Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, küresel ekonominin karşı karşıya olduğu yapay zeka kaynaklı dönüşüm ve artan jeopolitik riskler konusunda uluslararası işbirliğinin önemine dikkat çekti. Georgieva’nın çağrısı, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in ülkesinin ekonomik ivmesini övdüğü bir dönemde geldi. IMF ve Dünya Bankası’nın yıllık toplantıları çerçevesinde yapılan açıklamalar, küresel ekonominin farklı risklerle aynı anda yüzleştiğini gösteriyor.
Yapay zeka ve savaş riskleri gölgesinde küresel ekonomi
Georgieva, yapay zekanın hızla yayılmasının ekonomik verimliliği artırma potansiyeli taşıdığı kadar, işgücü piyasaları ve gelir dağılımı üzerinde ciddi baskılar oluşturabileceğini vurguladı. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin bu dönüşüme uyum sağlamak için uluslararası desteğe ihtiyaç duyduğunu belirtti. Aynı zamanda Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki gerilimler ve ticaret yollarındaki istikrarsızlık gibi jeopolitik risklerin küresel büyümeyi tehdit ettiğini ifade etti. IMF’nin son tahminlerine göre küresel büyüme bu yıl yüzde 3 civarında seyrediyor; ancak bu oran pandemi öncesi ortalamaların altında ve kırılgan bir görünüm sergiliyor.
Georgieva, “Yapay zeka ve jeopolitik parçalanma, küresel ekonominin en önemli iki belirsizliği. Bu riskleri yönetmek için çok taraflı işbirliği şart” dedi. IMF Başkanı, özellikle düşük gelirli ülkelerin borç yükü ve iklim finansmanı konularında somut adımlar atılması gerektiğini sözlerine ekledi.
ABD’den iyimser mesaj: ekonomik ivme güçlü
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise yaptığı açıklamada, ABD ekonomisinin beklenenden güçlü bir ivme yakaladığını belirtti. Bessent, enflasyonun kontrol altına alındığını ve işgücü piyasasının dirençli olduğunu vurguladı. “Amerikan ekonomisi, zorlu küresel koşullara rağmen sağlam bir performans sergiliyor. Ticaret ve yatırım politikalarımız bu ivmeyi destekliyor” ifadelerini kullandı. Ancak ekonomistler, ABD’nin ticaret açığı ve faiz oranlarına ilişkin belirsizliklerin sürdüğüne dikkat çekiyor. Bessent’in açıklamaları, IMF toplantılarında ABD’nin küresel ekonomideki liderlik rolünü vurgulama çabası olarak yorumlandı.
Toplantılarda ayrıca yapay zeka yatırımlarının küresel rekabeti nasıl şekillendireceği ve gelişmekte olan ülkelerin bu yarışta geri kalmaması için neler yapılması gerektiği tartışıldı. IMF, yapay zekanın işgücü piyasaları üzerindeki etkilerine ilişkin bir rapor yayımlayarak ülkelere politika önerileri sundu. Raporda, eğitim ve yeniden beceri kazandırma programlarının önemine vurgu yapıldı.
Georgieva ve Bessent’in açıklamaları, küresel ekonominin farklı risk algılarına sahne olduğunu gösteriyor. IMF, kapsayıcı ve sürdürülebilir büyüme için çok taraflı çözümler çağrısı yaparken, ABD kendi ekonomik performansının altını çiziyor. Bu durum, gelecek dönemde uluslararası ekonomik diplomasinin seyrini belirleyecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, IMF ve ABD’nin mesajları ışığında, yapay zeka dönüşümüne uyum sağlama ve jeopolitik riskleri yönetme konusunda kritik bir konumda. ABD’nin ekonomik ivmesi, Türkiye’nin ihracat pazarları ve dış finansman koşulları açısından olumlu bir zemin sunabilir; ancak küresel ticaretteki parçalanma riski, Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için belirsizlik yaratıyor. Yapay zeka yatırımları ve işgücü dönüşümü, Türkiye’nin rekabet gücünü koruması için öncelikli alanlar arasında. Ayrıca, IMF’nin çok taraflı işbirliği çağrısı, Türkiye’nin uluslararası ekonomik kurumlarla diyaloğunu güçlendirmesi gerektiğine işaret ediyor. Jeopolitik riskler ise enerji ve tedarik zincirleri üzerinden Türkiye ekonomisini doğrudan etkileyebilir.