İngiltere’de çok sayıda parlamenter, İsrail’e karşı yaptırım uygulanması çağrısında bulunurken Başbakan Keir Starmer’ın Gazze politikası ağır eleştirilere hedef oldu. Middle East Eye’ın haberine göre, milletvekilleri ve sivil toplum kuruluşları, İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonları ve uluslararası hukuku ihlal ettiği gerekçesiyle Birleşik Krallık hükümetine yaptırım çağrısında bulunuyor. Starmer’ın Gazze’ye ilişkin tutumu, özellikle İşçi Partisi içinde büyük rahatsızlık yaratmış durumda. Eski parti lideri Jeremy Corbyn’in İsrail karşıtı söylemlerinin aksine Starmer’ın daha dengeli bir politika izlemeye çalıştığı belirtilse de, bu durum bir kesim tarafından yetersiz bulunuyor.
Gelişmenin arka planı
İngiliz parlamenterlerin bu çağrısı, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarının uluslararası kamuoyunda artan tepkilere yol açması üzerine geldi. Birleşmiş Milletler ve pek çok insan hakları örgütü, İsrail’in sivil altyapıyı hedef almasını ve aşırı güç kullanmasını kınarken, İngiltere’deki bazı siyasetçiler hükümetin daha somut adımlar atması gerektiğini savunuyor. Özellikle İsrail’e yönelik silah ihracatının durdurulması ve bireysel yaptırımlar gibi önlemler gündemde. Starmer ise, İngiltere’nin İsrail ile diplomatik bağlarını korumak istediğini ancak uluslararası hukuka aykırı eylemleri desteklemeyeceğini ifade ediyor. Ancak bu duruş, özellikle partisinin sol kanadı ve bazı bağımsız milletvekilleri tarafından “ikiyüzlülük” olarak nitelendiriliyor.
İngiliz siyasetinde Filistin meselesi uzun yıllardır tartışmalı bir konu. İşçi Partisi içinde daha önce yaşanan antisemitizm tartışmaları, Starmer’ın bu konudaki hassasiyetini artırmış durumda. Ancak Gazze’de yaşanan son gelişmeler, partiyi yeniden zor bir pozisyona soktu. Milletvekillerinin bir kısmı, Starmer’ın İsrail’e yönelik net bir tavır almadığı takdirde partisinin seçmen nezdinde itibar kaybedeceğini düşünüyor. Öte yandan, İngiltere’nin İsrail ile ticari ve askeri ilişkileri de bu tartışmaların merkezinde yer alıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu gelişme, yalnızca İngiltere iç siyasetini değil, aynı zamanda uluslararası toplumun İsrail’e karşı tutumunu da etkileme potansiyeli taşıyor. İngiltere, geleneksel olarak İsrail’e yakın duran bir ülke olarak bilinse de, son yıllarda Filistin meselesinde daha dengeli bir pozisyon almaya çalışıyor. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler’in de İsrail’i kınayan açıklamalarına rağmen, somut yaptırımlar konusunda adım atılmamış olması, eleştirilerin odağında. İngiltere’nin bu yönde atacağı adımlar, diğer Batılı ülkeler için de bir örnek teşkil edebilir. Özellikle ABD’nin İsrail’e verdiği destek göz önüne alındığında, İngiltere’nin olası bir yaptırım kararı, transatlantik ilişkilerde de yeni bir döneme işaret edebilir. Bu durum, aynı zamanda Orta Doğu’daki barış süreçlerine de etki edebilir. Filistin yönetimi, İngiltere’den gelecek bir yaptırım kararını diplomatik bir zafer olarak görürken, İsrail ise bunu “dostane olmayan bir eylem” olarak değerlendirecektir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle bilinen bir ülke olarak İngiltere’deki bu gelişmeleri yakından takip ediyor. Türk dış politikası, özellikle son dönemde İsrail ile ilişkileri normalleştirme çabalarına rağmen, Gazze’deki insani kriz karşısında net bir duruş sergiliyor. İngiltere’nin olası bir yaptırım kararı, Türkiye’nin de uluslararası platformlarda İsrail’e karşı daha sert tedbirler almasının önünü açabilir. Öte yandan, Türkiye’nin İngiltere ile ticari ilişkileri ve NATO ittifakı da bu süreçte dikkate alınması gereken faktörler arasında. Bölgesel düzeyde ise, İngiltere’nin bu adımı, İsrail’e karşı uluslararası baskının artmasına katkı sağlayabilir ve Türkiye’nin Filistin meselesindeki diplomatik pozisyonunu güçlendirebilir.