ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE), eski İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem döneminde yaklaşık 1 milyar dolara satın alınan 11 depo ve göçmen merkezinden 7'sini elden çıkarmayı planlıyor. Söz konusu merkezlerin toplam maliyeti 700 milyon dolar olarak belirtilirken, kurum bu tesisleri satmayı veya başka federal kurumlara devretmeyi değerlendiriyor. Haber, ABD'de göç politikalarının yeniden şekillendiği bir dönemde gündeme geldi.
Noem döneminde alınan tesisler elden çıkarılıyor
Eski İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem'in görevde olduğu dönemde, ICE tarafından göçmen barınma merkezleri olarak kullanılmak üzere ülke genelinde 11 depo satın alınmıştı. Bu alımların toplam maliyeti 1 milyar doları bulurken, söz konusu tesislerin bir kısmı hiç kullanılmadı. Yeni yönetim, bu tesislerin bakım ve işletme maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle elden çıkarılmasına karar verdi. Yetkililer, satış veya devir işlemlerinin önümüzdeki aylarda tamamlanmasını bekliyor.
Karar, ICE'in bütçe kısıtlamaları ve göçmenlik politikalarındaki değişimle bağlantılı olarak yorumlanıyor. Özellikle sınır güvenliği ve göçmen barınma koşullarına yönelik eleştiriler, kurumun harcamalarını daha dikkatli yapmasını zorunlu kılıyor. Satılacak tesisler arasında Teksas, Kaliforniya ve Arizona gibi sınır eyaletlerinde bulunan merkezler yer alıyor.
Göç politikalarında dengeler değişiyor
Bu gelişme, ABD'de göçmenlik politikalarının hem mali hem de operasyonel açıdan yeniden değerlendirildiği bir döneme denk geliyor. ICE'in elindeki fazla kapasiteyi azaltma çabası, özellikle Demokrat Parti'nin göçmenlik konusunda daha ılımlı bir yaklaşım benimsediği bir ortamda gerçekleşiyor. Cumhuriyetçi çevreler, bu tesislerin satılmasının ulusal güvenlik riski oluşturabileceğini savunurken, Demokratlar ise bu adımı bütçe israfını önleme ve daha insani göç politikalarına geçiş olarak değerlendiriyor.
Öte yandan, göçmen hakları savunucuları, satılan tesislerin özel sektöre devredilmesi halinde kâr amacı güden göçmen hapishanelerine dönüşebileceği uyarısında bulunuyor. Federal hükümetin bu tesisleri başka amaçlarla kullanma olasılığı da masada. Ancak şimdilik net bir plan açıklanmış değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin göçmenlik politikalarındaki bu tür bütçe ve yapısal değişiklikler, küresel göç dinamiklerini etkileyebilir. Türkiye, halihazırda Suriyeli mülteciler başta olmak üzere büyük bir göçmen nüfusuna ev sahipliği yaparken, ABD gibi ülkelerin göçmen barınma ve entegrasyon politikalarındaki dönüşümler, uluslararası iş birliği ve yük paylaşımı açısından örnek teşkil edebilir. Ayrıca, ABD'deki bu tür harcama kesintileri, Türkiye'nin göçmenlik alanında AB ile yürüttüğü müzakerelerde dolaylı etkiler yaratabilir. Ancak doğrudan bir etkiden söz etmek için henüz erken.