Birleşik Krallık'ta faaliyet gösteren müzisyenlerin dörtte birinden fazlası, 2021 yılından bu yana Avrupa Birliği ülkelerindeki tüm işlerini kaybetti. Yeni bir araştırmaya göre, turne kazançları ortalama yüzde 45 oranında düşerken, müzisyenlerin yaklaşık yüzde 60'ı Avrupa'da turne yapmanın artık sürdürülebilir olmadığını belirtiyor. Bu durum, Brexit sonrası vize ve çalışma izni düzenlemelerinin sektör üzerindeki yıkıcı etkisini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Gelişmenin arka planı
Araştırma, Birleşik Krallık Müzik Birliği (MU) ve yardım kuruluşu Help Musicians tarafından yayımlandı. Raporda, müzisyenlerin yüzde 27'sinin Avrupa Birliği'ndeki tüm çalışma fırsatlarını kaybettiği, yüzde 73'ünün ise Avrupa'daki işlerinde ciddi bir azalma yaşadığı belirtiliyor. Kazançlardaki düşüş, özellikle bağımsız müzisyenler ve küçük gruplar için yıkıcı boyutlara ulaştı.
Brexit sonrası yürürlüğe giren yeni kurallar, İngiliz müzisyenlerin AB ülkelerinde performans sergilemek için vize almasını ve çalışma izni başvurusu yapmasını gerektiriyor. Ayrıca, ekipman taşıma ve kültürel faaliyetler için gerekli olan ATA karnesi gibi belgeler de süreci daha karmaşık hale getiriyor. Bu bürokratik engeller, özellikle düşük bütçeli müzisyenler için Avrupa'da turne yapmayı neredeyse imkânsız kılıyor.
MU Genel Sekreteri John Smith, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Müzisyenlerin Avrupa'da çalışma kabiliyeti Brexit'ten bu yana ciddi şekilde sekteye uğradı. Hükümetin bu sorunu acilen ele alması ve müzisyenler için daha esnek bir vize rejimi oluşturması gerekiyor" dedi. Help Musicians CEO'su Sarah Woods ise, "Müzisyenlerin gelirlerindeki bu ani düşüş, sektörün kırılgan yapısını daha da zayıflatıyor" ifadelerini kullandı.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu durum, yalnızca Birleşik Krallık müzisyenlerini değil, aynı zamanda AB ülkelerindeki kültürel etkinlikleri ve iş birliklerini de olumsuz etkiliyor. Avrupa genelinde düzenlenen festivaller ve konserler, İngiliz sanatçıların katılımıyla kültürel çeşitlilik kazanırken, bu katılımın azalması sanat ortamını fakirleştiriyor.
Benzer sorunlar, AB'den ayrılan diğer ülkelerde de görülebilir. Örneğin, İsviçre ve Norveç gibi AB üyesi olmayan ülkelerde de müzisyenler benzer bürokratik engellerle karşılaşıyor. Ancak Birleşik Krallık'ın büyüklüğü ve kültürel etkisi düşünüldüğünde, buradaki sorunların küresel ölçekte daha belirgin hissedildiği söylenebilir.
Öte yandan, İngiliz hükümeti ile AB arasında süregelen müzakerelerde kültürel iş birliğinin kolaylaştırılmasına yönelik somut adımlar henüz atılmış değil. Uzmanlar, bu konuda bir anlaşma sağlanamaması halinde, sektörün daha da daralacağını ve yeteneklerin başka pazarlara yöneleceğini öngörüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin AB ile olan kültürel ve ticari ilişkileri açısından dikkatle izlenmelidir. Türkiye, AB ile Gümrük Birliği anlaşmasına sahip olmasına rağmen, vize serbestisi ve hizmet ticareti alanında benzer engellerle karşı karşıyadır. Müzisyenler ve sanatçılar için vize süreçlerinin kolaylaştırılması, Türkiye-AB kültürel diplomasisinde önemli bir adım olabilir. Ayrıca, Türk müzisyenlerin Avrupa pazarına erişimde karşılaştığı zorluklar, bu örnek üzerinden gündeme getirilebilir. Brexit sonrası yaşanan bu daralma, Türkiye'nin AB ile kültürel entegrasyon sürecinde daha proaktif bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini göstermektedir.