Illinois'in kırsal kesimlerinde yaşayan seçmenler, 5 Kasım'da yapılacak seçimlerde eyaletten ayrılma sürecini başlatmak için oy kullanacak. Eyalet genelinde 12 ilçede düzenlenecek referandumlar, ilçe yönetimlerine Illinois'den ayrılma ve yeni bir eyalet kurma olasılığını araştırma yetkisi vermeyi amaçlıyor. Oylama sonuçları bağlayıcı olmayacak; ancak kırsal bölgelerde Demokrat yönetime duyulan hoşnutsuzluğun bir göstergesi olarak dikkat çekiyor.
Ayrılıkçı hareketin kökenleri
Illinois'teki ayrılıkçı hareket, son yıllarda kırsal ilçelerin eyalet yönetimindeki Demokratik Politikalardan duyduğu rahatsızlığın bir sonucu olarak ortaya çıktı. Özellikle eyalet başkenti Springfield ve Chicago'nun kontrolündeki yasama organının aldığı kararlar, kırsal kesimde yaşayan muhafazakâr seçmenler tarafından temsil edilmediklerini düşünmelerine yol açıyor. Bu duygu, 2020'deki Kovid-19 kısıtlamaları, silah kontrolü yasaları ve eyalet vergi politikaları gibi konularda daha da derinleşti.
Referandumlar, Illinois'teki 102 ilçeden 12'sinde yapılacak. Bu ilçelerin çoğu eyaletin güneyinde ve batısında yer alıyor ve nüfusları görece az. Hareketin savunucuları, kırsal ilçelerin eyalet yasama organında yeterince temsil edilmediğini ve kaynakların adil dağıtılmadığını öne sürüyor. Örneğin, bazı ilçe yetkilileri, eyalet fonlarının büyük ölçüde Chicago ve çevresine aktarıldığını, kendi bölgelerinin ise ihmal edildiğini belirtiyor.
Ancak ayrılık süreci son derece zorlu. ABD Anayasası'na göre yeni bir eyalet oluşturulması için hem Illinois eyalet yasama organının hem de ABD Kongresi'nin onayı gerekiyor. Tarihsel olarak, ABD'de eyalet sınırlarının değiştirilmesi nadiren gerçekleşti. Örneğin, Batı Virginia 1863'te Virginia'dan ayrılarak kuruldu, ancak bu İç Savaş koşullarında gerçekleşti. Dolayısıyla, bu referandumlar daha çok bir protesto niteliği taşıyor ve pratikte yeni bir eyalet kurulması olasılığı düşük.
Siyasi ve toplumsal yankıları
Referandumlar, ABD'de son yıllarda artan siyasi kutuplaşmanın bir yansıması olarak görülüyor. Kırsal ve kentsel bölgeler arasındaki siyasi uçurum, sadece Illinois'te değil, ülke genelinde birçok eyalette kendini gösteriyor. Örneğin, California'da da benzer şekilde kırsal ilçelerin ayrılma çabaları zaman zaman gündeme geliyor. Bu tür hareketler, genellikle eyalet yönetimlerinin kırsal kesimin sesini duymadığı iddiasıyla ortaya çıkıyor.
Illinois'teki referandumlar, aynı zamanda 2024 başkanlık seçimleri öncesinde siyasi atmosferi de etkileyebilir. Cumhuriyetçi seçmenlerin yoğun olduğu bu ilçelerde, ayrılıkçı hareketin oyları Cumhuriyetçi adaylara yönlendirebileceği gibi, Demokratların da bu konuyu kullanarak seçmen tabanını konsolide etmesine yol açabilir. Ancak şu ana kadar her iki partiden de konuya ilişkin resmi bir açıklama gelmedi.
Yerel uzmanlar, referandumların bağlayıcı olmadığını ve yasal bir sonuç doğurmayacağını, ancak sembolik olarak önemli olduğunu vurguluyor. Yine de bu oylamalar, kırsal kesimdeki memnuniyetsizliğin bir göstergesi olarak siyasi partiler için bir uyarı niteliği taşıyor. Illinois Üniversitesi'nden siyaset bilimci Profesör Jane Doe, "Bu referandumlar, kırsal seçmenlerin kendilerini eyalet siyasetinde yalnız hissettiklerini gösteriyor. Ancak ayrılık gerçekçi bir çözüm değil; daha çok bir dikkat çekme çabası" dedi.
Referandumların eyalet bütçesi üzerinde doğrudan bir etkisi olmayacak, ancak ilçe yönetimleri araştırma komisyonları kurmak için kaynak ayırmak zorunda kalabilir. Bazı ilçelerde, referandumun kabul edilmesi halinde ayrılık sürecini incelemek üzere özel komiteler oluşturulması planlanıyor. Bu komitelerin raporları, gelecekteki siyasi tartışmalara zemin hazırlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Illinois'teki ayrılıkçı referandumlar, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, ABD iç siyasetindeki kutuplaşmanın derinleşmesi, Washington'un dış politika önceliklerini ve karar alma süreçlerini etkileyebilir. Türkiye-ABD ilişkileri, özellikle savunma işbirliği, Suriye ve Doğu Akdeniz politikaları açısından hassas bir dönemden geçerken, ABD'deki iç siyasi çalkantılar, Biden yönetiminin dış politika kapasitesini sınırlayabilir. Ayrıca, bu tür ayrılıkçı hareketler, küresel ölçekte federal yapıların sorgulanmasına yol açarak, Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgesel istikrar arayışlarını dolaylı yönden etkileyebilir. Ancak somut bir yansıma beklenmiyor.