Kürt yönetmen Gabar Choli, ABD İç Güvenlik Bakanlığı'na (DHS) bağlı Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) biriminin gözaltında kendisine insanlık dışı muamele yapıldığını, aylarca zincirlenip yerde yatırılarak zorla beslendiğini açıkladı. Çökmüş şakakları ve derisinin altında görünen kemikleriyle Haziran 2025'te göç mahkemesine çıkarılan Choli, yaşadıklarının fiziksel ve duygusal izlerini hâlâ taşıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Gabar Choli, Irak'ın Kürdistan Bölgesi'nden gelen ve ABD'de sığınma başvurusu yapan bir yönetmen. 2023'te gözaltına alınan Choli, açlık grevine başladıktan sonra ICE yetkilileri tarafından şiddet içeren bir zorla besleme prosedürüne maruz bırakıldı. Choli'nin ifadesine göre, burun yoluyla takılan beslenme tüpü "o kadar sert itildi ki burnumu yırttı". Bu işlem sırasında elleri ve ayakları kelepçeliydi, yatağa sabitlenmişti ve ağzı açık tutulmak için başı geriye itiliyordu.
Choli, bu uygulamanın aylarca sürdüğünü ve her seferinde acı verici olduğunu belirtti. "İnsan olduğumu unuttular. Bana bir hayvan gibi davrandılar. Bu sadece fiziksel işkence değil, aynı zamanda psikolojik bir işkenceydi" dedi. Olay, ABD'de göçmen hakları savunucularının ICE'e yönelik insan hakları ihlalleri suçlamalarını yeniden gündeme getirdi. Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) ve diğer insan hakları örgütleri, ICE'in gözaltı koşullarını ve zorla besleme protokollerini kınayan açıklamalar yaptı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu olay, ABD'nin göçmenlik sistemindeki tartışmalı uygulamaların yalnızca bir parçası. Son yıllarda ICE'in gözaltı merkezlerinde kötü muamele, aşırı kalabalık, sağlık hizmetlerinin yetersizliği ve göçmenlerin haklarının ihlal edildiği yönündeki haberler uluslararası kamuoyunda geniş yankı buluyor. Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ve Avrupa Birliği (AB) yetkilileri, ABD'yi göçmenlerin temel insan haklarına saygı göstermeye çağırıyor.
Kürt yönetmenin yaşadıkları, göçmenlere yönelik politikaların sertleştiği ABD'de, özellikle seçim öncesi dönemde göçmen hakları tartışmasını alevlendirdi. Bu tür vakalar, ABD'nin uluslararası insan hakları standartlarına uyumunu sorgulatıyor ve göçmenlerin maruz kaldığı psikolojik şiddetin boyutlarını ortaya koyuyor. Choli'nin hikayesi, sadece bir bireyin trajedisi değil, aynı zamanda küresel göç krizinde insan onurunun korunması gerekliliğini hatırlatan önemli bir örnek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu olay, Türkiye'nin göçmen politikalarıyla doğrudan ilişkili olmamakla birlikte, uluslararası göç yönetimi ve insan hakları bağlamında önemli dersler içeriyor. Türkiye, Suriyeli mülteciler başta olmak üzere milyonlarca göçmene ev sahipliği yapan bir ülke olarak, göçmenlerin korunması ve insan onuruna saygı konusunda uluslararası yükümlülüklere sahiptir. ABD'de yaşanan bu tür insan hakları ihlallerinin eleştirisi, Türkiye'nin göçmenlere yönelik politikalarını şeffaf ve insan hakları odaklı sürdürme gerekliliğini hatırlatıyor. Ayrıca, Türkiye'nin uluslararası platformlarda göçmen hakları konusunda daha aktif bir rol üstlenmesi, bu tür vakalara karşı küresel farkındalığı artırabilir.