Uluslararası Para Fonu (IMF), 2026 yılı için küresel ekonomik büyüme tahminini aşağı yönlü revize ederek yüzde 3,3'ten yüzde 3'e düşürdü. Revizyonun temel nedeni, İran'a yönelik askeri operasyonların yol açtığı enerji arzı kesintileri ve jeopolitik belirsizlikler olarak gösterildi. IMF'nin Nisan 2025 tarihli Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'na göre, 2025 büyümesi ise yüzde 3,2 olarak sabit kaldı. Raporda, yapay zeka teknolojilerine yönelik güçlü talebin, enerji şokunun olumsuz etkilerini kısmen telafi ettiği vurgulandı.
Enerji krizi ve yapay zeka dengesi
İran savaşının başlamasıyla birlikte Basra Körfezi'ndeki petrol ve doğal gaz sevkiyatında yaşanan aksamalar, küresel enerji fiyatlarında yüzde 20'ye varan artışlara neden oldu. IMF Başekonomisti Pierre-Olivier Gourinchas, raporun tanıtımında “Enerji piyasalarındaki bu şok, 2026 büyümesi üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Ancak yapay zeka ve yeşil enerji yatırımları, özellikle gelişmiş ekonomilerde bu baskıyı hafifletiyor” dedi. Fon, yapay zeka odaklı teknoloji yatırımlarının 2026'da küresel GSYH'ye yaklaşık 0,3 puan katkı sağlayacağını öngörüyor.
Gelişmekte olan ekonomiler ise enerji fiyatlarındaki artıştan orantısız biçimde etkileniyor. IMF, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinde büyümenin 2026'da yüzde 2,8'e gerileyeceğini tahmin ederken, Sahra Altı Afrika'da bu oranın yüzde 3,5 olması bekleniyor. Avro Bölgesi'nde büyüme yüzde 1,5, ABD'de ise yüzde 2,1 seviyesinde kalacak. Çin için 2026 büyüme tahmini yüzde 4,5 olarak açıklandı.
Jeopolitik riskler ve enflasyon endişesi
IMF, İran savaşının yayılma riskine karşı uyarıda bulunarak, çatışmanın diğer Körfez ülkelerine sıçraması halinde büyüme tahminlerinin daha da aşağı çekilebileceğini belirtti. Raporda, “Jeopolitik gerginliklerin devam etmesi durumunda küresel enflasyon 2026'da yüzde 4,5'e yükselebilir” ifadesine yer verildi. Merkez bankalarının faiz indirimlerinin ertelenebileceği ve bunun da yatırımları olumsuz etkileyebileceği kaydedildi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ithalatında yüksek oranda dışa bağımlı bir ülke olarak İran savaşının enerji fiyatları üzerindeki etkisinden doğrudan etkilenecektir. IMF tahminlerindeki aşağı yönlü revizyon, Türkiye'nin 2026 büyüme hedefleri açısından risk oluşturuyor. Öte yandan, yapay zeka ve yeşil enerji yatırımlarındaki küresel artış, Türkiye'nin bu alanlara yönelik politikalarıyla fırsata dönüştürülebilir. Bölgesel istikrarsızlık, Türkiye'nin enerji koridoru olma hedefini de zora sokabilir; bu nedenle Ankara'nın diplomatik girişimlerini artırması bekleniyor.