Birleşik Krallık'ta polisin beyazlara karşı daha sert, azınlıklara karşı daha hoşgörülü davrandığı iddiası, Henry Nowak isimli bir kişinin polis müdahalesi sonucu hayatını kaybetmesinin ardından yeniden alevlendi. 'İki kademeli polislik' (two-tier policing) olarak adlandırılan bu kavram, sağ kesim tarafından sıkça dile getirilse de mevcut veriler bu iddiayı desteklemiyor. ABD yönetimi de olaya ilişkin eleştirilerde bulunurken, Guardian'ın analizi kavramın kökenini ve gerçekliğini sorguluyor.
İki Kademeli Polislik Kavramı Nasıl Ortaya Çıktı?
'İki kademeli polislik' terimi, özellikle 2020'deki George Floyd protestoları ve Black Lives Matter (BLM) hareketi sırasında yaygınlaştı. Muhafazakar çevreler, polisin BLM eylemcilerine karşı yumuşak davrandığını, buna karşın sağcı veya beyaz gruplara yönelik operasyonlarda aşırı güç kullandığını öne sürdü. Bu iddialar, 2024'teki Southport bıçaklı saldırısı sonrası çıkan aşırı sağ protestolarında polisin sert müdahalesiyle daha da pekişti.
Henry Nowak vakasında, polisin bir ihbar üzerine olay yerine gittiği ve Nowak'ın direnci sonucu güç kullanıldığı belirtiliyor. Olayın ardından sosyal medyada polisin ırkçı olduğu yönünde paylaşımlar yapılırken, hükümet ve polis teşkilatı suçlamaları reddediyor. İçişleri Bakanlığı'nın yayımladığı verilere göre, polis müdahalelerinde etnik kökene dayalı bir ayrımcılık tespit edilemiyor.
Küresel Boyut: ABD'den Gelen Eleştiriler
ABD yönetimi, Nowak'ın ölümünün ardından Birleşik Krallık'ın polis uygulamalarını eleştiren bir açıklama yaptı. Beyaz Saray sözcüsü, 'tüm topluluklara eşit davranılması gerektiğini' vurgularken, bu durum iki ülke arasında diplomatik bir gerilime yol açtı. Öte yandan, İngiltere'deki polis şefleri, suçlamaların asılsız olduğunu ve polisin yasalar çerçevesinde hareket ettiğini savunuyor.
Uzmanlar, 'iki kademeli polislik' kavramının daha çok siyasi bir söylem olduğunu, somut verilerle kanıtlanamadığını belirtiyor. Oxford Üniversitesi'nden kriminolog Dr. Sarah Jones, 'Polis operasyonlarında ırk temelli bir farklılık olduğu iddiası, medyada abartılıyor. Ancak bu, polis-azınlık ilişkilerindeki güven sorununu görmezden gelmemiz gerektiği anlamına gelmiyor' dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu tartışma, Türkiye'de de polis-azınlık ilişkileri bağlamında dikkatle izlenmelidir. Türkiye'de benzer 'çifte standart' iddiaları zaman zaman gündeme gelmekle birlikte, İngiltere örneği polis şeffaflığı ve hesap verebilirliği konusunda önemli dersler sunuyor. ABD ve İngiltere arasındaki diplomatik gerginlik, polis uygulamalarının uluslararası alanda nasıl bir koz haline gelebileceğini gösteriyor. Türkiye, kendi iç güvenlik politikalarını şekillendirirken, bu tür tartışmalardan çıkarımlar yaparak hem ulusal hem de uluslararası meşruiyetini güçlendirebilir.