İngiltere Barolar Birliği (Bar Standards Board), Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Başsavcısı Kerim Khan'ı, ahlaki ihlal iddiaları nedeniyle geçici olarak görevden uzaklaştırdı. Khan'ın, UCM bünyesinde birden fazla cinsel taciz vakasına karıştığı yönündeki iddialar, uluslararası hukuk camiasında büyük yankı uyandırdı. Karar, Khan'ın İngiltere'de avukatlık yapma yetkisini askıya alırken, UCM'deki görevini doğrudan etkilemese de kurumun itibarı açısından ciddi bir sarsıntı yarattı.
Gelişmenin Arka Planı
Kerim Khan, 2021 yılında UCM Başsavcısı olarak atanmasının ardından özellikle Filistin sorunu ve Ukrayna savaşı gibi hassas dosyalarda aktif bir pozisyon almıştı. Ancak geçtiğimiz aylarda, UCM içinde iki ayrı kadın çalışan tarafından cinsel tacizle suçlandığı ortaya çıktı. Khan iddiaları reddederken, İngiltere Barolar Birliği'nin başlattığı disiplin soruşturması kapsamında geçici uzaklaştırma kararı alındı. Bu karar, UCM'nin iç işleyişine dair bağımsız bir inceleme çağrılarını da beraberinde getirdi.
Khan ayrıca, eski bir çalışanının 2022 yılında kendisine yönelttiği psikolojik baskı iddiasını da içeren başka bir soruşturmayla daha karşı karşıya. UCM yönetimi, bu tür iddiaların ciddiyetle ele alınacağını ve kurumsal mekanizmaların devreye girdiğini açıkladı. Ancak Khan'ın görevini sürdürüp sürdüremeyeceği, önümüzdeki dönemde UCM'nin karar organları tarafından netleştirilecek.
Bölgesel ve Küresel Boyut
UCM, kurulduğu 2002 yılından bu yana soykırım, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlarla mücadele eden en önemli uluslararası yargı organı konumunda. Ancak kurum, özellikle Afrika ülkelerine yönelik yargılamaları nedeniyle taraflılık eleştirileriyle sık sık gündeme gelmekteydi. Khan'ın bu iddiaları, mahkemenin zaten sarsılan itibarını daha da zedeleme potansiyeli taşıyor. Dubai'deki uluslararası hukuk konferanslarında yapılan değerlendirmelere göre, bu tür skandallar UCM'nin bağımsızlığı ve güvenilirliği konusunda ciddi soru işaretleri oluşturuyor.
Özellikle Rusya ve Çin gibi UCM'ye üye olmayan güçler, bu gelişmeyi mahkemenin meşruiyetini sorgulamak için kullanabilir. Ukrayna savaşı kapsamında Rus yetkililere yönelik soruşturmalar yürüten Khan'ın bu durumu, uluslararası hukukta ikili standart tartışmalarını yeniden alevlendirebilir. Öte yandan, uluslararası sivil toplum örgütleri, cinsel taciz iddialarının bağımsız ve şeffaf bir şekilde soruşturulması çağrısı yapıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
UCM'nin itibarına yönelik bu tehdit, Türkiye açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, küresel adalet mekanizmalarının güvenilirliğini sorgulamaya yol açabilir. Türkiye, UCM'ye taraf olmayan bir ülke olarak, mahkemenin kararlarını tanımamaktadır. Ancak özellikle Doğu Akdeniz ve Filistin dosyalarında UCM'nin aldığı pozisyonlar zaman zaman Ankara'nın gündemine gelmişti. Khan'ın yaşadığı bu skandal, uluslararası yargının siyasi saiklerle kullanılabileceğine dair eleştirilere yeni bir malzeme sunabilir. Türkiye'nin, bölgesel anlaşmazlıklarda uluslararası hukuku referans alırken, bu tür kurumsal zaafiyetleri de dikkate alması gerekebilir.