Londra — İngiltere'de yapılan yeni bir kamuoyu araştırması, halkın büyük çoğunluğunun Avrupa Birliği (AB) ile daha yakın ilişkiler kurulmasını desteklediğini ortaya koydu. Public First tarafından yürütülen ve sonuçları açıklanan ankete göre, seçmenlerin %70'i Brexit sonrası dönemde AB ile daha sıkı bağlar kurulmasını olumlu karşılıyor. Bu oran, iktidardaki İşçi Partisi'nin önde gelen isimlerinin Brexit'in geri çevrilmesi seçeneğini tartışmaya başladığı bir dönemde geldi. Araştırma, kamuoyunun Avrupa konusundaki tutumunda belirgin bir yumuşama olduğunu gösteriyor.
Brexit sonrası kamuoyunda değişim
2016'daki referandumda %52'lik bir oyla AB'den ayrılma kararı alan İngiltere, 2020'de resmen Birlik'ten çıktı. Ancak aradan geçen sürede ekonomik zorluklar, ticaret engelleri ve Kuzey İrlanda protokolü kaynaklı sorunlar kamuoyunda pişmanlık yarattı. Public First'ün bulguları, bu pişmanlığın sandık desteğine dönüşmeye başladığını gösteriyor. Ankete katılanların büyük bölümü, özellikle gençler ve kentli seçmenler, AB ile ortak pazar erişimi, hareketlilik ve bilimsel işbirliği gibi konularda yeniden yakınlaşma istiyor.
İşçi Partisi içindeki üst düzey isimlerin ("grandees") Brexit'in yönünü tartışmaya açması, bu değişimin siyasi yansıması olarak görülüyor. Parti yönetimi resmi olarak yeniden katılımı gündemine almasa da, kabine üyeleri arasında AB ile gümrük birliği veya tek pazar üyeliği gibi seçeneklerin konuşulmaya başlandığı biliniyor.
Öte yandan, Brexit yanlısı kampanyanın önde gelen ismi Nigel Farage'ın seçmen tabanında da bir çatlak oluştuğu gözlemleniyor. Anket sonuçları, Farage'a oy verenlerin bir kısmının bile AB ile daha sıkı ilişkileri desteklediğini ortaya koydu. Bu, Brexit konusunun artık sadece "açık/kapalı" bir mesele olmaktan çıkıp, ilişkilerin derecesine odaklanan bir zemine kaydığını gösteriyor. Uzmanlar, 2024 genel seçimlerinde muhafazakâr seçmenin bir bölümünün ekonomik kaygılarla AB'ye daha pragmatik yaklaştığını belirtiyor.
Avrupa ve küresel yansımalar
İngiltere'nin AB ile ilişkilerini yeniden şekillendirme arayışı, Avrupa kıtasındaki jeopolitik dengeler açısından da önem taşıyor. Rusya'nın Ukrayna işgali sonrası Avrupa güvenlik mimarisi yeniden kurulurken, İngiltere'nin AB savunma ve dış politika mekanizmalarına ne ölçüde entegre olacağı kritik bir soru. Ayrıca, ABD ile AB arasındaki ticaret gerilimleri ve Çin'e karşı ortak tutum gibi başlıklarda İngiltere'nin konumu belirsizliğini koruyor.
Ekonomik açıdan, İngiltere'nin AB ile ticaretinde yaşanan düşüş, ülkenin büyüme potansiyelini sınırlıyor. İngiliz Sanayi Konfederasyonu (CBI) gibi kuruluşlar, AB ile gümrük birliğine dönüşün ekonomik faydalarını vurguluyor. Ancak siyasi olarak yeniden katılım, egemenlik ve göç konularındaki hassasiyetler nedeniyle kısa vadede zor görünüyor. Kamuoyundaki bu kaymanın, önümüzdeki yıllarda İngiltere-AB ilişkilerini yeniden şekillendirebilecek bir ivme yaratabileceği değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin AB ile yakınlaşma eğilimi, Türkiye'nin Avrupa ile ilişkileri açısından dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Brexit sonrası İngiltere ile imzalanan serbest ticaret anlaşması, Türkiye için kritik bir ekonomik bağ. İngiltere'nin AB'ye yakınlaşması, bu anlaşmanın güncellenmesi ve Türkiye'nin AB pazarına dolaylı erişimi bakımından fırsatlar yaratabilir. Ayrıca, Avrupa'da güçlenen "AB'ye dönüş" rüzgârı, Türkiye'nin kendi katılım sürecini yeniden canlandırmasa da, Ankara'nın Batı ile dengeli ilişkiler kurma çabalarına zemin hazırlayabilir. Öte yandan, İngiltere'nin AB savunma yapılarına entegrasyonu, NATO içindeki dengeleri etkileyerek Türkiye'nin ittifak içindeki konumunu dolaylı yoldan etkileyebilir.