ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Birimi (ICE), göçmen operasyonlarında kullanılmak üzere yaklaşık 16,7 milyon dolarlık 6 bin adet elektroşok eldiveni satın alma kararı aldı. Karar, insan hakları örgütlerinin ve Demokrat Partili kongre üyelerinin yoğun tepkisini çekti. Sivil haklar savunucuları ve Kongre'deki Demokratlar, ICE ajanlarının bu ekipmanı uygun şekilde kullanıp kullanamayacağına dair ciddi endişelerini dile getirdi.
Gelişmenin Arka Planı
ABD Kongresi'ne sunulan raporlara göre, ICE ile New York merkezli bir savunma sanayi şirketi arasında imzalanan sözleşme kapsamında, 2025 yılı sonuna kadar tamamlanması planlanan teslimatla birlikte, ajanlara ‘Zap’ adı verilen ve 15 metreye kadar etkili olabilen elektroşok eldivenleri dağıtılacak. Eldivenlerin, şüpheli göçmenleri etkisiz hale getirmek için tasarlandığı belirtiliyor. Ancak sivil toplum kuruluşu ACLU (Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği) ve diğer gruplar, bu ekipmanın göçmen topluluklarda korku yaratacağını ve aşırı güç kullanımına yol açabileceğini savunuyor.
Demokrat Partili Temsilciler Meclisi üyeleri Pramila Jayapal ve Alexandria Ocasio-Cortez, ICE yetkililerine gönderdikleri mektupta, bu eldivenlerin kullanımına ilişkin net kuralların bulunmadığına dikkat çekerek, ekipmanın. Sözleşmenin, gözetim baskısı altında iptal edilmesini talep etti. ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Birimi yetkilileri ise elektroşok eldivenlerinin, görevlilerin daha az zarar verici bir yöntemle müdahale etmesine imkan tanıyan, mevcut ekipmanlara kıyasla daha etkili bir seçenek olduğunu savunuyor. Ancak eleştirmenler, 2018'de önerilen benzer bir projenin kamuoyu baskısı sonrası rafa kaldırıldığını hatırlatıyor.
Bölgesel veya Küresel Boyut
Sözleşmenin ABD'nin güney sınırında göçmenlere yönelik ‘sıfır tolerans’ politikalarını sertleştirdiği bir döneme denk gelmesi dikkat çekiyor. Elektroşok eldivenlerinin, özellikle göçmen çocukların ailelerinden ayrıldığı aile ayrımcılığı uygulamalarıyla gündeme gelen ICE'e yönelik güveni daha da zedeleyeceği yorumları yapılıyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü, bu tür cihazların uluslararası standartlara aykırı olarak işkence ya da kötü muamele yasağını ihlal edebileceği uyarısında bulundu. Ayrıca, BM İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muamele veya Cezaya Karşı Sözleşme'ye taraf olan ABD'nin, bu tür ekipmanların kullanımına ilişkin uluslararası yükümlülüklerini ihlal etme riski bulunduğu ifade ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel göç yönetimi ve insan hakları standartları açısından önemli bir emsal oluşturabilir. ABD'nin benzer uygulamalarının, dünya genelinde göçmenlere yönelik politikaları etkileyebileceği öngörülürken, Türkiye'nin de yakın coğrafyasındaki göç hareketleri nedeniyle bu tür ekipmanların kullanımına ilişkin uluslararası tartışmaları yakından takip etmesi gerekiyor. Türkiye, taraf olduğu uluslararası sözleşmeler gereği, göçmen muamelesinde insan hakları standartlarını gözetme yükümlülüğü bulunuyor. Bu nedenle, ABD'deki bu tartışma, göçmen hakları konusunda küresel farkındalığın artmasına katkı sağlarken, Türkiye'nin de kendi sınır güvenliği ve göç politikalarını insan hakları çerçevesinde şekillendirmesinin önemini ortaya koyuyor.