Yemen'deki İran destekli Husiler, Suudi Arabistan'a ait iki petrol tankerine saldırı düzenlediklerini açıkladı. Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, yaptığı yazılı açıklamada, Kızıldeniz'de seyreden iki Suudi tankerinin hedef alındığını belirtti. Saldırıda kullanılan silahlara ilişkin detay vermeyen Seri, her iki geminin de isabet aldığını ve hasar gördüğünü öne sürdü. Suudi Arabistan'dan konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmezken, bölgedeki deniz ticaretinin güvenliği yeniden endişe konusu oldu.
Gelişmenin arka planı
Husilerin bu saldırısı, grubun geçtiğimiz günlerde Suudi Arabistan bandıralı gemilere yönelik deniz ablukası ilan etmesinin hemen ardından geldi. Husiler, abluka kararını Suudi Arabistan'ın Yemen'e yönelik askeri operasyonlarını ve limanları engellemesini gerekçe göstermişti. Yemen'de 2014'ten bu yana devam eden iç savaşta, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, uluslararası alanda tanınan Yemen hükümetini desteklerken, Husiler ise İran'dan askeri ve lojistik yardım alıyor.
Husiler, daha önce de Suudi Arabistan'ın petrol altyapısına insansız hava araçları ve füzelerle saldırılar düzenlemişti. 2019'da Suudi Aramco'nun tesislerine yapılan saldırı, küresel petrol arzında ciddi kesintilere yol açmıştı. Son saldırı ise, Yemen'deki ateşkes görüşmelerinin tıkandığı ve Suudi Arabistan ile İran arasında bölgesel nüfuz mücadelesinin sürdüğü bir döneme denk geliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Kızıldeniz, dünya deniz ticaretinin yaklaşık yüzde 12'sine ev sahipliği yapan stratejik bir su yolu. Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkelerinin petrol ihracatının büyük kısmı bu güzergahı kullanıyor. Husilerin tankerlere yönelik saldırıları, bölgedeki deniz güvenliğini tehdit etmenin yanı sıra, küresel enerji piyasalarında da dalgalanmalara neden olabilir. Saldırılar, özellikle petrol fiyatlarının zaten yüksek olduğu bir dönemde, arz endişelerini artırarak fiyatları daha da yukarı çekebilir.
Öte yandan, Husilerin deniz ablukası ilanı ve ardından gelen saldırı, Suudi Arabistan'ın Yemen politikasında bir değişikliğe gitmesine yol açabilir. Suudi Arabistan, 2015'ten bu yana Yemen'de askeri varlık gösteriyor ancak son dönemde ülkeden çekilme sinyalleri veriyordu. Husilerin bu hamlesi, Riyad yönetiminin çekilme planlarını erteleyebilir veya askeri müdahaleyi artırmasına neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin enerji güvenliği açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, petrol ihtiyacının önemli bir kısmını Körfez ülkelerinden ve Irak'tan sağlıyor. Kızıldeniz'deki ticaret yollarının tehdit altında olması, petrol fiyatlarının yükselmesi ve arzda aksamalar anlamına gelebilir. Ayrıca, Yemen'deki istikrarsızlık, bölgesel bir güç olarak Türkiye'nin çıkarlarını da etkiliyor. Türkiye, Suudi Arabistan ile ilişkilerini normalleştirme çabası içinde ve Husilerin saldırıları, bu normalleşme sürecinde yeni bir gerilim unsuru olarak ortaya çıkabilir.