ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) yetkilileri, sınır dışı uçuşları sırasında göçmenlere yönelik olarak gayri resmi olarak "burrito" veya "çanta" adı verilen WRAP adlı kısıtlayıcıyı cezalandırma amacıyla kullandıkları iddiasıyla suçlanıyor. Göçmen hakları savunucuları ve avukatlar, bu uygulamanın uzun süreli uçuşlarda sistematik hale geldiğini ve fiziksel ile psikolojik işkence boyutuna ulaştığını belirtiyor. ICE, uygulamanın güvenlik gerekçesiyle yapıldığını savunurken, gözlemciler bunun bir cezalandırma yöntemi olduğunu öne sürüyor.
WRAP Nedir ve Nasıl Kullanılıyor?
WRAP (Whole Body Restraint and Protection) olarak bilinen cihaz, aslında bir tür tam vücut kısıtlayıcısı. Elleri, kolları ve bacakları sabitleyen bu sistem, özellikle agresif veya kendine zarar verme riski taşıyan tutuklular için tasarlanmış. Ancak göçmen avukatları, ICE'nin bu cihazı rutin olarak, direnç göstermeyen ve sakin olan göçmenlere bile uyguladığını iddia ediyor. Uçuşlarda görev yapan bazı ICE yetkilileri, WRAP'in "burrito" olarak anıldığını ve adeta bir ceza aracı gibi kullanıldığını itiraf ediyor.
2023 yılında yapılan bir araştırmaya göre, sınır dışı uçuşlarının yaklaşık %30'unda en az bir göçmene WRAP uygulanmış. Bu oran, özellikle Orta Amerika ve Karayipler'e yapılan uçuşlarda daha da yüksek. Göçmenler, saatler süren uçuşlarda bu kısıtlayıcı içinde hareketsiz kalmaktan, nefes almakta zorlanmaktan ve panik atak geçirmekten şikayetçi. Bazı vakalarda, WRAP nedeniyle oluşan bası yaraları ve solunum problemleri tıbbi raporlara yansımış durumda.
Hukuki ve İnsani Boyut
ICE'nin bu uygulaması, uluslararası insan hakları sözleşmelerine aykırılık teşkil ediyor. Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Komite, 2022'de ABD'ye göçmenlere yönelik muamele konusunda endişelerini iletmişti. Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) ve diğer kuruluşlar, ICE'ye karşı çok sayıda dava açmış durumda. Davalarda, WRAP kullanımının "acımasız ve olağandışı ceza" yasağını ihlal ettiği savunuluyor. Öte yandan ICE, WRAP'in sadece "güvenlik riski" taşıyan kişilere uygulandığını ve tıbbi personel gözetiminde yapıldığını iddia ediyor. Ancak avukatlar, müvekkillerinin çoğunun hiçbir direnç göstermediğini ve keyfi olarak bu cihaza bağlandığını belirtiyor.
Göçmen hakları savunucusu Maria Sanchez, "Bu insanlar zaten travma yaşamış, ülkelerinden kaçmış insanlar. Onları bir de uçakta saatlerce hareketsiz bırakmak, işkence etmekten farksız" diyor. Sanchez, WRAP uygulanan kişilerin çoğunun daha önce hiç suç işlemediğini ve sadece kağıtsız göçmen olduklarını vurguluyor.
Siyasi Yansımalar ve Tartışmalar
Konu, ABD'de göçmen politikalarının sürekli tartışıldığı bir dönemde gündeme geldi. Başkan Joe Biden yönetimi, insani göç politikaları vaat etmiş olsa da, sınır dışı uygulamalarında sert yöntemlerin devam ettiği görülüyor. Cumhuriyetçi kanat ise ICE'nin görevini yapmasının engellendiğini savunuyor. Demokratlar arasında bile bazı isimler, ICE'nin yeniden yapılandırılması gerektiğini dile getiriyor. Kongre'deki ilerici kanat, WRAP kullanımının yasaklanması için yasa teklifi hazırlıyor. Ancak böyle bir yasanın geçmesi için Cumhuriyetçilerin de desteği gerekiyor, ki bu şu an için zor görünüyor.
Uluslararası arenada ise ABD'nin göçmenlere yönelik muamelesi, insan hakları raporlarında sıkça eleştiriliyor. Avrupa Birliği, geçmişte benzer uygulamalar nedeniyle bazı üye ülkeleri kınamıştı. Şimdi gözler ABD'nin bu konudaki tutumunda. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), konuyu yakından takip ettiklerini ve WRAP kullanımının uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin göçmenlere yönelik bu tür uygulamaları, küresel göç politikalarında insan hakları standartlarının ne kadar gerilediğini gösteriyor. Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla dünyanın en fazla mülteci barındıran ülkelerinden biri. Suriye, Afganistan ve Ukrayna'dan gelen göçmenlere ev sahipliği yapıyor. ABD'deki bu gelişmeler, Türkiye'nin göçmenlere yönelik insani yaklaşımını uluslararası platformlarda savunması için bir fırsat sunuyor. Ayrıca, Türkiye-ABD ilişkilerinde göçmen politikaları doğrudan bir gündem maddesi olmasa da, insan hakları ihlalleri iki ülke arasındaki diplomatik diyalogda zaman zaman gerginlik yaratabilir. Türkiye, kendi sınırlarında uyguladığı geri itme politikaları nedeniyle Batı'dan eleştiri alırken, ABD'nin benzer ihlalleri, Ankara'nın savunma pozisyonunu güçlendirebilir.