Bir dizi Afrika lideri, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde Afrika'nın daimi temsil edilmemesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, kapsamlı bir reform çağrısında bulundu. Gana, Liberya, Kenya ve Namibya cumhurbaşkanlarının da aralarında bulunduğu liderler, BM Genel Kurulu'nda yaptıkları konuşmalarda, 1945'ten bu yana süregelen yapının günümüz gerçeklerini yansıtmadığını vurguladı. BM Genel Sekreteri António Guterres ise, Afrika'nın daimi üyeliğinin olmamasını "savunulamaz" olarak nitelendirdi ve reform çağrılarına destek verdi.
Reform talebinin arka planı
Afrika kıtası, 54 ülkeyle BM üyelerinin yaklaşık yüzde 28'ini oluşturuyor. Buna karşın, 15 üyeli Güvenlik Konseyi'nde daimi sandalye hakkına sahip değil. Konsey'in beş daimi üyesi (ABD, Rusya, Çin, Fransa, İngiltere) veto yetkisine sahipken, Afrika yalnızca geçici üyeliklerle temsil ediliyor. Liderler, bu durumun kıtanın küresel barış ve güvenlik meselelerindeki etkisini azalttığını savunuyor. Gana Devlet Başkanı Nana Akufo-Addo, "Afrika'nın sesi duyulmadan alınan kararlar, meşruiyetini yitirir" dedi. Liberya Devlet Başkanı George Weah ise, "Adil bir dünya düzeni için Afrika'nın hak ettiği yeri alması şart" ifadelerini kullandı. Kenya Devlet Başkanı William Ruto, iklim değişikliği ve terörle mücadelede Afrika'nın artan rolüne dikkat çekerek, "Sorumluluklarımız artıyor ama söz hakkımız yok" eleştirisini yöneltti.
BM Genel Sekreteri Guterres, reformun önündeki en büyük engelin, daimi üyelerin ayrıcalıklarını kaybetme endişesi olduğunu belirtti. Guterres, "Afrika'nın daimi temsiliyeti olmadan, BM'nin evrensel bir örgüt olduğunu söylemek zor" diye konuştu. Reform süreci, 2005'teki Dünya Zirvesi'nden bu yana tartışılıyor ancak somut bir adım atılamadı. Afrika Birliği, 2005'te Ezulwini Konsensüsü ile iki daimi sandalye ve veto hakkı talep etmişti. Ancak büyük güçler arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle bu talep hayata geçirilemedi.
Bölgesel ve küresel boyut
Afrika'nın daimi üyelik talebi, yalnızca kıta için değil, küresel yönetişim mimarisi için de kritik bir sınav niteliğinde. Son yıllarda BM Güvenlik Konseyi, Suriye, Ukrayna ve Gazze gibi krizlerde etkisiz kaldı; veto nedeniyle kararlar tıkandı. Afrika ülkeleri, bu tıkanıklığın aşılması için çok kutuplu bir yapıya geçilmesi gerektiğini savunuyor. Öte yandan, daimi üyelik talebi sadece Afrika ile sınırlı değil: Brezilya, Hindistan, Japonya ve Almanya gibi ülkeler de benzer taleplerde bulunuyor. Ancak Afrika'nın ortak bir aday çıkaramaması ve kıta içi rekabet (Güney Afrika, Nijerya, Mısır gibi ülkeler arasında) süreci zorlaştırıyor. ABD ve Çin, Afrika'nın talebine sıcak bakmakla birlikte, veto hakkı konusunda isteksiz. Fransa ve İngiltere ise, eski sömürgeci güçler olarak, nüfuzlarını kaybetmemek için reformu yavaşlatıyor.
Afrika liderlerinin çağrısı, aynı zamanda kıtanın artan jeopolitik önemini yansıtıyor. Son yıllarda Rusya, Çin, ABD ve Avrupa Birliği, Afrika'da nüfuz yarışını hızlandırdı. Kıta, doğal kaynaklar, genç nüfus ve BM oyları açısından stratejik bir denge unsuru. Bu nedenle, Afrika'nın BM'deki temsiliyeti, küresel güç dengelerini doğrudan etkileyecek bir mesele haline geldi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, "Dünya Beşten Büyüktür" söylemiyle BM Güvenlik Konseyi reformunu uzun süredir savunuyor ve Afrika'nın daimi temsilini destekliyor. Bu gelişme, Türkiye'nin çok kutuplu dünya vizyonunu güçlendiriyor. Afrika ile ekonomik ve diplomatik ilişkilerini derinleştiren Türkiye, kıtanın BM'de daha güçlü bir ses elde etmesini, kendi küresel etkisini artırmak için bir fırsat olarak görebilir. Ayrıca, reform talebi, Türkiye'nin BM'deki reform çağrılarına uluslararası meşruiyet kazandırıyor. Ancak sürecin tıkanması, Türkiye'nin BM içindeki reform beklentilerini de olumsuz etkileyebilir.