İklim değişikliğinin etkileri her geçen gün daha yakıcı hissedilirken, yeni bir araştırma dünya genelinde 580 milyon çocuğun her yıl en az 20 fazladan “sıcaklık stresi” günü yaşadığını ortaya koydu. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ve veri analizi kuruluşu tarafından yapılan çalışma, 10 yaş altı çocukların yüzde 40’ından fazlasının bu durumdan etkilendiğini gösteriyor. Uzmanlar, aşırı sıcaklıkların çocukların sağlığı, eğitimi ve geleceği üzerinde yıkıcı etkiler yaratabileceği konusunda uyarıyor.
Çocuklar neden daha savunmasız?
Bilim insanlarına göre çocuklar, yetişkinlere kıyasla vücut ısısını düzenleme konusunda daha az kapasiteye sahip. Özellikle 5 yaş altı çocuklarda terleme mekanizması tam gelişmediği için aşırı sıcaklıklar, dehidrasyon, sıcak çarpması ve hatta ölüme yol açabiliyor. Ayrıca, çocukların günün büyük bölümünü okulda veya dışarıda oynayarak geçirmesi, onları sıcak hava koşullarına daha fazla maruz bırakıyor.
Rapora göre, etkilenen çocukların büyük bir kısmı Sahra Altı Afrika, Güney Asya ve Orta Doğu’da yaşıyor. Örneğin, Mali, Nijer ve Bangladeş gibi ülkelerde çocuklar yılda ortalama 100’den fazla ek sıcaklık stresi günüyle karşı karşıya kalıyor. Bu durum, zaten yoksulluk, kıtlık ve su kıtlığı gibi sorunlarla boğuşan bölgelerde yaşam koşullarını daha da ağırlaştırıyor.
Küresel bir çocuk hakları krizi
Çalışmanın başyazarlarından Dr. Anjali Sharma, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “İklim değişikliği yalnızca çevresel bir mesele değil, aynı zamanda bir çocuk hakları krizidir. Her çocuğun sağlıklı ve güvenli bir ortamda büyüme hakkı vardır; ancak bu hak, aldığımız her kararla ihlal ediliyor” ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, ısınan dünyada çocukların eğitim olanaklarının da daralacağına dikkat çekiyor. Aşırı sıcaklar nedeniyle okullar kapanıyor, öğrenciler derslerinde geri kalıyor ve uzun vadede iş gücüne katılım oranları düşüyor. Ayrıca, sıcak hava dalgaları tarım ürünlerini olumsuz etkileyerek gıda fiyatlarını artırıyor ve yetersiz beslenme sorununu derinleştiriyor. Bu durum, özellikle gelişmekte olan ülkelerde çocuk işçiliğini ve erken yaşta evlilikleri tetikleyebiliyor.
Raporda, hükümetlere ve uluslararası topluma çağrı yapılıyor: “Çocukların iklim değişikliğinin etkilerinden korunması için ulusal sağlık sistemlerinin güçlendirilmesi, okullarda ısıya dayanıklı altyapılar oluşturulması ve erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi şart.” Ayrıca, fosil yakıt kullanımının hızla azaltılması ve yenilenebilir enerjiye geçişin hızlandırılması gerektiği vurgulanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin de içinde bulunduğu Akdeniz havzasını doğrudan ilgilendiriyor. İklim değişikliği nedeniyle Türkiye’de de sıcak hava dalgalarının sıklığı ve şiddeti artıyor; özellikle Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerinde yaz aylarında aşırı sıcaklar, çocuklar için ciddi sağlık riskleri oluşturuyor. Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadele politikalarını güçlendirmesi, çocuk sağlığını koruma adına kritik önem taşıyor. Ayrıca, bölgesel istikrar açısından, iklim kaynaklı göçlerin artabileceği ve su kaynaklarının azalabileceği göz önünde bulundurulduğunda, Türkiye’nin uluslararası iş birliğine katılımı stratejik bir zorunluluk haline geliyor.