Uluslararası Para Fonu (IMF), 2026 yılı için küresel ekonomik büyüme tahminini yüzde 3,1'e yükselterek, yapay zeka (YZ) alanındaki yatırım patlamasının savaşların ve jeopolitik gerilimlerin yol açtığı olumsuz etkileri kısmen dengelediğini açıkladı. IMF, aynı zamanda ekonominin dayanıklılığının sınırlarına yaklaştığı uyarısında bulunarak, enerji kısıtları ve yaklaşan mali risklerin bu direnci test ettiğini vurguladı. Kurum, küresel ekonominin Kovid-19 sonrası toparlanma sürecinde beklenenden daha dirençli olduğunu ancak bu direncin sınırsız olmadığını belirtti.
Yapay Zeka Yatırımları Büyümeyi Destekliyor
IMF'nin güncellenen Dünya Ekonomik Görünümü raporuna göre, 2026 için öngörülen yüzde 3,1'lik büyüme oranı, önceki tahminlere kıyasla hafif bir yukarı yönlü revizyonu işaret ediyor. Bu iyileşmede, özellikle ABD ve Asya'da hız kazanan yapay zeka teknolojilerine yönelik yatırımların etkili olduğu belirtiliyor. YZ, verimlilik artışı ve yeni iş modelleri yaratarak ekonomik büyümeye katkı sağlarken, aynı zamanda istihdam piyasalarında dönüşüme yol açıyor.
Ancak IMF, bu olumlu tablonun altını çizerken, Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu'daki çatışmaların enerji fiyatları ve tedarik zincirleri üzerindeki baskısının sürdüğünü hatırlatıyor. Savaşların yarattığı belirsizlik, özellikle emtia fiyatlarında oynaklığa neden olarak küresel ticaretin seyrini olumsuz etkiliyor. Yapay zeka yatırımları bu şokları tam olarak telafi edemese de, büyümenin sıfıra yakın seyretmesini engelliyor.
Enerji Kısıtları ve Mali Riskler
IMF raporunda, enerji arz güvenliğinin kritik bir risk faktörü olmaya devam ettiği vurgulanıyor. Avrupa'da doğal gaz fiyatlarındaki dalgalanmalar ve elektrik şebekelerindeki altyapı sorunları, sanayi üretimini sınırlayarak büyümeyi aşağı çekebilir. Ayrıca, birçok ülkede kamu borçlarının yüksek seviyelerde seyretmesi ve faiz oranlarının uzun süre yüksek kalması, mali kırılganlıkları artırıyor. IMF, hükümetleri mali disiplini korumaya ve borç sürdürülebilirliğini sağlamaya çağırıyor.
Kurum ayrıca, jeopolitik parçalanmanın ticaret ve yatırım akımlarını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Ticaret kısıtlamaları ve teknoloji rekabeti, küresel büyümenin uzun vadeli potansiyelini düşürebilir. IMF, uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, korumacılık eğilimlerinin artmasının herkes için kayıp anlamına geleceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
IMF'nin küresel büyüme tahminini yükseltmesi ve yapay zeka yatırımlarını öne çıkarması, Türkiye'nin ihracat pazarları ve teknoloji adaptasyonu açısından karma bir tablo sunuyor. Küresel büyümenin hafif de olsa canlanması, Türkiye'nin başta AB olmak üzere önemli ticaret ortaklarına yönelik ihracatına olumlu yansıyabilir. Ancak enerji kısıtları ve mali riskler, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ve yüksek dış finansman ihtiyacı olan ekonomiler için risk oluşturmaya devam ediyor. Yapay zeka yatırımlarındaki küresel artış, Türkiye'nin de bu alanda rekabetçi konumunu güçlendirmesi gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, jeopolitik gerilimlerin ticaret akımlarını yeniden şekillendirdiği bir dönemde, Türkiye'nin bölgesel ticaret anlaşmaları ve lojistik avantajlarını kullanarak konumunu sağlamlaştırması kritik önem taşıyor.