Hükümetlerin çevreyi korumak için aldığı önlemlerden zarar gören şirketler, uluslararası tahkim kurullarına başvurarak milyarlarca dolar tazminat kazanabiliyor. Bu durum, yatırımcı-devlet anlaşmazlığı çözümü (ISDS) olarak bilinen ve binlerce uluslararası anlaşmaya gizlenmiş bir sistem sayesinde mümkün oluyor. Araştırmamız, bu sistemin iklim değişikliğiyle mücadeleyi nasıl baltaladığını ortaya koyuyor.
Gelişmenin Arka Planı: ISDS Sistemi Nedir?
ISDS, yabancı yatırımcıların, ev sahibi devletin politikalarından zarar görmeleri halinde bağımsız tahkim heyetlerine başvurmasına olanak tanıyan bir mekanizmadır. Sistem, başlangıçta yatırımları keyfi kamulaştırmalara karşı korumak için tasarlanmış olsa da, son yıllarda çevre düzenlemelerine karşı bir silah haline gelmiştir. Örneğin, bir ülke fosil yakıt sübvansiyonlarını kaldırdığında veya karbon emisyonlarını sınırladığında, enerji şirketleri tahkime giderek milyarlarca dolar tazminat talep edebiliyor. Bu durum, hükümetlerin iklim politikalarını uygulama konusunda caydırıcı bir etki yaratıyor.
Araştırmamız, 2000'li yıllardan bu yana ISDS kapsamında açılan davaların sayısının hızla arttığını gösteriyor. Bugüne kadar 1.200'den fazla dava açılmış olup, bunların önemli bir kısmı enerji ve madencilik sektörlerindeki şirketler tarafından başlatılmıştır. Davalarda talep edilen tazminat miktarı toplamda yüz milyarlarca dolara ulaşırken, karara bağlanan davalarda devletler genellikle şirketlere tazminat ödemeye mahkum ediliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ISDS sistemi, özellikle gelişmekte olan ülkeler için büyük bir tehdit oluşturuyor. Çünkü bu ülkeler, yabancı yatırım çekmek için imzaladıkları anlaşmalar nedeniyle iklim politikalarını uygulamakta zorlanıyor. Öte yandan, Avrupa Birliği gibi gelişmiş bölgeler de sistemden şikayetçi. AB, ISDS'nin yerine yatırım mahkemesi sistemi (ICS) kurmaya çalışsa da, mevcut anlaşmalar nedeniyle bu geçiş yavaş ilerliyor. Küresel ölçekte ise iklim aktivistleri, bu sistemin Paris İklim Anlaşması hedeflerine ulaşmayı engellediğini savunuyor. Dünya Bankası verilerine göre, sadece 2020-2022 yılları arasında iklimle ilgili 15 yeni ISDS davası açılmıştır.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, bugüne kadar 20'den fazla ISDS davasıyla karşı karşıya kalmış ve bazılarında tazminat ödemeye mahkum edilmiştir. Özellikle enerji sektöründeki yabancı yatırımcılar, Türkiye'nin yenilenebilir enerji teşviklerini değiştirmesi veya lisans iptalleri gibi durumlarda tahkime başvurmuştur. Bu durum, Türkiye'nin iklim politikalarını uygulama esnekliğini sınırlamaktadır. Ayrıca, Türkiye'nin taraf olduğu enerji şartı anlaşması (ECT) gibi çok taraflı anlaşmalar, fosil yakıt yatırımlarını koruyarak yeşil dönüşümü zorlaştırmaktadır. Bu nedenle, ISDS reformu Türkiye'nin iklim hedefleri açısından kritik öneme sahiptir.