İngiltere genelinde binlerce doktor, Uluslararası Holokost Anma İttifakı'nın (IHRA) antisemitizm tanımını resmen reddederek, Filistin hakkında konuşan sağlık çalışanlarını koruyacak alternatif bir politika benimsedi. Karar, özellikle İsrail-Filistin çatışmasına ilişkin ifade özgürlüğünü kısıtladığı gerekçesiyle eleştirilen İHRA tanımına karşı tıp camiasında yükselen tepkinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. İngiliz Tabipler Birliği'nin (BMA) geçen ay yaptığı oylamada, doktorların büyük çoğunluğu İHRA tanımının sağlık çalışanlarının Filistin yanlısı faaliyetlerini sansürlemek için kullanıldığını savundu.
Gelişmenin arka planı: İHRA tanımı ve tartışmalar
IHRA'nın antisemitizm tanımı, 2016 yılında kabul edilmiş ve birçok Batı ülkesi tarafından resmen benimsenmişti. Tanım, İsrail devletine yönelik eleştirilerin bazı durumlarda antisemitizm olarak değerlendirilebileceğini belirtiyor. Ancak eleştirmenler, bu tanımın Filistin yanlısı aktivizmi ve İsrail politikalarına yönelik meşru eleştirileri bastırmak için kullanıldığını iddia ediyor. İngiltere'deki doktorlar, özellikle Gazze'deki sağlık krizi ve İsrail'in saldırıları sırasında sağlık çalışanlarının Filistin hakkında konuşmasının engellendiğini belirterek bu tanımın mesleklerine zarar verdiğini vurguladı.
BMA'nın kararı, doktorlar arasında yapılan geniş katılımlı bir oylamanın ardından geldi. Oylamada, İHRA tanımının yerine “Filistin hakkında konuşan sağlık çalışanlarını koruma” politikası kabul edildi. Bu yeni politika, sağlık çalışanlarının insan hakları ihlalleri ve soykırım gibi konularda konuşma özgürlüğünü güvence altına almayı hedefliyor. Karar, Birleşik Krallık genelinde sağlık kurumlarında ve üniversitelerde İHRA tanımının kullanımını sorgulayan daha geniş bir hareketin parçası olarak görülüyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Filistin dayanışması ve ifade özgürlüğü
Bu gelişme, özellikle 7 Ekim 2023'te başlayan İsrail-Gazze savaşı sonrası küresel çapta Filistin dayanışmasının arttığı bir dönemde gerçekleşti. İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarında 40 binden fazla Filistinlinin öldüğü ve sağlık sisteminin çöktüğü bildiriliyor. Bu bağlamda, sağlık çalışanlarının Filistin hakkında konuşması bir insanlık görevi olarak görülürken, İHRA tanımı bu konuşmaları engelleyen bir araç haline geldi.
İngiltere dışında Kanada, Almanya ve Fransa gibi ülkelerde de benzer tartışmalar yaşanıyor. Özellikle akademik çevrelerde ve sendikalarda İHRA tanımının reddedilmesi yönünde kampanyalar yürütülüyor. Uzmanlar, bu kararın diğer ülkelerdeki sağlık çalışanlarına ve sendikalara örnek olabileceğini belirtiyor. Ayrıca, Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşlar da ifade özgürlüğü ile nefret söylemi arasındaki dengeyi yeniden değerlendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail-Filistin çatışmasında Filistin yanlısı bir duruş sergileyen ülkelerin başında geliyor. Bu gelişme, uluslararası alanda İsrail'e yönelik eleştirilerin meşruiyet kazanmasına katkıda bulunabilir. Türkiye'nin BM ve diğer platformlarda Filistin konusunda yürüttüğü diplomatik çabalar, İngiliz doktorlar gibi sivil toplum aktörlerinin desteğiyle güçlenebilir. Ayrıca, Türkiye'deki sağlık çalışanları ve sendikalar da benzer bir ifade özgürlüğü politikası talep edebilir. Bu karar, Türk dış politikasının Filistin davasına verdiği desteğin uluslararası kamuoyunda daha geniş kabul görmesine yardımcı olabilir.