Yemen'de İran destekli Husiler, Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyona ait bir F-15 savaş uçağını Marib kentinde düşürdüklerini öne sürdü. Husilerin askeri sözcüsü Yahya Saree, yaptığı yazılı açıklamada, uçağın gelişmiş bir hava savunma sistemiyle vurulduğunu ve mürettebatın akıbetinin bilinmediğini belirtti. Suudi Arabistan ve koalisyon güçlerinden olaya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmedi. Bağımsız kaynaklar da iddiayı doğrulamadı. Olay, Yemen iç savaşında gerilimin yeniden arttığı bir dönemde meydana geldi.
Gelişmenin Arka Planı
Yemen'de 2014'ten bu yana süren iç savaşta Husiler, başkent Sanaa ve çevresinin büyük bölümünü kontrol ediyor. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon ise 2015'ten itibaren Husilere karşı Yemen hükümetini destekliyor. Marib, ülkenin kuzeyinde zengin petrol ve doğalgaz rezervlerine sahip stratejik bir kent. Husiler, uzun süredir Marib'i ele geçirmek için saldırılar düzenliyor. Son aylarda çatışmalar bu cephede yoğunlaşmış durumda.
Husiler daha önce de Suudi koalisyonuna ait uçakları düşürdüklerini iddia etmişti. 2020'de bir Tornado uçağını düşürdüklerini açıklamışlardı. Bu tür iddialar genellikle taraflar arasında propaganda savaşının bir parçası olarak görülüyor. F-15 gibi gelişmiş bir savaş uçağının düşürülmesi, Husilerin hava savunma kapasitesini artırdığına işaret edebilir. İran'ın Husilere gelişmiş silahlar sağladığı biliniyor. ABD ve Suudi Arabistan, İran'ın bölgedeki etkisini sınırlamaya çalışıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen iç savaşı, Orta Doğu'nun en büyük insani krizlerinden biri haline geldi. BM'ye göre 377 binden fazla kişi doğrudan veya dolaylı olarak hayatını kaybetti. Milyonlarca insan açlıkla mücadele ediyor. Uluslararası toplum, çatışmanın sona ermesi için çeşitli girişimlerde bulunsa da kalıcı bir ateşkes sağlanamadı. Suudi Arabistan, son dönemde Husilerle doğrudan görüşmeler yaparak savaşı sonlandırmaya çalışıyor. Ancak Marib'deki çatışmalar bu çabaları zora sokuyor.
F-15'in düşürülmesi iddiası, Suudi Arabistan'ın askeri itibarını zedeleyebilir. Suudi Hava Kuvvetleri, bölgedeki en modern filolardan birine sahip. Bir F-15'in kaybı, koalisyonun hava üstünlüğüne darbe vurabilir. Öte yandan, Husilerin bu tür saldırıları, İran'ın bölgedeki vekalet savaşlarındaki etkinliğini gösteriyor. ABD, Suudi Arabistan'a istihbarat ve lojistik destek sağlıyor. Joe Biden yönetimi, Yemen'deki insani krizi sona erdirmek için baskı yapıyor ancak Suudi Arabistan ile ilişkileri dengelemeye çalışıyor.
Uçağın düşürülmesi, Kızıldeniz ve Bab-ül Mendep Boğazı'ndaki güvenlik endişelerini artırabilir. Husiler, daha önce Suudi Arabistan'ın güneyine ve Kızıldeniz'deki gemilere insansız hava araçları ve füzelerle saldırılar düzenlemişti. Bu saldırılar, küresel deniz ticaretini tehdit ediyor. Uluslararası toplum, Yemen'deki çatışmanın tırmanmasından endişe duyuyor. BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg, taraflara itidal çağrısı yapıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde tarafsız bir tutum sergilemeye çalışsa da Suudi Arabistan ve BAE ile ilişkilerini dengelemek durumunda. Türkiye, Husileri terör örgütü olarak tanımlamıyor ancak İran'ın bölgedeki etkisini sınırlamak için Suudi Arabistan ile işbirliği yapıyor. Marib'deki çatışmalar, Türkiye'nin bölgesel istikrar çabalarını zorlaştırabilir. Ayrıca, Kızıldeniz'deki güvenlik sorunları, Türkiye'nin Afrika ve Asya'ya uzanan ticaret yollarını etkileyebilir. Türkiye, Yemen'deki insani krize dikkat çekerek diplomatik girişimlerde bulunabilir. Ancak doğrudan bir müdahale beklenmiyor. Suudi Arabistan ile savunma anlaşmaları olan Türkiye, bu tür olaylarda dikkatli bir dil kullanmayı tercih ediyor.