İngiliz Parlamentosu, ölümcül hastalara yardımlı intihar hakkı tanıyacak yasa tasarısını Cuma günü reddetti. Avam Kamarası'nda yapılan oylamada tasarı 330'a karşı 275 oyla düştü. Bu sonuç, Birleşik Krallık'ı yardımlı intihara izin veren Avrupa ülkeleri ve 14 ABD eyaleti dışında bıraktı. Tasarı, doktorların ölümcül hastalara ölümcül ilaç reçete etmesine izin vermeyi amaçlıyordu.
Yasa Tasarısının İçeriği ve Tartışmalar
Tasarı, yaşam beklentisi altı ay veya daha kısa olan zihinsel ehliyet sahibi yetişkinlere, iki doktorun onayı ve Yüksek Mahkeme yargıcının izniyle yardımlı intihar hakkı tanıyordu. Ayrıca, hastanın kararını baskı altında vermediğinden emin olmak için bir dizi güvence öngörülüyordu. Tasarının mimarı İşçi Partisi Milletvekili Kim Leadbeater, düzenlemenin "acı çeken insanlara onurlu bir ölüm seçeneği sunduğunu" savundu. Muhalifler ise, özellikle engelliler ve yaşlılar için kötüye kullanım riski, doktorların rollerinin değişmesi ve palyatif bakımın yetersiz kalacağı endişelerini dile getirdi. Tartışmalar sırasında, bazı milletvekilleri dini ve ahlaki gerekçelerle karşı çıkarken, bazıları da mevcut yasaların yetersiz olduğunu vurguladı.
Oylama, parlamento tarihinde nadir görülen bir vicdan oylamasıydı; yani milletvekilleri parti çizgisinden bağımsız olarak kendi vicdanlarına göre oy kullandı. Başbakan Keir Starmer ve ana muhalefet partisi lideri Rishi Sunak, oylamada tarafsız kaldı. Ancak, kabinedeki bazı bakanlar tasarıyı desteklerken, bazıları karşı çıktı. Tasarının reddi, kampanya grupları için bir zafer, destekçiler için ise hayal kırıklığı oldu. Ötanazi yanlıları, mücadelenin bitmediğini ve konunun yeniden gündeme geleceğini belirtti.
Uluslararası Bağlam ve Karşılaştırma
Birleşik Krallık'ta 1961 tarihli İntihara Yardım Yasası, başkasına intiharında yardım etmeyi veya intihara teşvik etmeyi suç sayıyor ve bu suçun cezası 14 yıla kadar hapis olabiliyor. Ancak, son yıllarda kamuoyu baskısı artmış ve çeşitli yasal girişimler yapılmıştı. İskoçya'da ise farklı bir yasa tasarısı halen görüşülüyor. Dünya genelinde, İsviçre, Hollanda, Belçika, Lüksemburg, Kanada, Avustralya'nın bazı eyaletleri ve Yeni Zelanda gibi ülkelerde yardımlı intihar veya ötanazinin bazı biçimleri yasal. ABD'de ise Kaliforniya, Oregon, Washington gibi 14 eyalet ve Washington D.C.'de yardımlı intihar yasaları mevcut. Bu ülkelerde, uygulamalar genellikle sıkı kurallara bağlı ve yıllık raporlarla denetleniyor. Birleşik Krallık'ın bu gelişmiş ülkeler arasında yer almaması, ülkenin sosyal politikalar açısından muhafazakâr bir çizgide olduğunu gösteriyor.
Tasarının reddi, aynı zamanda Birleşik Krallık'ın Avrupa'daki konumunu da etkiliyor. Avrupa'da ötanaziye izin veren ülkeler arasında İsviçre, Hollanda, Belçika, Lüksemburg, İspanya ve Portekiz bulunuyor. Almanya'da ise Anayasa Mahkemesi 2020'de ötanazi yasağını gevşetmişti. Fransa'da ise Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 2024'te bir yasa tasarısı hazırlığı içinde. Birleşik Krallık'ın bu trendin dışında kalması, ülkenin kendi iç hukukunda önemli bir değişiklik yapmaktan kaçındığını gösteriyor. Öte yandan, İngiliz Milletler Topluluğu ülkelerinden Kanada ve Yeni Zelanda'da yasallaşmış durumda, bu da Birleşik Krallık'ı izole ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de ötanazi ve yardımlı intihar yasal değil; Türk Ceza Kanunu'na göre intihara yönlendirme ve yardım etme suç. Ancak, son yıllarda kamuoyunda tartışılmaya başlandı. İngiliz Parlamentosu'nun ret kararı, Türkiye'deki tartışmalara dolaylı etki edebilir. Avrupa'da yasallaşma eğilimi, Türkiye'nin AB uyum sürecinde sosyal politikalarda reform yapması yönünde baskı oluşturabilir. Ayrıca, Türkiye'nin sağlık turizmi potansiyeli açısından, ötanaziye izin veren ülkelerden gelecek talepler söz konusu olabilir; ancak yasal engeller nedeniyle bu mümkün görünmüyor. Küresel etik tartışmalarında Türkiye'nin pozisyonu, yaşam hakkına öncelik veren muhafazakâr bir çizgide. Bu karar, Türkiye'nin kendi iç hukukunda değişiklik yapması için doğrudan bir baskı oluşturmasa da, uzun vadede uluslararası normların etkisiyle konunun gündeme gelebileceğini gösteriyor.