İngiltere'de milletvekilleri, ciddi ve tedavi edilemez hastalığı olan yetişkinlerin yardımlı ölüm yoluyla hayatına son vermesine izin vermeyi amaçlayan yasa tasarısını reddetti. Cuma günü Avam Kamarası'nda yapılan oylama, yasal değişiklik isteyenler için ağır bir darbe oldu. Tasarı, uzun süren duygusal tartışmaların ardından yeterli desteği bulamadı. Destekçiler, mücadeleye devam edeceklerini söylese de şimdilik momentum kaybedilmiş durumda.
Yasa Tasarısının Arka Planı ve Oylama Süreci
Söz konusu yasa tasarısı, İngiltere ve Galler'de yardımlı ölümü yasallaştırmayı hedefliyordu. Tasarıya göre, ölümcül hastalığı olan ve zihinsel ehliyete sahip yetişkinler, iki doktorun onayı ve Yüksek Mahkeme hakiminin izniyle yardımlı ölüm talep edebilecekti. Ancak Avam Kamarası'ndaki oylamada tasarı 330'a karşı 275 oyla reddedildi. Bu sonuç, tasarının yasalaşması için gereken salt çoğunluğun sağlanamadığını gösterdi.
Oylama öncesinde yapılan oturumda milletvekilleri, kişisel vicdani kanaatlerini dile getirdi. Başbakan Keir Starmer ve ana muhalefet partisi lideri Rishi Sunak, oylamada serbest oy kullanacaklarını açıklamıştı. Tasarı lehine ve aleyhine kampanya yürüten sivil toplum kuruluşları, sonuçtan memnuniyet veya üzüntü duyduklarını ifade etti.
Tasarıyı destekleyenler, hastaların onurlu bir ölüm hakkına sahip olması gerektiğini savunuyordu. Karşı çıkanlar ise kötüye kullanım riski, yaşlı ve engelli bireyler üzerinde baskı oluşabileceği ve palyatif bakımın yetersiz olduğu endişelerini dile getirdi. Ayrıca, dini gruplar ve bazı tıp kuruluşları da tasarıya karşı çıktı.
Yasal Değişiklik İçin Uzun Soluklu Mücadele
İngiltere'de yardımlı ölüm, 1961 tarihli İntihar Yasası uyarınca yasadışı. Başka birinin intiharına yardım etmek veya teşvik etmek, 14 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılabiliyor. Ancak son yıllarda kamuoyunda bu konudaki tutum değişiyor. Anketler, halkın çoğunluğunun belirli koşullar altında yardımlı ölümü desteklediğini gösteriyor.
2015 yılında benzer bir yasa tasarısı Avam Kamarası'nda reddedilmişti. O dönemde tasarı 330'a karşı 118 oyla reddedilmişti. Bu kez oylama daha yakın bir sonuç verse de tasarı yine geçemedi. İskoçya'da ise farklı bir yasa tasarısı gündemde ve İskoç Parlamentosu'nda görüşülüyor. Ayrıca Jersey ve Man Adası gibi özerk bölgelerde de benzer düzenlemeler tartışılıyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut
Yardımlı ölüm, dünya genelinde tartışmalı bir konu. Hollanda, Belçika, Kanada ve bazı Avustralya eyaletleri gibi ülkelerde yasal. ABD'nin bazı eyaletlerinde ise yalnızca doktor yardımlı intihar şeklinde sınırlı olarak uygulanıyor. İngiltere'deki oylama, diğer ülkelerdeki tartışmalara da ışık tutuyor. Avrupa'da Katolik ve muhafazakar grupların yoğun olduğu ülkelerde yardımlı ölüme karşı direnç sürüyor.
İngiltere'deki karar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları açısından da önem taşıyor. Mahkeme, daha önce verdiği kararlarda yardımlı ölüm hakkının doğrudan tanınmadığını, ancak devletlerin bu konuda takdir marjı olduğunu belirtmişti. İngiltere'nin kararı, bu alandaki yasal çerçevenin şekillenmesinde etkili olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de yardımlı ölüm yasal değil ve konu kamuoyunda geniş bir şekilde tartışılmıyor. Ancak İngiltere'deki bu gelişme, küresel düzeyde yaşam sonu bakımı ve hasta hakları konusundaki tartışmaları etkileyebilir. Türkiye, Avrupa Birliği ile ilişkilerinde insan hakları ve sağlık politikaları başlıklarında işbirliği yapıyor. Bu tür yasal düzenlemeler, Türkiye'nin de dahil olduğu uluslararası platformlarda ele alınabilir. Ayrıca, Türkiye'deki palyatif bakım hizmetlerinin geliştirilmesi ihtiyacı, bu tartışmaların dolaylı bir yansıması olarak öne çıkabilir.