra, ebeveynlere çocuklarının dijital aktivitelerini kontrol etme konusunda daha fazla sorumluluk verilmesi ve okullarda medya okuryazarlığı eğitiminin zorunlu hale getirilmesi planlanıyor. Ancak bazı uzmanlar, yasağın tam olarak uygulanmasının zor olduğuna ve çocukların VPN gibi araçlarla kısıtlamaları aşabileceğine dikkat çekiyor.
Teknoloji şirketleri ise karara tepkili. Meta, TikTok ve X gibi platformlar, yaş doğrulama sistemlerinin henüz yeterince gelişmediğini ve bu tür bir yasağın hem teknik hem de hukuki olarak sorunlu olduğunu savunuyor. Öte yandan, çocuk hakları örgütleri, yasağın çocukları dijital dünyadan tamamen izole etmek yerine, güvenli kullanım alışkanlıkları kazandırmaya odaklanması gerektiğini belirtiyor. Starmer ise, "Çocuklarımızı korumak için kararlıyız. Sosyal medya şirketleri kendi kendilerini düzenleyemedi, biz devreye girmek zorunda kaldık" dedi.
Bölgesel veya küresel boyut
İngiltere'nin bu adımı, Avrupa'da dijital düzenleme alanında yeni bir çığır açabilir. Fransa ve Almanya daha önce benzer kısıtlamalar getirmiş olsa da, İngiltere'nki kadar kapsamlı bir yasak henüz uygulanmamıştı. Avrupa Birliği, Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ile çocukları çevrimiçi risklerden korumayı hedefliyor ancak doğrudan bir yaş sınırlaması getirmiyor. Karar, Avustralya'nın 2023'te 16 yaş altı için sosyal medyayı yasaklamasından sonra gelen en sert ulusal kısıtlama olarak öne çıkıyor. Küresel teknoloji şirketleri, bu tür yasakların iş modellerini tehdit ettiğini ve ifade özgürlüğünü kısıtladığını savunarak, uluslararası hukuk yollarına başvurmayı değerlendiriyor. Diğer yandan, Birleşmiş Milletler çocuk hakları komitesi, kararı "çocukların dijital hakları" açısından olumlu ancak dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme olarak nitelendirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin bu kararı, Türkiye'de de dijital düzenleme tartışmalarını yeniden alevlendirebilir. Türkiye'de 13 yaş altı sosyal medya kullanımına yönelik doğrudan bir yasak bulunmamakla birlikte, son dönemde çocukların çevrimiçi güvenliği konusunda kamuoyunda artan bir hassasiyet var. İngiltere'nin uygulaması, Türkiye'de benzer bir adımın atılıp atılamayacağı sorusunu gündeme getiriyor. Ancak Türkiye'nin mevcut dijital altyapısı ve sosyal medya şirketleriyle ilişkileri göz önüne alındığında, böyle bir yasağın uygulanabilirliği tartışmalı. Yine de, küresel bir trend haline gelen çocuk koruma önlemleri, Türkiye'deki ilgili yasal düzenlemeleri etkileyebilir. Öte yandan, Türkiye'nin Avrupa ile entegrasyon sürecinde bu tür standartları benimsemesi, AB ile uyum açısından da önemli bir sinyal olabilir.