Londra, 8 Haziran - Birleşik Krallık'ta iktidardaki İşçi Partisi'nin milletvekillerinin üçte birinden fazlası, hükümete işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan İsrail yerleşimleriyle ticaretin sonlandırılması çağrısında bulundu. Pazartesi günü imzalanan mektupta, bu yerleşimlerin uluslararası hukuku ihlal ettiği ve Filistin topraklarının ilhakını teşvik ettiği vurgulanarak, İngiltere'nin bu yerleşimlerden elde edilen ürünlerin ithalatını yasaklaması talep edildi. Mektuba imza atan 120'den fazla milletvekili, Başbakan Keir Starmer yönetimini, İsrail-Filistin çatışmasında daha dengeli bir duruş sergilemeye ve iki devletli çözümü desteklemeye davet etti.
Yerleşimlerin Hukuki Boyutu ve Uluslararası Tepkiler
BM Güvenlik Konseyi'nin 2334 sayılı kararı, Batı Şeria dahil işgal altındaki Filistin topraklarında İsrail yerleşimlerini 'açık bir uluslararası hukuk ihlali' olarak tanımlıyor. Ancak İsrail, bu kararı tanımadığı gibi, son yıllarda yerleşim faaliyetlerini hızlandırmış durumda. İngiltere'deki bu girişim, ABD ve Avrupa Birliği'nin de benzer yaptırımlar uygulaması yönündeki baskıları hatırlatıyor. Geçtiğimiz yıl, Norveç, İrlanda ve İspanya gibi ülkeler Filistin devletini tanıma kararı almıştı. İngiliz milletvekillerinin mektubu, özellikle İsrail'in Gazze'deki operasyonlarının devam ettiği bir dönemde, uluslararası toplumda İsrail'e yönelik eleştirilerin arttığına işaret ediyor.
Ekonomik Yaptırımların Olası Etkileri
İngiltere'nin yerleşim ürünleri ticaretini yasaklaması halinde, bu durumun İsrail ekonomisi üzerinde sınırlı da olsa bir etkisi olacağı tahmin ediliyor. 2023 verilerine göre, İngiltere ile İsrail arasındaki ticaret hacmi 11 milyar doları aşarken, yerleşimlerden yapılan ihracatın toplam ticaret içindeki payı yüzde 1 civarında. Ancak sembolik önemi büyük olan bu adım, diğer Avrupa ülkelerini de benzer yaptırımlara teşvik edebilir. İsrail ise bu tür girişimlere 'tek taraflı ve düşmanca' yaklaşımlar olarak tepki gösteriyor. Başbakan Netanyahu hükümeti, İngiltere'deki mektubu 'Filistin yanlısı bir lobi faaliyeti' olarak nitelendirirken, İngiliz hükümeti henüz resmi bir yanıt vermedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin uzun süredir savunduğu Filistin davasına uluslararası alanda artan bir desteğin işareti olarak değerlendirilebilir. Türkiye, İsrail yerleşimlerini defalarca kınamış ve iki devletli çözümü desteklemiştir. İngiltere gibi büyük bir AB üyesi olmayan ülkenin bu yönde adım atması, Türkiye'nin Filistin konusundaki diplomatik çabalarına dolaylı da olsa katkı sağlayabilir. Ancak Türkiye-İsrail ilişkileri son dönemde normalleşme sinyalleri verirken, bu tür yaptırım çağrıları Ankara'nın denge politikasını da test edebilir. Türkiye'nin, hem Filistin hem de İsrail ile ilişkilerini sürdürme çabası içinde, bu tür uluslararası girişimleri dikkatle izlemesi bekleniyor.