Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), küresel petrol piyasasında benzin ve dizel arzında ciddi bir daralma yaşanabileceği uyarısında bulundu. Ajansın son raporuna göre, Körfez bölgesi ve Rusya'daki rafinerilerin savaş ve jeopolitik gerilimlerden doğrudan etkilenmesi, arz tarafında önemli bir darboğaz yaratırken, küresel petrol tüketimi pandemi sonrası yüksek seyrini sürdürüyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde artan talep, mevcut üretim kapasitesini zorluyor. IEA, bu durumun önümüzdeki aylarda akaryakıt fiyatlarında yeni bir artış dalgasına yol açabileceğini belirtiyor.
Gelişmenin arka planı
Raporda, Ortadoğu’da devam eden çatışmaların özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki büyük rafinerilerin kapasite kullanımını olumsuz etkilediği vurgulanıyor. Yemen’deki Husilerin Suudi tesislerine yönelik saldırıları, bazı rafinerilerin geçici olarak kapanmasına neden oldu. Aynı şekilde, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından uygulanan yaptırımlar, Rus rafinerilerinin ham petrol tedarikini ve ihracatını kısıtladı. Rus petrolünün büyük bir kısmı Çin ve Hindistan’a yönlendirilirken, Avrupa ve diğer bölgelerde rafine ürün sıkıntısı baş gösterdi.
Öte yandan, küresel talep tarafında özellikle ulaşım sektörünün yeniden canlanmasıyla birlikte benzin ve dizel tüketimi pandemi öncesi seviyelere yaklaştı. IEA verilerine göre, 2024 yılı ilk çeyreğinde küresel petrol talebi günde ortalama 102,5 milyon varil seviyesinde gerçekleşti ve bu, tarihsel ortalamaların üzerinde. Talep artışı, arz kısıtlarıyla birleşince rafine ürün stoklarının önemli ölçüde azalmasına yol açtı.
Bölgesel ve küresel boyut
Arz sıkışıklığı özellikle Avrupa ve Asya’daki gelişmekte olan ülkeleri etkiliyor. Avrupa Birliği, Rusya’dan petrol ürünleri ithalatına yönelik ambargoyu sürdürürken, alternatif tedarik kaynakları yetersiz kalıyor. ABD’nin Stratejik Petrol Rezervi’nden yaptığı müdahaleler geçici bir rahatlama sağlasa da, orta vadede arz açığının kapanması için yeni rafineri yatırımlarına ihtiyaç duyuluyor. IEA, OPEC+ ülkelerinin mevcut üretim kesintilerini kademeli olarak sonlandırmasına rağmen, rafineri kapasitesindeki kısıtların fiyatları yukarı ittiğini belirtiyor.
Küresel enerji piyasalarında belirsizlik sürerken, jeopolitik risklerin yanı sıra iklim politikaları da arzı etkiliyor. Birçok ülke, fosil yakıtlara bağımlılığı azaltmak için rafineri kapasitelerini yenilenebilir enerjiye yönlendirdiğinden, yeni rafineri yatırımları sınırlı kalıyor. Bu durum, özellikle düşük kükürtlü yakıt gibi daha temiz ürünlere olan talebi karşılama konusunda zorluk yaratıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, petrol ürünleri ihtiyacının önemli bir kısmını ithalatla karşıladığı için bu gelişmelerden doğrudan etkileniyor. Özellikle Rusya ve Irak'tan yapılan ham petrol ithalatı, rafineri maliyetlerini ve nihai akaryakıt fiyatlarını etkileyebilir. Küresel arz daralması, Türkiye'nin cari açığını artırıcı bir faktör olabilir. Ayrıca, Türkiye'nin enerji koridoru olma hedefi açısından, Hazar ve Ortadoğu kaynaklarının Avrupa'ya güvenli ulaştırılması konusunda daha aktif bir rol üstlenmesi gerekebilir. Kısa vadede akaryakıt fiyatlarındaki olası artış, enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabilir.